20 Mayıs 2012 Pazar Saat 04:16
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cezmi Ersöz, Gölbaşılı Okurlarıyla Buluşacak
02 Mayıs 2010 Pazar Saat 22:06
Türk Edebiyatı'nın anlatı, şiir, deneme ve öyküleriyle tanınan başarılı kalemi Cezmi Ersöz, Gölbaşı Eğitim Sen’in davetlisi olarak

Türk Edebiyatı'nın anlatı, şiir, deneme ve öyküleriyle tanınan başarılı kalemi Cezmi Ersöz, Gölbaşı Eğitim Sen’in davetlisi olarak Gölbaşı’ndaki okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Gündelik zorunluluklar, en temel ihtiyaçlar ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseden, insan dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı, çoğu eserinde hayatı sorgulayan, insanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan Cezmi Ersöz, 7 Mayıs Cuma günü Gölbaşı Eğitim Sen Temsilcilik binasında söyleşide bulunacak ve kitaplarını imzalayacak.

“Açıkla Bana Bu Işığı” adını taşıyan söyleşide yazar Cezmi Ersöz, aynı adı taşıyan otobiyografik kitabından hareketle hayat yazı serüvenini ve yazının hayata dönüşünü ele alacak.

Sevilen yazara Cezmi Ersöz “Okuyucularımla sık sık bir araya gelmeye özen gösteriyorum. Gölbaşı ilçesine yıllar önce bir söyleşi için gelmiştim. Bu nedenle Adıyaman Gölbaşı’nın benim için ayrı bir önemi ve yeri var. Okurlarım ve dostlarımla buluşmaktan mutluluk duyacağım” dedi.

Haydar Ergülen’in 26.03.2006 tarihinde Radikal Gazetesi’nde yayınladığı Cezmi Ersöz’ün “Açıkla Bana Bu Işığı” adlı kitabına dair yazısı,
“Cezmi Ersöz yazıyı hayatla arkadaş kılan yazarların başında geliyor. Ece Ayhan’ın 1983 yılında dikkat çektiği, ‘Yeni bir düzyazı gelişiyor’ demişti, ‘Yeniyazı’nın öncülerinden biri. Bir Cezmi Ersöz Portresi olan yeni kitabı ‘Açıkla Bana Bu Işığı’, onun hayatıyla bu yeniyazı arasında paralelliklerin örnekleriyle kurgulanmış bir kitap. İlk düzyazı kitabı ‘Son Yüzler’, ilk şiir kitabı ‘Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine’, beni Cezmi’nin yazısı ve şiirindeki ’sürpriz’lerle ilk tanıştıran kitaplardır. Belki de edebiyatımızda ‘kayıp’larla (loser) ilk kez Cezmi tanıştırdı, yüzleştirdi bizi, Cezmi’nin insanları, diyelim, hayatın figüranları olmuş ya da onu bile olamamış ‘kayıp’lardır. Onları yazarken samimiyet ilkesini ihlale bile gerek yoktur çoğu zaman, çünkü her şey ürkütücü biçimde çıplaktır ve Cezmi şimdi pek çoğumuzun farkında olmadığı ya da unuttuğumuz bir şeyi yapmış ve kalemini bu ‘kayıp dil’in hizmetine vermiştir. Edebiyat dükalığı, diyelim, bazı yazarları, gençliği anlamak ve onun diline yakın olmakla övüp yüceltirken, ilginçtir, Cezmi Ersöz’ün açtığı yolu ve başlattığı yazıyı görmezden gelmiştir. Kadın ruhunu anlayan yazarlardan esirgenmeyen medyatik övgü, gençlerle buluşma başarısını gösteren bu ‘yeniyazı’yı anlamak bir yana semtine bile uğramamıştır. Okurdan yana bir sorunu yok Cezmi Ersöz’ün, okuru da bol seveni de, fakat bir derdi olması gereken şair ve yazarların da ilgisini hakediyor. ‘Açıkla Bana Bu Işığı’, bu anlamda iyi bir imkân olabilir. Orhan Koçak’ın söylediği gibi: ‘Cezmi’nin yazılarının öznesi, en büyük yardımı bazı yazılarında geçen o ‘beceriksiz, acemi, ürkek, çekingen’ kişilikten alıyor bence. Haklı olmaktan bile utanan, haklı bile çıkamayacak kadar çekingen o zayıf varlık, bir kayıt makinesi gibi çalışıyor. Kendisi ses çıkarmadığı için bütün sesleri, bütün kımıltıları kaydediyor. Duruyor, bekliyor.’ Orhan Koçak’tan sonra ne söyleyebilirim ki? Cezmi Ersöz’ün yapıtı da öyle duruyor bekliyor.’ “

CEZMİ ERSÖZ’ÜN  YAŞAM ÖYKÜSÜ

Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. Yazın dünyasına yayımlanan şiir ve eleştirileriyle girdi. Reklam yazarlığı ve gazetecilik yaptı. Cumhuriyet, Güneş, Özgür Gündem, Aydınlık gibi günlük gazetelerde yazıları ve röportajları yayımlandı. Ardından haftalık 'Deli' dergisinde yazdı. 'Leman' dergisinin yazarları arasında yer almış bir takım sorunlar nedeniyle ayrılmıştır. İnsan-dünya ilişkisini, duygular ve olaylar karşılaştırması yaparak anlattığı çoğu eserinde hayatı sorgular. Gündelik zorunluluklardan, en temel ihtiyaçlardan ve insanın vazgeçemediği tutkularından bahseder. Eserlerinde yoğun bir melankoli ve karamsarlık fark edilir. İnsanın iç yolculuğunu melankolik bir dille anlatan bir yazardır.

Eserleri

  • Kafka Market (Aykırı Yazılar, 1991)
  • Hayat Bir Emrin Var mı? (Deneme, 1993)
  • Şehirden Bir Çocuk Sevdin Yine (Şiir, 1993)
  • Haritanın Yırtılan Yeri (Röportajlar/Yazılar, 1994)
  • Ancak Bir Benzerim Öldürebilir Beni (Deneme, 1994)
  • Son Yüzler (Röportajlar, 1994)
  • Saçlarının Kardeş Kokusu (Deneme, 1995)
  • Annelik Oyunu Bitti (Deneme, 1996)
  • Kırk Yılda Bir Gibisin (Yazılar, 1997)
  • Yok Karşılığı Yüzünün (Yazılar - Şiirler, 1997)
  • İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme (Öykü, 1999)
  • Bana Türkçe Bir Ekmek Ver (Öykü, 2000)
  • Sizofren Aşka Mektup (Mektuplar, 2001)
  • Yine Seninle Geldi Hayat (Deneme, 2002)
  • Açıkla Bana Bu Işığı (Deneme, 2003)
  • Hayallerini Yak Evi Isıt ( 2003)
  • Ölürsem Beni Seninle Ararlar Şimdi (Deneme, Kasım 2004)
  • Suçtur Umutsuzluğa Kapılmak (anlatı, Ocak 2004)
  • Zarfını Ben Açardım Sana Yazdığım Mektupların (Deneme - Mektup, 2005)
  • Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı (Deneme, Şubat 2006)
  • Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk (Tiyatro 2007)
  • Açıkla Bana Bu Işığı (Otobiyografi 2007)
  • Hata Yaptıysam Aramızda Kalsın (Yol Öyküleri 2008)

Beni Asıl Hayat Aldattı (2009

Bu yazı toplam 224 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Bülent Tayfun Kaplan
AYRILIK VE DEPRESYON
Mehmet Girişit
El Fatiha
Arif Akpınar
Özgecan (naat)
Mustafa Turan
Merhaba Adıyaman
ARŞİVDE ARA