|
|
Gölbaşı Türk Eğitim-Sen'den Fransa’ya kınama
25 Ocak 2012 Çarşamba Saat 11:54

Türk Eğitim Sen Gölbaşı Şubesi Başkanı Emre Özkol,"Geçmişi katliamlarla özdeşleşen Fransa önce kendi ayıbını örtsün sonra bize çamur atsın." dedi.
Özkol, açıklamasında şu bilgilere yer verdi:"Milli tarihimize yönelik
Ermeni iftiraları, son yıllarda dünyanın değişik ülkelerinin destekleriyle
uluslar arası siyasi senaryoların öncelikli malzemesi haline getirilmiştir.
Tarihi ve bilimsel gerçeklerden uzak iddialar; bazı ülkelerin parlamentolarında
gündeme alınarak ve paralelinde yasalar çıkarılarak devletimiz ve milletimiz
zan altında bırakılmakta ve sonraki adımlarda gelecek olan taleplere zemin
hazırlamaktadır.
Tarihinin hiçbir
döneminde başka kavimlere yönelik soykırım uygulamamış; bilakis, defalarca
katliamlara maruz kalmış olan necip Türk Milleti; dünya tarihinde hoşgörü ve
birlikte yaşama arzusunun timsali olmuş bir millettir. Tarihin en eski
medeniyetlerinden birinin sahibi olan biz Türkler, zamanında bilinen dünyanın
üçte ikisine kadar hâkimiyet kurmuş bir kavim olarak, eğer soykırım ve asimilasyonu
bir politika olarak kabul etmiş olsaydık; bugün hayatını devam ettiren birçok
millet tarih sahnesinden silinmiş olacaktı. Dünya var olduğundan bugüne kadar
sayısız kavim ve kültür, başka unsurlar tarafından asimile edilmiş,
katledilmiş, soykırıma tabi tutulmuş ve tarih sahnesinden yok olmuştur. Ancak,
şu tarihi gerçek herkes tarafından bilinmektedir ki ecdadımızın, yüz yıllarca
egemen olduğu çok geniş coğrafyada yaşayan hiçbir unsur, ne milli kimliğini ne
de kültürünü kaybetmeden varlıklarını sürdürebilmişlerdir. Türk devleti,
bırakın bünyesindeki unsurları asimile etmeyi tam aksine hâkim olduğu bölgelere
medeniyetini ve teknolojisini taşımış, o devirler, bu bölgelerde yaşayan
milletler için de huzur ve barış dolu zamanlar olmuştur. Tüm bunlar bir hamaset
değil, tarihi ve bilimsel tartışılmaz gerçeklerdir. Eğer aksi bir durum olsaydı
bırakın Anadolu’yu bugün Balkanlar’da, Kafkasya’da, Afrika’da ve Ortadoğu’da
devlet kurmuş olan birçok etnik unsur, tarihin tozlu sayfalarında duran birer
hatıra olmaktan öteye geçemeyecekti. Yaşlı dünyamız şahittir ki, tarihte baskı,
şiddet ve soykırımı strateji olarak kullanan emperyalist güçler, egemenlik
alanlarına hiçbir şey katmamış, bıraktıkları sömürü, gözyaşı ve acının izleri
günümüzde bile hala canlılığını hissettirmektedir. Oysaki ecdadımız ise hâkim
olduğu topraklarda bıraktığı maddi yatırımları ve fikri mirasıyla hala minnetle
yâd edilmektedir. Söz konusu topraklardaki Türk hâkimiyeti dönemi, o unsurların
tarihindeki barışın, adaletin, gelişmenin ve huzurun yerleşik olduğu belki de
tek dönemdir.
Bu maksatlı çalışımların son örneğine de Fransa’nın girişimiyle şahit oluyoruz.
Fransa parlamentosunda “Ermeni soykırımı yapılmamıştır” gerçeğini söylemenin
suç kapsamına alınması amacıyla bir yasa çıkarılmıştır. Daha öncede sınırları
içerisinde soykırım anıtı dikilmesine izin veren Fransa, bu defa da yaşanmış
gerçeklerle zıt bir anlayışı kanunlaştırmıştır.
Tarihi gerçeklere aykırı olmasına rağmen, uluslar arası düzeyde ülkemizi zor
duruma düşürmek için yapılan karalama kampanyaları, kabul edilemez.
Hükümetimizin bu gayret içerisinde olan devletler nezdinde daha etkili ve etkin
girişimler yapmasını istiyoruz. Konu, göstermelik ve iç kamuoyunu tatmin etmeye
yönelik halk yardakçısı politik manevralarla geçiştirilmemelidir. Gerekirse,
uluslar arası ilişkilerde meşru müdafaa yöntemi olarak misilleme atılımları
yapılmalıdır. Devletimizin yetkilileri; iyi ilişkileri sürdürebilmekle, milli
onurumuza yönelik tacizleri bertaraf etmenin birbirinden ayrı konular olduğunu
bilmeli ve gerekeni zamanında yapmalıdır.
Mensup olduğu millete yürekten sadakatle bağlı olan sivil toplum kuruluşları
olarak çağrıda bulunuyoruz.
Sözde ermeni soykırımını tanıyan ülkeler nezdinde en sert ve etkili diplomatik
tepki konulmalıdır.
TBMM derhal harekete geçmeli ve misilleme yapmalıdır. Fransa’nın Cezayir’de
yaptığı soykırımı tanıyan bir kararı genel kuruldan geçirmelidir. Çünkü tarih
gösteriyor ki, bugün bizi karalamaya çalışan Fransa’nın mazisi, utanç ve
insanlık dışı uygulamalarla doludur. TBMM bu kanlı geçmişi yeniden tarihe mal
olması için ifşa etmelidir.
TBMM, Türkiye sınırları içersinde ermeni soykırımı yapılmıştır iddiasının dile
getirilmesini suç kapsamına alacak düzenlemeleri biran önce yapmalıdır. Diğer
bazı ülkelerin, hiç yaşanmamış bir iddianın inkârını suç saymalarının
karşılığında; bizimde gerçeklere sahip çıkmamız ve gerçeğin inkârını suç kabul
etmemiz kadar doğal ve haklı bir durum olamaz
Yine Fransa’ya karşı bir başka misilleme yapılmalı, Ankara Büyükşehir
Belediyesi de başkentimizde Fransa’nın Cezayir’de uyguladığı soykırımı yâd eden
bir anıt açmalıdır.
Bunun için yapılacak iş, muhatap ülkeler çıkardıkları demokrasi, insan hakları
ve düşünce özgürlüğü ile bağdaşmayan kanunları ve sözde Ermeni soykırımını
gündemlerinden tamamen kaldırıncaya kadar, misilleme olarak, “Türkiye’de
Ermeni soykırımı vardır” demeyi suç sayacak yasayı bir an önce çıkartmaktır.
Her halde ülkelerinde örnekleri varken bu kanunun demokrasiye ve düşünce
özgürlüğüne karşı olduğu yönünde yüzsüz bir açıklama yapamayacaklardır. Bunun
için TBMM acil olarak bu konu ile ilgili toplanıp böyle bir yasanın çıkmasını
sağlamalıdır.
Türkiye
Kamu-Sen ve Gölbaşı Türk Eğitim-Sen ilçe temsiliciliği olarak, devletimizi,
halkımızı, tüm sivil toplum kuruluşlarımızı ve özellikle de üniversitelerimizi,
batının çirkin yüzüne ayna tutmak adına, Türk düşmanlığı konusunu, iç ve dış kamuoyunun
gündemine taşımaya ve en kısa zamanda, uzun soluklu bir kampanya başlatmaya
davet ederken, bu alçak ve haddini aşan girişimlerin derhal durdurulması ve
milletimizden özür dilenmesi için, başta Ermeni uşağı ülkelerin mallarına
ambargo koymak üzere, üzerimize düşen görevi yapacağımızı Türk kamuoyuna
bildiririz.
Ermenilere Anadolu’da
soykırım yapılmadığını savunmayı suç kabul eden ülkelere inat dünya kamuoyuna
gururla haykırıyoruz; Yetmiş üç milyon Türk adına hep beraber bu suçu işlemeye
ısrarla devam edeceğiz. ŞAN VE ŞEREFLE DOLU TARİHİMİZİN HİÇ BİR DÖNEMİNDE ERMENİ SOYKIRIMI
YAPILMAMIŞTIR.”
Bu yazı toplam 239 defa okundu.
|
|
|
|
|