Avukat Songül Varki Yıldırım İle Bir Söyleşi

Köşe yazarı Ethem Karaüzüm, Avukat Songül Varki ile neşe dolu bir röportaj gerçekleştirdi.
Bu haber 2014-10-22 19:39:14 eklenmiş ve 2034 kez görüntülenmiştir.

Etem Karaüzüm:Öncelikle sizi tanıyalım,Songül Varki Yıldırım Kimdir?,siyasi eğilimi nedir? Toplumdaki kabul yeri neresidir?

 

Songül Varki Yıldırım:  Sayın hocam Öncelikletoplumdaki kabul yerimi benim söylemem  şık  olmaz. Bunu toplumun takdir etmesi gerekir. Kendimi kısaca tanıtmam gerekirse; Ben Adıyaman ili, Gölbaşı ilçesi,  Aktoprak  (Seske) köyünde dünyaya geldim.  11 çocuklu bir ailenin 10. çocuğuyum. Babam işçi emeklisi, annem ev hanımıdır. Böyle bir ailede yetiştim. Rahmetli babam aydın bir insandı. Köyde yüksek okul okuyan ilk kızlardan biriyim. Babam beni okutmaya karar verdiğinde bütün köy karşı çıktı. Olumsuz örnekler gösterdiler. Kız çocuğu okur mu? Falancanın oğlu gitti okuyamadı ki senin kızın okusun! Gibi sözler söylediler. Ancak rahmetli babam “ ben gerekirse yeni yaptığım bu evimi satarım, torba takar dilenirim ama kızımı okuturum, ben kızıma güveniyorum.” Dedi.  Böyle bir babam vardı benim. Benimle hep gurur duyardı, böyle bir aileden çıktım ben. İlkokuldan sonra ailemden ayrılmak zorunda kaldım. Ortaokulu parçalı bir şekilde okudum. Şöyleki; bizim evimiz köyde idi o günkü koşullar gereği ulaşım imkanı da maalesef yok denecek kadar azdı. Bu nedenle ben ortaokula başladığımda ilk sene ilçemizde oturan ve benim daha önce hiç tanıdığım ağabeyimin arkadaşı olan bir ailenin yanında iki kuzenim ile birlikte kaldık. Tanımadığınız bir ailenin yanında kalmak zordu ama başka da bir seçeneğimiz maalesef yoktu. İkinci sınıfta ablamın yanına Hatay ilinin Hassa ilçesine gitmek zorunda kaldım. Burada bir yıl kaldıktan sonra tekrar Gölbaşı’na döndüm ve burada yaşayan ablamın yanında lise sonuna kadar kaldım. Okul hayatım bu şekilde zorluklarla geçti. Daha sonra üniversite sınavlarında 4 yıllık bir fakülte kazanacağım kadar bir puan almama rağmen tercih hatasından dolayı K. Maraş Sütçü İmam Üniversitesi,  İklimlendirme-soğutma bölümünü kazandım ve burayı derece ile bitirdim. Bu üniversiteyi okumak bana özgüven kazandırdı. Tekrar sınava hazırlandım. Kısa bir zaman içerisinde oldukça yoğun çalışarak, iyi bir puan aldım ve Güneydoğu Anadolu 2.si olarak Ankara Hukuk Fakültesini kazandım. Fakülteyi 4 yılda bitirdim ve hemen akabinde Ticaret Hukuku kürsüsünde yüksek lisans yaptım. Avukatlığa Ankara’da başladım. Fakat özel bir takım sebeplerden dolayı memlekete dönmenin daha doğru olacağına karar verdim. 2002 yılının Mayıs ayından beri memleketim olan Gölbaşı ilçesinde serbest Avukat olarak çalışmaktayım. Memleketime döndüğüme hiç pişman olmadım, memleketimi ve memleketime hizmet etmeyi seviyorum.

 Etem Karaüzüm:Görücü usulüylemi evlendiniz?

Songül Varki Yıldırım: Hayır severek evlendim.

Etem Karaüzüm:Ben kızlarımızın severek evlenmesinden yanayım.

Songül Varki Yıldırım: Bende öyle düşünüyorum. Ben evlendiğim zaman eşim Gölbaşı adliyesinde savcılık katibi idi. Eşimle evlenmeye karar verdiğimizde başta adliye personeli olmak üzere bütün tanıdıklarımız bu durumu yadırgadılar. Bir bayan avukatla bir bay katip nasıl evlenir? Erkek avukat olsa, kadın katip olsa olurmuş da öbür türlü olmazmış gibi düşündüler. Benim Ağabeyim dahi bana “benim bu evliliğe rızam yoktur, sen 2 üniversite bitirdin, yüksek lisans yaptın ,nasıl gider de bir katiple evlenirsin?” diye etti. Ben de ağabeyime “ sana ve fikrine saygı duyuyorum ama ben evde bir hakimle, doktorla yada başka bir meslekle yaşamayacağım, ben bu insanı seviyorum evimde de sevdiğim kişi ile yaşamak isterim.” dedim. Bunun üzerine ağabeyim düğünüme gelmedi. Benim için insanların etiketi, mesleği, dini, dili, ırkı hiç önemli değildir. Ben insan temelli bakan bir kişiyim. İnsanlara sadece insan oldukları için saygı duyar ve ayrım yapmaksızın hareket ederim.

Etem Karaüzüm:Gölbaşında bu düşüncelerinizi paylaşabilen insanlar var mı?

 

Songül Varki Yıldırım: Tabiî ki. Var. Hocam ben bu konuda karamsar değilim, çevremde benim gibi düşünen, benim gibi bakan insanlar azımsanmayacak kadar çok var. Ben bu konuda yalnızlık hissetmiyorum.

Etem Karaüzüm:Birazda siyaset konuşalım.Önümüzdeki genel seçimlere katılıp milletvekili aday adayı olacak mısınız?

Songül Varki Yıldırım: Evet düşünüyorum. Ben Sosyal demokrat bir ailenin çocuğuyum. Ailece hep CHP’nin içindeydik. Gölbaşı’na geldiğim günden beri de CHP ile iç içeyim. Bütün seçimlerde aktif rol oynadım. Her zaman partimin arkasındayım. Partimden hiçbir zaman için kopmadım. Biliyorsunuz ben geçen milletvekili seçimlerinde de aday adayı idim. Hatta Partimden ve partililerimizden oldukça olumlu tepkiler de aldım. Ama o dönemde sıralama konusunda bize istediğimiz sırayı teklif etmediler. Bu yüzden biz de listeye girmedik. Partimizin takdirine saygı duyarak elimizden geldiğince partimizin başarısı için çalıştık. Ama sonuçta maalesef oylarımız satıldı. Bu dönem de aday adayıyım. Partim beni İstediğim sırada aday olarak gösterse de göstermese de ben yine partim için çalışacağım.

Etem Karaüüzm:Bu bölge olarak söyleyeyim,erkek egemen bir toplumuz,kadınlarımız ön planda değil,yönetimde olan arkadaşlara sizin eşleriniz nerede diye sordum,ses çıkmadı.Öyle kaldı orada.Bir toplantıya yada bir törene eşleriyle beraber gelmeye cesaret edemeyen bir yönetim,siz bayansınız nediyecekler bu konuda size öncelik tanıyacaklar mı?

Songül Varki Yıldırım: Şöyle söyleyeyim, öncelik değil ama hakkı teslim edeceklerine inanıyorum. Zaten biz öncelik istemiyoruz. Sırf bayan olduğum için bana öncelik tanınacaksa ben bunu kabul etmiyorum. Beni niteliklerimi görerek değerlendirsinler. Sırf bayan olarak göreceklerse lütfen bir şey vermesinler. Bana insan olarak niteliklerime bakarak, partiye faydalı olabileceğimi, oylarımızı arttırabileceğimi düşünüyorlarsa yer versinler.  Bu bayandır renk olsun, çeşit olsun diye bana yer verirlerse ben onu istemiyorum, benim böyle bir talebim yok.

Etem Karaüzüm:Diyelimki 1.sıraya getirilerek milletvekili oldunuz,mecliste ne yaprsınız?

 

 

Songül Varki Yıldırım: Bir söz vardır ve ben bu  sözü çok severim.”Aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz” Ben Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde serbest avukatlık yapıyorum. Avukat yönümle Gölbaşı ve Tut ilçesi beni çok iyi bilir. Burada avukat olarak nasıl mücadele ediyorsam emin olun mecliste de Adıyaman’ın haklarını savunmak için o şekilde mücadele ederim. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Etem Karaüzüm:Ben şunu da biliyorum ,Gölbaşı’nda belediyeden çıkartılan işçilerin hakkını da söke söke almıştınız.

Songül Varki Yıldırım: Kesinlikle, hatta sonradan duyduğuma göre belediyeden hakkını alamayan bazı işçiler belediye başkanına giderek “hakkımızı verirseniz verin, yoksa Songül Hanıma gideceğiz” diyerek haklarını aldıklarını duydum , bu da çok hoşuma gitti .Demek ki bir etkimiz kalmış.

Etem Karaüzüm:Avukatlar da gazeteciler  gibidir.Haklı oldukları konuda kimseden korkmadan neyse onu söylerler.Ben adelet içindeki hakimlerin,savcıların,avukatların özellikle bu dönemde çok yiğit olmalarını istiyorum.Songül Varki Yıldırım’ıda onlardan birisi olarak görüyorum.Doğru mu?

Songül Varki Yıldırım: Kesinlikle öyle hocam. İçinde bulunduğumuz bu dönemde bu bir zorunluluktur. Aksi takdirde sonumuz pek parlak olmayacaktır. Ben şahsen doğruluğuna inandığım bir konuda sonucu ne olursa olsun bildiğimden şaşmam. İnandığım bir davada doğru bildiğim bir şeyi neticesi ne olursa olsun onu ölümüne savunurum.

Etem Karaüzüm:Siyasi olarak hiç korktunuz mu?

Songül Varki Yıldırım: Hayır, kesinlikle korkmadım. Ben bir şeyin doğru olduğuna inanıyorsam korkmadan sonuna kadar giderim. Korksa idim bu dönemde bu kadar açık bir şekilde Muhalefet Partisinin içerisinde olmazdım.

Etem Karaüzüm:Benim ailemde biraz sizinkine benziyor,kalabalık ailenin fertleri korku nedir bilmezler,sizde öyle birisiniz,tebrik ediyorum.

Songül Varki Yıldırım: Teşekkür ederim.

Etem Karaüzüm:Gölbaşı’ndan başka milletvekili adayları çıkabilir mi?

 

 

Songül Varki Yıldırım: Tabi ki çıkabilir, geçen seçimlerde 7-8 tane vardı.

Etem Karaüzüm:Birde şunu sorayım,bizim oylarımız alarak 1 sene sonra bizi terk eden o adam diyeceğim,o adam. Adam kelimesini de kullanmak istemiyorum ama oy hırsızı desek daha uygun olur. O oy hırsızı hakkında ne söylemek istersiniz?

Songül Varki Yıldırım: Ben bunu geçen bir mesleki kurumumuzda da söyledim. O insan  çocukları büyüyüp de kendisine ahlakın anlamını sorduğunda, ahlak nedir baba dediğinde, onur nedir dediğinde ne cevap verecek çok merak ediyorum. Bence cevap veremeyecek çünkü ahlakın ve onurun tanımını yapabilmeniz için ahlakın ve onurun ne olduğunu bilmek gerek.

Etem Karaüzüm:Bu yeter, adamın bir tanesine sokakta yürürken saatiniz kaç diye sorarsa onun çocukları ve torunlar bundan sonra sokağa çıkabilirler mi?Bu ülkede onlara sokağa çıkmak yasaktır,Belki hükümet yasalar çıkararak onları aklayabilir,ama onlar hiç birinin vicdanında aklanmayacak onlar.Bu konudaki görüşlerinizi almak istiyorum.

Songül Varki Yıldırım: Maalesef Hocam  AKP iktidarıyla birlikte değerler tepe taklak oldu. Artık hırsız değil de hırsıza hırsız diyenler suçlu. Adalet sistemimiz maalesef içler acısı durumda. Geçen gün verilen takipsizlik kararları bunun ispatıdır. Biz adalet sisteminin şu anda içindeyiz onun için konuyu çok iyi biliyoruz. Maalesef artık yerelde hak ettiğimiz, kazandığımız bir dava Yargıtay’a gittiğinde bizler kaygılanıyoruz. Acaba Yargıtay ne diyecek diyor sonucunu kestiremiyoruz. O kadar çelişik kararlar çıkıyor ki. İnanamazsınız. Hukukta hiçbir zaman emin olamazsınız ama sonucunu tahmin edebilirsiniz. Ancak artık bu bile mümkün değil. Hukuktan emin değiliz. Eskiden, mesleğe yeni başladığımız yıllarda  bir davayı aldığım zaman bunun sonucunu az çok kestirebilirdim, bunun şöyle bir sonucu çıkabilir diyebiliyorduk, şimdi diyemiyoruz. Bir örnek vermek gerekirse; Burada HES yapılırken vatandaşın tarlasının altını oymuşlar, yağmur yağınca altı oyulmuş olan taşınmazın tamamında heyelan meydana gelmiş. Bu nedenle tazminat davası açtık ve kazandık. Dava Yargıtay’a temyize gitti. Yargıtay’ın bozma gerekçesine bakar mısınız? Bakıyor dava haklı ,verilen karar doğru ,bozulacak bir şey bulamıyor, burada vatandaşa çok para vermişiniz, buna borçlar kanununun ilgili maddesi gereğince indirim uygulayın diyor. Bunun anlamı da şudur, bu kişi de kusurludur kusur oranında düşürün diyor. Siz vatandaşsınız, tarlanızın altını oymuşlar, yağmur yağmış kaymış, bunda vatandaşın nasıl bir kusuru, katkısı olabilir? Hakim bunda nasıl bir indirim yapacak çok merak ediyorum.

Etem Karaüzüm:Şu Ak saray hakkında ne düşünüyorsunuz?Sayın Cumhurbaşkanı Atatürk’ün ruhundan korktu galiba,orada rahatsız oldu.

Songül Varki Yıldırım: Sanırım Sayın Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşadığı köşkte yaşamayı kaldıramıyor.  Onun ruhunun varlığı dahi sayın Cumhurbaşkanına rahatsızlık veriyor herhalde!

Etem Karaüzüm;peki,sizin yanınıza gelen o kadar fakir insanlar var,onlara acıyorsunuz,belki bir kısmından da para almıyorsunuz.

 

Songül Varki Yıldırım: Evet öyle çoğu zaman para almıyorum, zaten insanlar yoksul haklarını aramak için dünya kadar harç ödemek zorundalar en azından benim bir katkım olsun diye çoğu kişiden para almıyorum.

Etem Karaüzüm:Ümit Kocasakal çok büyük bir farkla İstanbul Barosu Başkanlığını tekrar kazandı.Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenebilirmiyim?

Songül Varki Yıldırım: Ben çok mutlu oldum. Umudum yükseldi. Ezici bir şekilde kazanması benim umudumu daha da artırdı. İstanbul çok kayda değer bir yer, meslektaşlarımın böyle bir karar vermiş olması  benim için çok büyük bir umut kaynağı oldu, çok sevindim.

Etem Karaüzüm:Milletvekili adayı olacağınız ana muhalefet partisine mesajınız ne olacak?

Songül Varki Yıldırım: Zaten ben aktif olarak ana muhalefet partisinin içindeyim, çalışmalardan az çok haberdarım ama bunu biraz daha halka duyurmamız lazım. Halktan aldığımız eleştirilerde bize proje üretmiyorsunuz diyorlar. Ama öyle değil. CHP zaten projeler partisidir. Bütün önemli ve yaşamsal projelerde CHP nin imzası verdır. CHP çağdaş, akılcı, yaşamsal ve toplum yararına çok güzel projeler üretiyor. Ancak maalesef bu projelerimizi halka yeterince  anlatamıyoruz, iletişim problemimiz var.

Etem Karaüzüm:Onu nasıl telafi edeceksiniz?

Songül Varki Yıldırım: Onu telafi etmek için sahaya ineceğiz. Medyadan artık umudumuz yok. Medyanın % 80-90’ı yandaş yada sindirilmiş medya, herkes bunu biliyor. Biz çıkıyoruz çok güzel bir iş yapıyoruz, eylem yapıyoruz, bir proje üretiyoruz, bunun medyada olumlu hiçbir tarafı gözükmüyor, o toplantı esnasında hiçbir şekilde kayda değer olmayan iki insanın ağız dalaşını getirip yine kavga  diye yazıyorlar. Alakası yok orada ne güzel projeler konuşulup anlatıldı. Ancak kasıtlı olarak medya sadece olumsuzlukları gösterip olumlu hiçbir tarafını göstermiyor. Bilindiği gibi medya 1.güç, medya olmadan topluma ne kadar inebilirsiniz? Bizim elimizde ne sopa var ne iktidar var. Gerek  genel merkez,gerekse yerel yönetimler halka inmeyi öğretecek ve halka gideceğiz başka da çaremiz yok .

Etem karaüüzm:Buradaki yerel yönetimler o seviyeye iniyorlar mı? Öyle bir gözleminiz var mı?

Songül Varki Yıldırım: Tam olarak indiğine inanmıyorum, inemiyorlar.

Etem Karaüzüm:Onlara mesajınızı söyleyin.

 

Songül Varki Yıldırım: Şimdi hocam halka gitmezseniz, halkı dinlemezseniz, halkın nabzını tutmazsanız halk size oy vermez. Biz şu anda iktidarda değiliz, iktidarın nimetlerinden faydalanamıyoruz, korku salamıyoruz, korkuyla oy verende çok çünkü. Yani bizim elimizde ne sopa ne iktidar var. Biz ancak halka gideceğiz kendimizi anlatacağız. Başka çaresi yok bunun.

Etem Karaüzüm: Bakın,Tuncay Özkan,parti lideri değil,parası yok,tek başına o küçücük adam Cumhuriyt mitingleri düzenleyerek milyonları sokağa dökmüştü,bundan dolayı da 5.5 yıl hapis yattı.Şu anda CHP’de

Songül Varki Yıldırım: O Cumhuriyet mitingleri için çok insan haksız olarak hapse gönderildi.

Etem Karaüzüm:Peki,bu mitingleri CHP düzenleyemez mi?

Songül Varki Yıldırım: Düzenler tabi, niye düzenleyemesin.

Etem Karaüzüm:peki bu gün bir gazetede kamuoyu yoklaması gördüm.CHP’nin oy oranı % 18,MHP %12,AKP %30.

Songül Varki Yıldırım: Ben inanmıyorum, geri kalanı nereye gitmiş?

Etem Karaüzüm :%25-30 civarında da kararsız var.

Songül Varki Yıldırım: Onu zaten Cumhurbaşkanlığı seçiminde gördük,%27 ‘lik bir kesim oy kullanmadı. Ama yine de bunlar kasıtlı olarak kamuoyu oluşturmaya yönelik haberler bunlara itibar etmiyorum.

Gölbaşı Güncel:Bir soruda ben sorayım.Yanlış hatırlamıyorsam bundan 2,5-3 sene önce gazeteci arkadaşlarımla köyünüze gittim.Köyünüzde bir taş ocağı var.

Songül Varki Yıldırım: Evet mermer ocağı  var, taş ocağı var, kum ocağı var, çöplük var bizim köyde yok yok. Sadece bir tepeden ibaret ama maşallah ne var sa orada var.

Gölbaşı Güncel: Köyün üzerindeki doğal alan tahrip olup yok olmuş, köydeki evlerde dinamit patlamasından dolayı yıkıklar yarıklar ,hasarlar oluşmuş, köylü evinde oturamaz hale gelmiş,her taraf toz toprak olmuş.Köyünüzde şimdi durum ne alemde?

Songül Varki Yıldırım: Çok güzel bir konuya değindiniz, kanayan bir yara, hukukun nereye geldiğini oradan anlayabiliriz.

Gölbaşı Güncel:Biz muhtarı da aradık o şirkette çalışıyor dediler,muhtar daha sonra geldi.

Songül Varki Yıldırım: Biz bu konuyla ilgili davalar açtık. En azından köydeki evlerin hasarlarının karşılanmasını istedik. Davaları kazandık, Yargıtay’a gitti, Yargıtay burada vatandaşında hatası vardır tazminatı biraz düşürün dedi. Tekrardan keşiflere gittik, gittiğimiz keşiflerde verilen raporları söylüyorum, inanmayacaksınız. Verilen rapor şu ; evler mühendislik kurallarına uygun inşa edilmediği için %99 oranında vatandaş kusurludur,%1 oranında da şirket kusurludur.Köyün o dönemki muhtarı   Mahkemeye hitaben bu şirket bizim köyümüze hiçbir şekilde zarar vermedi  şirketin hiçbir suçu yok diye muhtar mührünü de  altına basarak bir yazı yazmış  bu yazıya itibar alan Yargıtay da dosyaları bozmuştur. Bu içler acısı raporlar geldikten sonra biz mahkemeye “bari oldu olacak  bu insanların evlerini başlarına yıktığı için biz şirkete para ödeyelim” dedim.Çünkü %99 biz kusurluymuşuz,yani biz kusurluysak şirket zararlarını söylesin biz şirkete para ödeyelim. Böyle bir saçmalık olabilir mi?Allah aşkına? Ben evimi bırakın statik hesapları, çerden çöptende yapabilirim.Hiç kimsenin gelip o çer çöp evi yıkma hakkı olamaz.Sen gelip de bana evini güzel yapsan çatlamazdı diyemezsin. Ben dinamitleri patlatırım,evin çatladığı zaman ha sen  statiğe uygun yapmamışsın,onun için çatlamış diyeceksin.Böyle bir rezalet olur mu? Bizde oluyor maalesef hukukumuz şimdi bu durumda. Bu durum oldukça kaygı vericidir. Zira mülkün temeli çatlamıştır.

Gölbaşı Güncel:Köyünüzün alt tarafında Gölbaşı’nın çöplüğü var.Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bizim köyde köpek bolluğu var, bir dönem epey bir küçükbaş hayvan o köpekler yüzünden telef oldu. Haber konusu da olmuştu. Ben o zamanlar kaymakamlıktaki insan hakları komisyonunda üyeydim, üyeydim diyorum artık değilim. Sayın Yusuf Özdemir ile biz orada tartıştık. “İnsan haklarından bahsediyoruz, Aktoprak köyünde yaşayanlarda insan. Bu köpeklerden dolayı insanlar, bahçelerine gidemiyorlar, Meyvelerini içlerine sinerek yiyemiyorlar, her taraf köpek dolu. Bu çöplük orada uygun değil, buna artık bir dur deyin” dedim. Belediye Başkanımız Yusuf Özdemir “avukat hanım biz çöpleri oraya koyarken çok araştırdık, su kaynağına en uzak yer orası” dedi. Bizim çöplüğün olduğu yer su kaynağına çok uzakmış!!!. Sayın “başkan sanırım siz coğrafyayı fazla bilmiyorsunuz  çöp döktüğünüz yerle Göksu çayının arasında sadece kara yolu geçiyor mesafe sanırım 20 metre civarındadır. Bu nasıl bir uzaklıkmış acaba çok merak ediyorum” dedim. Çöpü dökmek için daha başka derin ,uygun vadi bulamamışlar. Bende “sayın başkan biz Çataltepe’ye gidelim, Çataltepe’nin her tarafı derin vadilerle dolu gidelim çöpü birazda oraya dökelim, birazda köpekler sizi ısırsın ,hep bizi ısırmasın” dedim.Ben bunu dedikten sonra sayın kaymakamımız insan hakları komisyonunu toplamaktan vazgeçti. Belediye başkanıyla tartıştık diye artık insan hakları komisyonu toplanmıyor. Yada toplanıyorsa bile ben artık çağırılmıyorum.

Etem Karaüzüm:Son sorum,AK partiye oy veren kadınlara bir mesajınız var mı?

Songül Varki Yıldırım: Evet kesinlikle var,Ak Parti en büyük darbeyi kadınlara yapıyor ama en çok oyu da kadınlardan alıyor. Ben kadınlarımıza sesleniyorum. İran’da olsun,diğer Arap ülkelerinde olsun kadınlar haklarını alabilmek için ayaklanmalar yapıyorlar. Bizler için basit haklar olan ehliyet alabilmek, başlarını açabilmek, spiker yada şarkıcı olabilmek için ayaklanıyorlar. Bizde elimizdeki haklarımızı kaybediyoruz. Ne olur yapmayın. Ulu Önder Atatürk bizlere seçme seçilme ve daha bir çok hakları kazandırdı. Lütfen tercihlerimizi doğru yapalım. Lütfen ne olur kadın hakları için AK Partiye oy vermeyin diyorum.

Etem Karaüzüm.Bizi konuk ederek zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

Songül Varki Yıldırım: Şeref duydum,onur duydum,bende çok teşekkür ediyorum.

ETİKETLER : songüş varki roportaj adiyaman gölbasi
Diğer RÖPORTAJ haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri