Gerçekleri araştırma komisyonunun kurulması ve etkin olarak
çalışmasının sağlanması konusu basında sık sık tartışılıyor. Bazı siyasi
partiler de böyle bir komisyonun oluşturulması gerektiğini belirttiler.
Böyle bir komisyonun
oluşturulması ve etkin şekilde çalışmasının sağlanması son derece önemlidir. Bu
komisyonda her siyasi partiden, sendikalardan, demokratik kitle örgütlerinden,
akademisyenlerden ve uzmanlardan üyeler yer almalıdır. Ülkemizde işlenmiş olan her
türlü faili meçhul olay ve cinayetlerin aydınlatılması amacıyla böyle bir
komisyonun oluşturması bir zorunluluk haline gelmiştir.
Yasalara uyan ve hiçbir
şeyin “meçhul” olarak kalmasını
istemeyen insanlarımızın ortak görüşü de bu yöndedir. Böyle bir komisyonun
demokrasiye yüzde yüz katkısı olacaktır. Bu komisyonun kurulmasını dolaylı ya
da dolaysız olarak engellemek, bir takım kirli oyunların veya yasa dışı
karanlık işlerin ortaya çıkarılmasını istememek demektir. Böylesi bir durum ise
bizlere “yarası olan gocunur”
atasözünü anımsatır. Tüm bu nedenlerle, bu komisyon mutlaka kurulmalı ve
çalışmalara başlamalıdır. Yapanın yaptığı yanına kar kalmamalıdır. Faili meçhul
cinayetler ve insanlık dışı olaylar aydınlatılmalı, failleri adalet önünde
hesap vermelidir. Devleti kendi babasının malı, ülkemizi babasının çiftliği ve
halkımızı da o çiftlikte yaşayan köleler olarak gören çetelerden hesap
sorulmalıdır. Bu yapılmadığı zaman, kardeşlik sevdasının bir ayağı hep sakat
kalacaktır. Bu yapılmadığı zaman, çetelerin ekmeğine yağ sürülmüş olacaktır.
Sosyal yaşamın her alanında örgütlenen çetelerin dağıtılması için bu komisyonun
kurulması ve olayların araştırılması şarttır. Belirttiğimiz gibi, yasalara uyan
ve vatandaşlık sorumluluğunu yerine getiren insanlarımızın bu komisyonun
kurulmasında gocunacağı bir şey olmaz. Böylesi bir durumdan ancak çeteler ve
çetelerin dümen suyunda hareket edenler gocunurlar.
Yeni anayasanın nasıl
olması gerektiğinin tartışıldığı bu süreçte, her siyasi parti ve kurumumuza
düşen görev bu komisyonun kurulmasını sağlamaktır. Bu noktada da temel görev,
Meclis’te gurubu bulunan partilere, özellikle iktidar partisi olan AKP’ye
düşmektedir. AKP, bu komisyonun kurulmasında şimendifer görevi görmelidir. Bu, hem
hükümet olmanın verdiği bir sorumluluk, hem de her fırsatta kul hakkına verdiği
önemi dile getirmesinden dolayı vicdani bir duyarlılıktır.
Ülke sorunlarının çözümüne
katkı sunmak, her insanımızın, her kurumumuzun, her siyasi parti ve kitle
örgütümüzün görevidir. Her insanımız ve kurumumuz, sorunlarımızın çözümüne
büyük ölçüde katkı sağlayacak olan, gerçekleri araştırma komisyonunun
kurulmasına destek vermelidir.
Komisyonun kurulması için yapılan veya
yapılmayan her çalışma, insanlarımız tarafından, halk ve ülke sevgisinin ölçüsü
olarak görülecektir.
Bu yazı toplam 247 defa okundu.