06 Şubat 2012 Pazartesi Saat 07:52
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Arif Akpınar
arif_han@mynet.com
İnsan Sevgisi mi Hayvan Sevgisi mi?
18 Ağustos 2011 Perşembe Saat 14:04

Hayvanlara merhamet etmeyen insanlara zaten etmez. Ama hayvanları doğal ortamlarında sevmek gerek

İnsan etrafındaki her varlıkla doğal olarak münasebet içindedir. Bu münasebetlerinin derinliği ise etrafındakilerin yakınlığına göre değişir.

                Örneğin ailemiz komşumuzdan, komşumuz diğer mahalledekinden, şehirlimiz diğer şehirlilerden, memleketlimiz diğer ülkelerin insanlarından daha fazla ilgilendirir bizi.

                Bir anne önce kendi çocuğuna daha sonra diğerlerine meyleder. İnsanlar tutkunluklarına göre yakınındakileri etkiler. Annenin çocuğuna olan tutkunluğunun çekimi çocuğu haliyle etkiler ve sevgisine sevgiyle karşılık bulur.

                Bir anne kendi çocuğundan çok sokaktaki herhangi bir çocuğa sevgi duyuyor ve meylediyorsa, o annenin çocuğuyla ilişkisinin sağlıklı olduğunu kim söyleyebilir?  Bir insan kendi ülkesinden çok başka ülkelere meylediyor, kendi memleketinin insanından çok başka memleketlerin insanlarına meylediyorsa o insanın vatanseverliğinden bahsedilebilir mi?

                Aynen öyle de, bir insanın kendi hemcinsi olan insanlardan çok hayvanları seviyor olması, onun sosyalliğiyle, şefkatinin rengiyle ilgili bize bir ipucu vermez mi? Böyle birisinin toplumunu sevdiğini ve insancıl olduğunu kim söyleyebilir. Bugün Hümanizim masalını ortaya atan Batı insanının insan yerine hayvanı tercih etmesi düşündürücü değil midir?

                Bir iddiadır ama gerçeklik payı olduğu gün gibi de ortadadır. Bugün Avrupa ülkelerindeki ev hayvanlarına harcanan gıda masrafı birçok Afrika ülkesinin gıda masrafından fazla olduğu söylenir.  Sadece Amerika’daki hayvanlara harcanan meblağ on tane Somali doyurur. Yani Batı insanı hayvana gösterdiği şefkati insana gösterse dünyada açlık diye bir mefhum olmaz. Daha da doğrusu, Avrupalılar, sömürdükleri Afrika’ya çaldıklarının yarısını verseler açlık olmaz. Daha da açık söylemek gerekirse, Batılılar çaldıklarını aç insanlarla değil de köpekleriyle paylaşıyorlarsa orada bir insanlık sorunu vardır.

                Dolayısıyla, öncelikle insanın insanı sevmesi gerekirken ve Hümanizm fikri de kendi içinden çıkmışken Batı insanının doğal bir zeminde olduğunu kim söyleyebilir?

               Bütün bir Batı insanını aynı kefeye koymak haksızlık olmakla beraber Batının böyle bir insanlık sorunu olduğu da ortadadır. İşin endişe verici tarafı Batı’daki bu virüs son zamanlarda bizde de zuhur etmiş durumdadır.  Köpeğine taş attığı için komşusunun çocuğunu öldürüp parçalara ayıran sonra da köpeğine yediren insan hikayeleri şimdilerde bizde de duyulur oldu. Aslına bakınca olayın bu tarafı daha da vahimdir. Bir Müslüman ülkesinde komşusu aç ölürken hayvan besleyenlerin durumu nedir?

                Buradan hayvanları sevmeyelim anlamı çıkmamalı. Hayvanlara merhamet etmeyen insanlara zaten etmez. Ama hayvanları doğal ortamlarında sevmek gerek. Zaten doğal ortamından koparılmış hayvan mutlu olmaz, onunla eğlenen insan mutlu olur. Hayvanları doğal ortamlarından koparıp güya merhamet edeyim derken insanların acısına duyarsız kalmak en hafif anlamıyla zalimliktir.

               Başta verdiğimiz örnekte olduğu gibi, bir anne kendi çocuğundan çok başka çocukları seviyorsa o anne de problem vardır. İnsan seveceklerinin sırasını karıştırıyorsa sapıtmış demektir.

              Önce insan!

Bu yazı toplam 183 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Mehmet Girişit
KARDELEN
Fahrettin Çelik
Devlet Bilinci
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dogalgaz Kullanımından Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Isınamıyoruz
Kömür ve Sobanın Sıcaklığını Vermiyor
Faturam Yüksek Geliyor
Bilmiyorum