Hz. Muhammed ve Kızı Hz. Fâtıma Tü'z-Zehra
Söylemleri kadar davranışları da bizlerce kural olarak kabul edilen Hz: Muhammed’in sevgili kızı Hz. Fâtıma ya, bakışı, yaklaşımı, sevgi tezahürü, bu BETÜL kadının şahsında tüm KADINLARA mesaj olarak verilmiştir.
Bu örnek davranışı ALLAH, tüm anne, baba ve kocalara nasip etsin.
Yetim
doğup öksüz büyüyen sevgili Peygamberimizin en küçük kızı, kendisinden
sonra soyunun devam ettiği seçkin SEYYİDETÜ'N-NİSÂ...
Sevgili Peygamberimizin hayatında huzur ve mutluluk kaynağı, rahmet ve bereket sembolü Hz. Hatice'nin yavrusu...
Dünyaya
gelişiyle cahiliye zihniyetinin, kadını aşağılayan kaba ve yoz
düşüncenin çöküşünü sağlayan, kadın kimliğinin kurtuluş muştusu...
Hz. Peygamber'in terbiyesi ile yetişen, onun hem hayâ ve edep gibi özelliklerine, hem de konuşma tarzından4 yürüyüşüne kadar5 bir çok vasfına sahip, beyaz, parlak, aydınlık yüzlü FÂTIMATÜ'Z-ZEHRÂ...
Hz.
Peygamber, mescidde secdede iken, düşmanlarının koyun bağırsaklarını
üzerine attıkları gün küçük Fatıma anında babasına yetişir, kaldırır ve
uzaklaştırır. Arkasından küçücük, müşfik elleriyle babasının başını ve
yüzünü temizler, onu teselli ederek eve götürür.
Bu
narin, zayıf ve yalnız kız çocuğunu tanıyanlar babasına eşlik
etmesinin yanı sıra onu ne kadar teselli ettiğini de bilirler. Dertleri
ve ızdırapları süresince babasına destek verdi. Saf ve çocuksu
hareketleriyle beraber babasının halinden anlıyordu. Bundan dolayı
FATIMA'YA "UMMU EBİHA" (babasının annesi) denmiştir.
Allah
Resulünün ondan bahsederken: "Babasının annesi", "Baban sana fedâ
olsun", "Âlemlerin kadınlarının efendisi" ve "Fâtıma benim bir
parçamdır, onu sevindiren beni sevindirmiş, onu üzen de beni üzmüş
olur."6 diye tanıttığı ciğerparesi...
Peygamberimizin, "Cennet çiçeklerim"7 diyerek kokladığı Hasan ile Hüseyin'in anası...
Allah'ın
Resulü babasına bir anne şefkatiyle düşkün yanına geldiğinde
sevindiği, ayağa kalkıp, elini tutarak yanaklarından öptüğü, kendisine
iltifat edip yanına oturttuğu,8 iffet ve namus timsali BETÜL...
Kâinatın
Efendisi'nin ne zaman seferden dönse, evine uğrayıp hâl ve hatırını
sorduğu; sefere çıkarken de en son kendisiyle vedalaştığı
gözbebeği...”2
Dr. Ali Şeriati FATIMA FATIMADIR.Adlı eserinde:
“Fatıma
ile ilgili ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Nasıl söyleyebilirim ki? Bir
gün bir konferansta Hz. Meryem'i anlatan bir Fransız yazarını taklit
etmek istiyorum: "1700 yıldır Hz. Meryem'den söz edildi. 1700 yıldır
Doğulu ve Batılı değişik uluslardan bütün filozoflar ve düşünürler Hz.
Meryem'in değerini anlattılar. 1700 yıldır dünya şairleri, Hz. Meryem’e
methiye düzmede bütün yaratıcı gayretlerini ve güçlerini seferber
ettiler. 1700 yıldır bütün ressamlar ve artistler, Hz. Meryem'in
suretlerini ve fresklerini gösteren muazzam eserler ortaya koydular.
Bütün bu söylenenler ve düşünülenlerin tamamı, bütün artistlerin
gayretlerinin tamamı, Hz. Meryem'in büyüklüğünü şu söz kadar güzel
tasvir edememektedir: "Hz. Meryem; Hz. İsa'nın annesidir."
Ben de, Hz. Fatıma'yı anlatmaya bu şekilde başlamak isterdim. Fakat yapamadım:
"Fatıma, Hz. Hatice’nin kızıdır." demek isterdim. Fakat anladım ki, Fatıma o değil.
"Fatıma, Hz. Muhammed (s.a.v.)'in kızıdır." demek isterdim. Fakat anladım ki, Fatıma o değil.
"Fatıma, Hz. Ali'nin eşidir" demek isterdim. Fakat anladım ki, Fatıma o değil.
"Fatıma, Hz. Hasan ve Hüseyin'in annesidir" demek isterdim. Fakat anladım ki, Fatıma o değil.
Hayır!.. Bütün bunlar doğrudur ve bunların hiçbiri Fatıma değildir:
Çünkü:"FATIMA FATIMADIR.”
2-Ehl-i Beyt Sevgisi Diyanet İşleri Başkanlığı yayını
Bu yazı toplam 444 defa okundu.