22 Mayıs 2012 Salı Saat 06:22
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nevin Duyar
nevin@gazetegolbasi.com
MÜMİNİN COŞKUSU
06 Şubat 2012 Pazartesi Saat 15:58

İman edenlerin Allah’a karşı içli bir korkuya sahip olmalarının, O’nun emir ve yasaklarına harfiyen uymalarının, karşılarına ne derecede zorluk çıkarsa çıksın dimdik ayakta durmalarının, Allah’a tevekkül ve teslimiyet göstermelerinin, çok derin bir imana sahip olmak ve Allah’a çok yakın bir kul olabilmek için çalışmalarının nedeni; Allah’ın rızasının en fazlasını kazanma konusunda sahip oldukları istekleri ve heyecanlarıdır.
İman edenler, Allah’ın rızasını kazanma coşkusu ile en güzel yaşama, en güzel nimetlere ve en derin huzura sahip olurlar. Allah’a olan derin sevgileri ve aşkları, yeryüzünde Allah’ın rızasını kazanma amaçlarından başka bir arzularının olmaması, onlara çok büyük bir manevi huzur ve güç kazandırmaktadır. Dolayısıyla iman edenler, Allah’tan aldıkları bu güç ve maneviyat ile karşılarına çıkan zorluk ne derecede olursa olsun, onu sabırla karşılar ve Allah’ın rızasını kaybettirecek bir davranış göstermezler. O’nun için sabreder ve her durumda O’na tevekkül ederler.
"Mümin olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resulü'ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba gösterdiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir." (Hucurat Suresi, 15)
Bu ayette Yüce Allah iman edenleri, “iman edip hiçbir kuşkuya kapılmaksızın Allah’ın rızasını kazanmak için çaba gösterenler” olarak tanımlamıştır. Müminler bu özelliklerini kalplerindeki Allah sevginin oluşturduğu coşku ve aşkla kazanmaktadırlar. Bu özellikleri onların, Allah’ın rızasını kazanmak için canla başla mücadele etmelerine ve karşılarına çıkan her türlü olayı göğüsleyebilmelerine vesiledir. Çünkü kalplerinde çok derin bir imani coşku yer almaktadır. Bu coşku kalplerinde bütün yaşamları boyunca katlanarak artar. Bu da onların Allah’a daha sağlam bağlarla bağlanmalarını sağlar. Allah’a olan sevgileri ve korkuları onların bu kalpten gelen coşkularının en önemli kaynaklarıdır. Bu coşkunun başka bir kaynağı ise, Allah’ın kusursuz yarattığını bildirdiği cennettir. Sonsuz yaşamlarını cennette geçirmeyi arzu etmeleri ve bunu umut etmeleri, onların vicdanlarını ve coşkularını besleyen bir kaynaktır.
Dolayısıyla Allah korkusunu ve Yüce Allah’ın tasvir edilemeyecek güzellikte olan cennetini kazanma umudunu kalplerinde birlikte barındırdıkları için asla Allah için gösterdikleri mücadelenin yeterli olduğunu düşünmezler. Daima hatalarının ve eksiklerinin olduğunu düşünürler, kendilerini Allah’ın razı olacağı en mükemmel seviyeye ulaştırmak için çaba gösterirler. Allah’a karşı içlerinde oluşan coşku bu nedenle gittikçe artar ve O’na karşı olan korkunun da derinleşmesini sağlar. Ayrıca iman edenler, Yüce Allah’ın kendilerine verdiği vaadi sürekli olarak hafızalarında tutarlar.
"Müminlere müjde ver; gerçekten onlar için Allah'tan büyük bir fazl vardır." (Ahzap Suresi, 47)


İman edenlerin Allah’ın rızasını kazanmak için sahip oldukları coşku ve heyecan onların dünya hayatında huzurlu, mutlu, vicdanen rahat yaşamalarına, ahirette de Yüce Rabbimiz’in kendilerine vaat ettiği cennete ulaşmalarına vesile olacaktır.
Bu nedenle dünyada Allah’ı hoşnut etmek için çaba harcayanlar, ahirette Allah’ın rızasını ve cenneti kazanmış olmanın mutluluğunu ve hazzını yaşayabilmek için bu gösterdikleri mücadelede çok derin bir aşka ve coşkuya sahip olurlar. Bu aşk ve coşku onlara dünyada da asla tükenmeyen bir huzur kaynağı oluşturur.




Bu yazı toplam 135 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Bülent Tayfun Kaplan
AYRILIK VE DEPRESYON
Mehmet Girişit
El Fatiha
Arif Akpınar
Özgecan (naat)
Mustafa Turan
Merhaba Adıyaman
ARŞİVDE ARA