23 Şubat 2012 Perşembe Saat 10:08
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fatma Ulubey
fatmaulubey@gazetegolbasi.com
Yargı Tarafsız ve Bağımsız Olmalıdır
17 Ocak 2012 Salı Saat 15:20

Değerli okurlar,  her yazarın kendi çapında bir okur kitlesi vardır. Yazar yazdıklarıyla,  zaman zaman yergi, zaman zaman övgü alır. Sağ olsunlar okurlarım bugüne kadar gerekli desteği sağladılar. Bunun için çok teşekkür ederim.

Doğruluğuna inandığım konuları okurlarımla paylaşmayı, yazmayı erdemli bir görev olarak biliyorum.

 Ülkemiz öyle bir sürece getirildi ki, İnsanlar telefonlarıyla korkarak konuşuyorlar, yazarlar, çizerler, bilim adamları vs. bir bir tutuklanıyorlar. İnsanlar arasına bir korku bir güvensizlik girmiş. Benim de başıma bir şey gelir kaygısıyla yaşıyorlar.

Elbette suç işleyen varsa mutlaka yargılanmalı, cezasını çekmeli. Laik, Sosyal ve Hukuk devleti olmanın gerekliliği de budur.

Hukukun tarafsız olabilmesi için, siyasi durumuna göre değil, adalet ilkelerine göre hareket etmesi gerekir. Adalet yargının tarafsızlığıyla mümkündür. Sokaktaki vatandaşa sorun ülkemizde ‘’ Yargı ‘’ bağımsız mıdır? Alacağınız yanıt çoğunlukla Hayır’dır. Bu güvensizlik niye oluştu?

Türk Yargı sistemimiz ne durumda?

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Avrupa Konseyi’nin Türk Yargı sistemine ilişkin raporunu analiz etti. Gazete, başyazısında; Türkiye, otoriter bir yönetime sürükleniyor.  Financial Times, 100 gazetecinin cezaevinde tutulduğunu da hatırlatıyor.

 Bir siyasi parti lideri ( CHP lideri Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ) adil yargılamayı etkilemeye teşebbüsten dolayı hakkında fezleke veriliyor. İleri demokrasi, düşüncesini ifade etmemek mi?

Kaldı ki, meydanlarda ben … davanın savcısıyım, avukatıyım diyenler yargıyı etkilemiyorlar mıydı?

Meclis’te Sn. Başbakan ve çok sayıda parlamenter hakkında suç fezlekesi var. (622 fezleke )Fakat işleme sokulmuyor, neden? Çünkü Dokunulmazlıkları var.

İktidar neden dokunulmazlıkları söz verdiği halde kaldırmıyor?

Bu bir çelişki değil midir?

Siyasetçi temiz olmalı, halka hesap vermeli. Bunu başardığımız takdirde ileri demokrasiyi tam anlamıyla yaşarız.

Bir hatırlama yapmadan geçemeyeceğim:  Rahmetli Türkan Saylan, suçlandığı suçlar hakkında açılan davalarda bir bir aklanıyor. Ancak öldükten sonra, kendisi göremedi çok yazık.

Şimdi sormak istiyorum, boy boy manşet yapanlar ne düşünüyorlar acaba? Hesap veren olacak mı? Ya da bu mağduriyetin hesabını kim soracak?

İnsanları toplum karşısında itibarsızlaştırsınlar bu da yapanın yanına kâr kalsın. Hukuk devletinde olacak işler değil bunlar…

İşte bu noktada Yargının bağımsız ve tarafsız olmasının önemi artmaktadır.

Türkiye gündemi sık sık değişiyor, gönül isterdi ki, bu değişim bilime yansısın, sanata, sanatçıya, esnafa, işçiye, çiftçiye,  memura yansısın ama nafile…

Oysa o kadar sorun varken, Şimdi ise gündemde 19 Mayıs…

Milli Eğitim Bakanı Sn. Ömer Dinçer tüm illere genelge göndermiş!

1938’den bu yana yani 76 yıldır onurla gururla kutladığımız Milli Bayram, eğitimi sekteye uğratıyormuş, havaların soğuk olması nedeniyle çocuklar üşüme sinlermiş…

Bu nasıl bir gerekçe? Allah aşkına

 Hatırlarsanız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı da ‘’Van ‘’ depreminden dolayı ertelenmişti. Fakat, İleriki bir tarihte  kutlama yapılabilinirdi.

 Bazı ülkeler, olmayan bayramları yaratıyorlar, bizde yıllardır var olan ulusal bayram sınırlandırılıyor…

Tüm bunlar Milli mücadelenin ruhuna ters düşen olaylar değil midir?

  Sn. Bakan atanamayan öğretmenlere çözüm üretsin,

Eğitimde fırsat eşitliği ilkesini hayata geçirsin

Eğitim Sisteminde onca sorun varken 19 Mayıs mı sorun oldu?

Eğitimin kalitesi ne durumda, Türkiye de dershanelerden geçilmiyor. Bu durum okullarda eğitimin ileri derecede olduğunu mu gösteriyor?

 Milli Eğitim Bakanına sormak istiyorum, bir veli çocuğunu okula gönderiyor okul yeterli ise neden para vererek dershaneye de gönderme ihtiyacı duyuyor?  Bir de gelişmiş ülkelere bakın durum nasıl…                                                                                

Not: Bu yazıyı kaleme aldığım sırada KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı, Kıbrıs’ın sembolü, Sn. Rauf Denktaş’ın hayatını kaybettiğini öğrendim. Sn. Denktaş,  Kıbrıs için, Türkiye için büyük bir kayıptır. Hepimizin başı sağ olsun, Sn. Denktaş’a Allah rahmet eylesin.  

Bu yazı toplam 305 defa okundu.
ali
çok taraf
sizin bu yazdıklarınızı x kanalı her gün tersini y kanalı hergün söylüyor.kendinizi boşa yormuşsunuz.herkes x veya y gerisi hikaye....ekmek bulamıyosanız pasta yiyin.
22 Ocak 2012 Pazar Saat 23:17
Mehmet Girişit
KARDELEN
Fahrettin Çelik
Devlet Bilinci
ARŞİVDE ARA
SİTE ANKET
Dogalgaz Kullanımından Memnun musunuz?
Evet
Hayır
Isınamıyoruz
Kömür ve Sobanın Sıcaklığını Vermiyor
Faturam Yüksek Geliyor
Bilmiyorum