6111 sayılı kanun 166. maddesi ile getirilen ve İl Özel İdareler ve belediyelerde sürekli işçi kadrolarında çalışan işçilerin Kamu kurumlarına nakledilmesi 1 Ağustos 2011 tarihinden itibaren başlayacaktır.
TBMM Genel kurulunda, bazı kanunlarda değişiklik yapılmasında dair Kanun teklifi 29.03.2011 tarihinde kabul edilmiştir. İl Özel İdarelerinde ve belediyelerde çalışan işçiler Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatlarına ve diğer kamu kurum ve kurulmuşlarına nakledilmesine imkan veren 6111 sayılı kanunun 166 maddesinin yürürlüğü “Mini Torba” olarak adlandırılan kanunun 27. maddesi ile 1 Ağustos 2011 tarihine ertelenmiştir. Bu tarihten sonra kamu kurumlarına nakledilecek işçilerin Vali veya Vali Muavinleri başkanlığında kurulan komisyonlar tarafından yeniden çalışmaya başlanılarak bu işçilerin 1 Ağustos 2011 tarihinden sonra atamaları yapılacaktır.
Gereksinim fazlası işçilerin söz konusu kurumlara nakli ile ilgili düzenlemeye İl Özel İdarelerinde çalışan kadro fazlası işçilerde dahil olmakla birlikte, ağırlıklı uygulama belediyelere dönük olacağından ve belediyelerde sadece kadro fazlası işçiler değil “sürekli işçi norm kadrosu” içinde olmasına karşın gereksinim fazlası olarak değerlendirilen işçilerinde sözü edilen kurumlara nakilleri gündeme geleceğinden belediyelerde yapılacak uygulama hem nicel hem de nitel olarak önem kazanmaktadır.
Söz konusu uygulama 4857 Sayılı Yasanın tasarısında yer alan ve TBMM görüşmeleri sırasında yasa metninden çıkartılan “işçilerin devri” hükmünün 6111 Sayılı Yasayla Gündeme getirilmiş özel bir uygulamasıdır. Bu nedenle 6111 Sayılı Yasayla uygulanan nakil işlemleri, kamuda mahalli idarelerde bir defa için uygulanmak üzere getirilmiş işçi devri uygulaması olarak değerlendirilebilecektir. Burada devre tabi tutulacak işçilerin ayrıca özelliği, gereksinim fazlası olanlar olarak belirlenmiştir.
Kadro Fazlası İşçilerin Saptanması
6111 Sayılı Kanunun konuyu düzenleyen hükmünde, Belediyelerdeki gereksinim fazlası işçilerin ne şekilde tespit edileceği, bu amaçla kurulacak komisyonun kimlerden oluşacağı hususları yer almaktadır.
Buna göre, mahallin valisinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, İl Emniyet müdürü, Defterdar, İl Eğitim Müdürü, Türkiye İş Kurumu İl Müdürü, Karayolları Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü, İl Mahalli İdareler Müdürü ile işçi devreden işyerinde toplu iş yapmaya yetkili işçi sendikası temsilcisinden oluşan bir komisyondan oluşacaktır.
Komisyon, norm kadro fazlası işçiler ile bu kadrolar içinden olup gereksinim fazlası olarak belediyeler tarafından bildirilmiş işçileri, norm kadroları dikkate alınarak Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nün mahalli teşkilatlarına atanmak üzere belirleyeceklerdir.
Burada önemli olan husus, sürekli işçi norm kadrosu dışında kalanlar kadar, norm kadro içinde olmalarına karşın gereksinim fazlası olarak saptananların da, 6111 sayılı Kanunun 166.maddesi kapsamında ihtiyacı bulunan MEB veya Emniyet Genel Müdürlüğü mahalli teşkilatlarına atanabilecek olmalarıdır. Burada sıkıntı yaratan husus, her ne kadar sözü edilen kurumlara atanacak işçileri illerde kurulan komisyonlar belirleyecek olsa da, komisyonun üzerinde çalışacağı listeleri belediyelerin belirleyecek olmasıdır. Bu aşamada, norm kadro dışında kalanların belirlenmesinde bir sorun yaşanmasa da, özellikle norm kadro içinde olanlardan gereksinim fazlası olarak listeye dahil edilen işçilerin belirlenmesinde, dikkat edilecek bazı ölçütlere karşın, yine de tercih sorunları yaşanabilecektir. Nitekim, norm kadro içinde olup da belediye tarafından ihtiyaç fazlası olarak bildirilen işçiler arasından tespit yaparken komisyon, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesindeki oranları, kurumun bütçe dengesini, norm kadrosunu ve yürütmekle görevli olduğu hizmetin gereği ile nüfus kriterlerini dikkate alarak değerlendirme yapacaktır.
5393 sayılı Belediyeler Kanununun 49. maddesinde, "Belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yüzde otuzunu aşamaz. Nüfusu 10.000'in altında olan belediyelerde bu oran yüzde kırk olarak uygulanır..." şeklinde belirlenmiştir (5393 sk.m.49/8).
Aynı hükmün devamında, "...yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamaz...."denilmektedir (5393 sk.m.49/8).
Ancak her ne kadar gereksinim fazlası işçileri tespit edecek "komisyon" için yasada bazı ölçütler gündeme getirilmek istenmiş olsa da, gereksinim fazlası olarak tespit edilmesi amacıyla komisyona gönderilecek isim listesini, belediyeler belirleyeceğinden ve belediyelerin belirleme sırasında kullanmaları için özel bir ölçüt getirmediğinden, bu anlamda İş Kanununda da ölçütler bulunmadığından, özellikle norm kadro içinden olmasına karşın gereksinim fazlası olarak belirlenecek işçilerle ilgili tespitlerde, sübjektif ölçütlerin öne çıkma olasılığı yüksek görülmektedir. Ancak, özellikle norm kadro içinden olmasına karşın gereksinim fazlası olarak belirlenen işçiler açısından 4857 sayılı İş Kanunundaki "eşit davranma ilkesi" hükmünün dikkate alınması gerektiği, iş ilişkisinde ırk, din, dil, mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi düşünce vb. nedenlerle ayırımcılık yapılamayacağı hükmüyle uygulamaların denetlenebilmesinin olanaklı olabileceği düşünülmektedir. İş Kanununun bu genel hükmünün 6111 sayılı kanunla düzenlenmiş hükmün uygulanmasında da geçerli olduğu düşünülmektedir.
Bu yazı toplam 975 defa okundu.