Gözlerinizi Kapatın Ve Bir An Düşünün!


Bu makale 2016-01-13 06:25:44 eklenmiş ve 852 kez görüntülenmiştir.
Fatma Ulubey

Bu güzelim coğrafyada yaşananlara duyarsız kalmayı, empati kurmamayı bir yazar olarak düşünmem mümkün değil.

Bugün evimde, sıcak ortamda otururken bir an  gözlerimi kapattım ve yanı başımızda yaşanan olayları  düşünmeye başladım. Bilirsiniz bir yazar, bir gazeteci düşündüklerini, gördüklerini okurlarıyla paylaşmadan edemez. Düşündüklerimi siz değerli okurlarımla da paylaşacağım.

Gözlerimi kapatırken şunu düşündüm, siz de düşünün…

Ailenizi, o çok sevdiğiniz anneniz, babanız, kız kardeşiniz, canınızı, çocuklarınızı ve eşinizi düşünün en değerlilerinizi düşünün. Sevdiğiniz arkadaşlarınızı, yakın akrabalarınızı ve  güvenle kapısını çaldığınız dostlarınızı düşünün ve onlarla yaşadıklarınız, hatıralarınız ve geçmişiniz. Ve geleceğe dair umutlarınızı düşünün… 

Tüm bu sevdiklerinizden vazgeçmek zorunda kaldığınızı, onların yanı başınızda öldüğünü ya da öldürüldüğünü düşünün. Onları bir daha göremeyeceğinizi düşünün ne acı değil mi? Bunları düşünürken bir an irkildim. Oturduğum odanın atmosferi de bir anda değişti.

 Evet, ne yazık ki bu acılar, insanlık dramı Şırnak ‘ta,  Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de, Sur’da, Dargeçit’te, Yüksekova’da, Silvan’da yaşanıyor. İnsanlar ya kör bir kurşuna ya da top mermilerine hedef oluyorlar. Ölüm kol geziyor oralarda. Savaş var oralarda, biz kondurmak istemezsek de…Sokağa çıkma yasakları, iskelete dönen şehir görüntüsü, tarihi eserlerin harabe görüntüsü hangi insanın içini ürpertmez ki?

 

Hatırlarsanız bazı hasta yakınları, sopaların başına beyaz bayrak bağlayarak, yakınlarını hastaneye götürmeye çalışmıştı. Doğduğun, büyüdüğün topraklarda Ölüm korkusunu her an yakınında hissederek hayatta kalmaya çalışmak çok zor olsa gerek..

 

 Bu ateş içinde İnsanlar temel gereksinimlerini nasıl karşılayacak, Marketler, manavlar, eczaneler ve hastaneler kapalı. Su yok, elektrik yok, telefon ve internet hatları yok. İnsanlar hayatta kalmak için daha önce depolayabildikleri ve bitmek üzere olan yiyecek ve içecekleri tüketiyorlar. Ancak bunu bulamayanlar ne yapacak? Büyük bir göç var. İnsanlar sağa sola kaçışıyorlar, maddi durumu iyi olmayanlar bunu da yapamayacak. 

Evet, belki acıda kardeş oluruz diye sizlerle paylaştım bunları. Henüz hayatının baharında olan ama silahla tanışan, patlama seslerinde korkan kulaklarını kapatan çocukların çığlığına duyarsız kalmayasınız diye yazdım tüm bunları…

Yaşama hakkı kutsal bir değerse, insanlık için susmayalım.

 Masum çocukların, kadınların ve yaşlıların durumu içler acısı. Bu yara nasıl sarılacak, nasıl kapanacak?

 

Mevsim kış dışarıda kar buz, ama acı olan İNSAN YÜREĞİ BUZ BAĞLARSA ..işte kötü olan bu. Derim ki bir kez daha düşünün…

 Yaşanan bu insanlık dramına, bu acılara duyarsız kaldığımız her toplumsal yara büyüyerek bir çığa dönüşür ve hayatımızı kâbusa çevirir.  Bunu hiç kimse unutmasın. Birazda olsa empati kurmak istedim, siz de kurun! Gözlerinizi kapatın ve bir an düşünün…

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri