İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 04-02-2016 06:09

BASIN-GAZETECILIK ve BEN

Ülkemizde gazeteçi olmak çok kolay olduğu gibi,bir o kadarda çok zor. Kolay; Gündem hergün değiştiği gibi,ulusal ve yerel olaylar büyük bir malzemeyi oluşturuyor.Bunlara Ortadoğu ve dünyamızın diğer ülkelerindeki gelişmeleride eklerseniz,hergün yazı yazmanın kolaylığını daha iyi anlarsınız. Ama...kamusal işlerle ilgilenen ve kendi yolunda gitmek isteyen bir gazete yazarının veya akademisyenin işi geçekten çok zor.Çünkü; Taraflar kendi görüşlerine, daha doğru bir deyişle kendi öfke ve nefretlerine veya sempati ve bağlılıklarına tercüman olmanı bekliyor…Örneğin ben bunu yaşayarak tecrübe etmekteyim.Küçük bir kasabada ortalama 12 günde bir yazı yazmanın ne kadar zor ve kolay olduğunu okuyuçu hissetmeyebilir.Günçel bir konu ile ilgili yazı için masaya oturuyorsun,giriş bölümü bitmeden yeni bir sıcacık konu önüne geliyor.Hangisi daha önemli derken başka gelişmeler seni sıkıştırıyor.Hepsini harmanlayıp yazayım dersende yazı uzayıp okuyuçuyuda sıkmaya başlıyor.Türkiye,ye hitab eden günçel gazetelerde yazmak inanınki çok kolay.Enaz haftada üç gün,12 günde eder 5 gün.Kendi değer yargılarına göre istediğini seç,diğerlerini sonra telafi edersin.
Gazeteçilik ve yazarlık
meslek edinilen bir iştir.Kişiye bu unvanlar kendisi tarafından değil,ürettiklerinin karşılığı olarak,kamu tarafından verilir. Nasılki Şiir yazana ''Şair'' deniyorsa..Bu nedenlede ben gazeteçi ve yazar değilim. Benim derdim,düşünçelerimi okuyuçularla paylaşabilmek.Herkesin bildiği gibi; Kişi kendi görüşlerini yaz(a)maz, başkalarının sözcüsü hâline düşerse, yazmanın ne önemi kalır ki?..Aynı metni okuyan iki kişi, ondan aynı sonucu çıkarmıyor. Bakılan aynı olsa da görülen aynı olmuyor. O metin kutsal bir kitap da olabilir(Farklı Mezheplerin varlığının nedeni gibi), bir ideolojinin ilkeleri de, bir durum değerlendirmesi de.Bazısı ondan hayata dair bir öneri çıkarıyor, bazısı ölüme. Kimi yaşatmaya çalışıyor, kimi yok etmeye.
Değer alanından bakıldığında durum şu: İfade özgürlüğü temel insanî ve demokratik değerlerden. Hedef daima ifade özgürlüğünü daraltmak değil genişletmek olmalı. Ancak, bu, ifade özgürlüğünün her somut vakada tartışılmaksızın hayata aktarılabildiğini göstermez. Ülkeler millî güvenlik meseleleri ve şiddeti/terörü övme noktasında sıradan durumlardakinden çok daha kısıtlayıcı olma eğiliminde.Örneğin, NSA olayında E. Snowden sadece bazı bilgileri açıkladığı için ABD tarafından terörist ilan edildi ve hayatı cehenneme çevrildi. Aynı ABD benzer suçlamalarla karşılaşan Türkiyeli gazetecilere ise kahraman muamelesi yapıyor.Hangi tavır doğru?
Yine; HDP Şırnak milletvekili Faysal Sarıyıldız 23 Ocak’tan beri twitter hesabından aralıksız ‘bilgi’ geçiyor.Med Nuçe TV’ye de bağlanıp ikinci katta olduğunu, evin toplarla aralıksız (o anda da) vurulduğunu, kendisinin ölümü beklediğini söylüyordu.İddialarına göre bir çatışma sonrası binanın bodrumuna sığınan “yaklaşık 30 kişi” (ilk gün 20 kişi diyordu) bir kısmı ağır olmak üzere yaralı ve tüm çabalara rağmen ambulans gönderilmiyor. Hatta adresini hükümete ilettikleri bina, güvenlik güçleri tarafından, bir haftadır “aralıksız bir şekilde” ağır bombardımana tutuluyor.Yine; PKK'ya yakın bir televizyon kanalındaki  programa Cizre'deki o evden telefonla bağlanan ve Cizre Halk Meclisi Başkanı titrini kullanan Mehmet Tunç isimli şahıs "Devlet güçleri YPS’liler tarafından çembere alındılar... 2 cenazeleri sokakta kaldı... Sonra bir eve sığındılar..Asla teslim olmayacağız.. Biz moralliyiz, halkımızın da moralli olmasını istiyoruz...Cizre’yi teslim alamazlar. Direnmekten korkmuyoruz ve direneceğiz.diyor! Siz bugüne değin ambulans bekleyen ve ağır yaralı olan bir vatandaşın,Teslim olmayacağız,direnmeye devam edeceğiz diye karşılık verdiğini duydunuz mu?...Sağlık Bakanı Müezzinoğlu,nun bu iddialara vermiş olduğu yanıtı ise tüm Türkiye biliyor..      
İddiaya göre İçeride;
Bölgedeki çatışmaları yönetmek üzere Kobani ve Kandil'den gönderilen üst düzey yönetiçiler var. Ayrıca şehirlerde pek çok sivilin ve güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan bombaların, mayınların, el yapımı patlayıcıların haritaları da yine bu üste.Güvenlik güçlerinin günlerdir yürüttüğü operasyonlarda çember daralınca, PKK yöneticileri aylar öncesinden yapıldığı belirtilen Cizre'deki bu binaya sığındılar. Çevrede alınan güvenlik tedbirleri nedeniyle çıkamayacaklarını, yakalanacaklarını anlayınca da siyasi temsilcileri ve medya aracılığıyla yalana sarıldılar.HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş bu kumpas tutmayınca dün,(02.02.16) "velev ki sivil değiller, PKK'lılar..." demeye başladı.
Siyasette kutuplaşma kaçınılmazdır; Belli bir raddeye kadar, bir ülkenin geleceğine, bugününe, hatta bazen geçmişine dair canlı ve ilginç bir tartışmanın da ön koşulu.Herkes bütün esaslarda hemfikir olsa, siyasi tartışmalar sıkıcı ve manasız olurdu.Öte yandan aşırı kutuplaşma anlamlı bir fikir teatisini genellikle engelliyor, zira iki taraf da aralarındaki farklılıkların ortak bir zemin aramayı nafile kılacak kadar büyük olduğuna inanıyor. Hiçbir ortak noktanız olmadığına hakikaten inanıyorsanız karşınızdakinin argümanlarını niye dinleyesiniz ki?
Demokratik ülkelerde medyanın yasama, yürütme ve yargıdan oluşan üç siyasi güç odağı karşısında “dördüncü kuvvet” olarak konumlanması, esasen, medyanın buralarda biriken sırları deşifre etmesine yönelik beklentiyi ifade eder.Yurttaşlar, kendilerini yönetenlerin siyasetleriyle ilgili olarak gerçek bilgilere sahip olmalılar ki onları denetleyebilsinler... Böylece kendi hayatlarına ilişkin kararların oligarşik bir iktidar eliti tarafından alınmasını engelleyebilsinler...Medyanın “sır ifşa etme” fonksiyonu işte bu kadar hayatidir.  
Genellikle sempati duyulmaz gazetecilere. Yüzlerine gülünse bile, pek o kadar sevilmezler.Çünkü, işleri ‘eleştiri’dir.Çünkü, mesleklerinin en temel özelliği ‘kuşkuculuk’tur. Gözler önünde olan bitenden çok, perde arkasını merak ederler.Çünkü,açıkça söyleneni değil,söylenmeyeni veya öyle söylenmesinin nedenini, niçinini öğrenmek isterler.Çünkü, bazen konuşanı umursamaz, onu konuşturanı, arka plandakini araştırmaya koyulurlar.
İşte bu nedenlerle denebilir ki: Özellikle siyasal iktidarların, hükûmetlerin basından pek öyle memnun oldukları görülmez. Tek tük istisnalar dışında iktidarlar, devlet adamı ve politikacılar kendilerine tam tâbi, bağımlı kalemler isterler.“Gerçeği yazın, yeter!” deseler de, bilinçaltlarında durumun değişik olduğu, gün gelir ettikleri bir ufak sözden,bir jestten,hatta bir mimikten belli olur.Basın ile siyasal iktidarlar, hükûmetler arasında balayı dönemleri de yaşanır.Başarı grafiğinin yükseldiği zamanlarda siyasal yönetimlerin basına dönük hoşgörü ve diyalog eğilimi daha güçlü olur.Ama grafiğin inişe geçmesiyle, basınla ilişkiler gittikçe bozulmaya yüz tutar, basın neredeyse bütün başarısızlıkların kaynağı, gazeteciler de günah keçileri olarak görülmeye başlanır.Düşünce açıklama özgürlüğünün cendereye sokulduğu bir yerde, ne basın özgürlüğünden ne de demokrasiden söz edilebilir.Basının sorumluluğunu topluma karşı tam olarak yerine getirebilmesi için özgürlüğünün de tam olması gerekir.Basının haber vermesi, yorum yapması onun ‘görevi’dir. Halkın ise haber alması, bilgilenmesi onun ‘hakkı’dır.Bu bakımdan, daha iyi vatandaş olabilmesi, daha iyi karar verebilmesi için basın ‘görevi’ni en iyi bir biçimde yerine getirebilmelidir.Halk ‘bilgilenme hakkı’nı kullandıkça, tercihlerini daha bilinçli yapar;böylece demokrasi daha iyi yerleşir.
Hakikat, Tanrı’nın elinde bir aynaydı. Yere düştü ve parçalandı. Herkes onun bir parçasını aldı, ona baktı ve hakikati bulduğunu sandı.Yaşadığımız günleri ve birbirimizle sonu gelmez tartışmalarımızı Mevlana Celalettin Rumi’nin bu mısraları güzel özetliyor.Tozpembe, güllük gülistanlık bir Türkiye tablosu çizenler de, olağanüstü kötü, karanlık bir Türkiye tablosu çizenler de, çoğu kez aynı hataya düşüyorlar: Ellerindeki parçaya bakıyorlar ve hakikatin ondan ibaret olduğunu zannediyorlar.
Ben hattimi bilerek,aynanın kırık parçalarından hiçbirini ihmal etmeye taraftar değilim.Ama sadece bu iktidara özgü olmayan bir dizi yanlıştan yola çıkarak karanlık bir ülke tablosu çizmeyi de doğru bulmuyorum.Bir siyasi aktörü diğer siyasi aktörlerle, bir dönemi de kendisinden önceki ve sonraki dönemlerle karşılaştırırsınız.Ak Parti’yi rakipleriyle, onun dönemini de önceki dönemle karşılaştırdığımda hiç tereddütsüz tercihe layık buluyorum. Bu tavır,AKP,yi hatasız görmek veya eleştirmemek değildir. Eleştiriyorum ama siyasette seçeneklerimizin sınırsız olmadığını da biliyorum.Bütün hatalarına rağmen Kürt Barışını gerçekleştirmeye ve sivil anayasa idealine en yakın, ekonomide başarılı ve dış politikada insani bir tutum sergileyen bu iktidar,bana çok daha önemli görünüyor.Benim parçaları birleştirme şeklim bu.Kendimce doğru gördüğümü ''Yetmez ama evet''diyerek öteden beri dile getirmeye çalışıyorum.(Bu konudaki yazım hazır olmasına rağmen günçel konuların önemi nedeniyle yayınlatamadım) Kimi ve neyi eleştirip eleştirmeyeceğimi, eleştireceksem niçin ve nasıl eleştireceğimi kendim belirlerim.Her aktörün doğruları da olabilir yanlışları da. Ne doğruları takdir etmemek ne de yanlışları görmezden gelmek uygun değildir..Bir insanın bence en değerli varlığı, bu dünyada kendisini adadığı, vicdanına rahatlıkla anlatabildiği bir davası olmasıdır.
“Böyle kurulmuştur bu çarh-ı devran” diyor Pir Sultan Abdal,herkes bu dünyada kendisine ve hayattaki rolüne dair seçiminin gereğini yapıyor.
Beni Çağdaş Gölbaşı gazetesi,nde  yazmaya teşvik eden ve yazma alışkanlığımı yeniden başlatan Yılmaz Öztürk hocama ve bir sohbet sonrası, ''Gazetemize yazı gönderirsen sevinirim'' diye tekrardan başlamama fırsat veren Emin beye,Her yazıyı önüme bir mesele olarak koyup yazmaya çalıştığım 2 yıl boyunca bana düşüncelerimi ifade etme imkânı sağlayan ve gazeteye emeği geçen bütün arkadaşlara, Okuyarak düşünçelerimi paylaşan,  mesajlarıyla, mailleriyle yorum ve görüş bildiren tüm okurlara da ayrıca teşekkür ederim.Bu ülkede insanların okumadığı, yazının bir değeri olmadığı söylenirdi.Yeni Türkiye bunun böyle olmadığını yaşıyarak herkese gösteriyor.
Okuyuçuyu bekletmek yok.Yola devam...  
 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA