Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ?


Bu makale 2016-05-02 06:17:14 eklenmiş ve 668 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

İstanbul’daki ilk 1 Mayıs kutlaması 1912’de Pangaltı Belvü Bahçesi yapıldı.İlk yasaklanması ise, Ocak 1913’te ittihatçıların Babıali’yi basıp, yönetime el koyduklarında oldu. 1923’te Ankara’da törenlerle kutlandığında,1.Meclis henüz dağıtılmamış, cumhuriyet ilan edilmemişti. Cumhuriyet,1925’te Takrir-i Sükun’la tek parti rejimine geçerken 1  Mayıs’ı da yasakladı.Bu karara uymayıp 1 Mayıs broşürü dağıtanlar, İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı.Nazım Hikmetin dışında hepsi hapse atıldı.Çünkü o kaçmıştı. Kemalist devlet işin içinden çıkamayınça,1935’te yasaktan daha fazlasını yaptı ve 1 Mayıs’ı Bahar ve Çiçek Bayramı ilan etti. 1 Mayıs artık Gülhane Parkı’nda ses yarışmaları ve toplu sünnetlerle kutlanan bir gündü. İşçilere ise bir günlük ücretsiz izin verildi.İşçiler ilk haklarını,DP iktidarında 1951’de yarım,1956’da  tam gün ücretli izinli sayılarak aldılar.

1960 da 27 Mayıs  darbesi oldu.Darbenin sözde sendikal haklar,özgürlükler getirdiğini düşünen Solcular,uzun süre “darbe değil devrim”diyerek kendilerini kandırdılar ama, 1 Mayıs’a yine izin çıkmadı.Yetmedi, darbeciler kendi İşçi Bayramlarını buldular!.Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu’nun kabul edildiği 24 Temmuz 1963’ü alternatif İşçi Bayramı diye kutlattılar.

1970’li yıllar, Türkiye ve Kürdistan’da ulusal, sınıfsal, etnik, kültürel ve inançsal mücadelelerin yükseldiği, devrim, demokrasi ve sosyalizm düşüncesinin başta işçi sınıfı ve emekçi kesimler olmak üzere kitlelerde yankı bulduğu yıllardı. Bu tarihsel sürecin yaşanmasında 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi ile ardından gelen 12 Mart 1971 Devrimci Direnişi etkili oldu. Türkiye ve Kürdistan tarihinde iki siyasal ve toplumsal dinamik, yani 1 Mayıs ve Newroz direnişleri bu dönemde başladı.

12 Mart darbesini Devrin devrimci DİSK’i ''DİSK, Atatürk devrimlerinin ve Anayasa ilkelerinin korunmasında, uygulanmasında ve geliştirilmesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin yanında olduğunu belirtmekten kıvanç duyar.'' cümleleriyle başlayan destek mesajından nasibini alamadı.1973 seçimlerinde CHP’ye oy çağrısı yapan,Kıbrıs müdahalesi için para toplayan DİSK,in yönetimini TKP’nin kadroları ele geçirinçe,1976’da 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlama kararını  ''1 Mayıs ‘Bahar ve Çiçek Bayramı’ değildir. O gün kırlarda eğlenmeyi, çiçek toplamayı biz burjuvaziye ve sınıf uzlaşmacısı sendikalara, Türk-İş’e bırakıyoruz.''diyerek ilan etti. Ne oldu bilinmez, aynı enternasyonal solcular (TKP ve DİSK) 1977 seçimlerinde “CHP’ye oy ver” kampanyası yapacak kadar tekrar milli oldu.Aynı yıl,sayın Halil Berktay,ın eski TARAF gazetesinde,detaylarıyla anlattığı ve benimde orada olduğum 1 Mayıs katliamı yaşandı.

12 Eylül 1980’den sonra 1 Mayıs yasaklanmakla kalmadı, Evren inadına Taksim’de bayraklı miting bile yaptı. 80’den 91’e kadar 1 Mayıs yasaktı. Taksim’e çıkmak isteyen gruplara sert müdahaleler oldu.1989’daki 1 Mayıs en şiddetlisiydi. Zonguldak’taki maden yürüyüşüyle zirve yapan büyük grevler, Nusaybin’de başlayan serhildanla yeniden ayağa kalkan sol  gruplar Taksim’e yürüdü, çatışmalarda bir kişi polis tarafından vurularak öldürüldü.

SHP-DYP iktidarından sonra ilk resmî 1 Mayıs mitingleri 1991’de yapıldı. İşçi haklarının, demokratik standartların en dipte olduğu, doğuda devletin rutin dışına çıktığı, askerî vesayetin hüküm sürdüğü yıllardı. Ama DİSK yine de “1 Mayıs’ın kutsal mekanı Taksim’dir” diyemedi.

1991-2007 arası DİSK’in 1 Mayıs mitinglerinin yapıldığı yerleri İlhami Işık’ın Hürhaber’deki yazısından okuyalım:“1991: Saraçhane.1992: Gaziosmanpaşa. 1993: Pendik. 1994: Şişli Abide-i Hürriyet.1995-96-97- 98-99- 2000-2001- 2002-2003.2004: Saraçhane. 2005: Kadıköy. 2006: Kadıköy! Taksim’in henüz kutsal ilan edilmediği, Hac-Kâbe benzetmelerinin yapılmadığı yıllar.Kısa bir not düşeçek olursak,aynı DİSK 1977 1 Mayıs’ının 20. Yıldönümünde,28 Şubat’ın Beşli Çetesi içinde yer alarak adını şanlandırıp,1 Mayıs,ı Abide-i Hürriyet’te yapmıştı.2006’da Kadıköy’deki 1 Mayıs mitinginde de aynı ton devam ederek,''1 Mayıs gericiliğin, Orta Çağı karanlığının sahte cennet palavralarının boşa çıkarılmasıdır.''mesajı verilmişti.DİSK’in 2005’de 12 Eylül’ün 25. Yıldönümü için sol örgütler tarafından düzenlenen mitinglere Kürt meselesinde o günlerde sokakların hareketlenmesini ileri sürüp “provokasyon çıkabilir” diyerek katılmama açıklaması da hatırlanmayı hak ediyor: 'Kürt milliyetçiliği' adı kullanılarak ülkeyi bir Türk-Kürt kavgasına sürüklemek isteyenlere açıkça karşı çıkıyoruz diyordu...

2007 1 Mayıs’ına giden süreçte ise,Genel Başkan Süleyman Çelebi’nin “Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda AKP'ye en güzel yanıt dün Tandoğan ve Anıtkabir'de verildi.Aylarca bu iktidarı uyardık,Sizin iktidar çoğunluğunuz,toplumun yüzde 25'ini temsil ediyor.Cumhurbaşkanını halkın talebine göre belirleyin' dedik. Dün sivil toplum örgütleri ve milyonlarca insan haykırdı.Ben bildiğimi yapacağım derse, o Köşk'te rahat oturamaz.”

Yine aynı DİSK 27 Nisan muhtırasına karşı yayınlandığı bildiride şöyle demişti: "Dün gece Genelkurmay Başkanlığının yaptığı açıklama ve ardından Başbakan’ın ’bilek güreşini’ sürdürdüğünü gösteren konuşmaları, bizi, ülkemiz adına derinden kaygılandırmaktadır. Toplum Cumhurbaşkanı seçimleri nedeniyle laik-anti laik kutuplaşmasına çekilerek, ülke bir çıkmazın eşiğine sürüklenmektedir. Bu süreç geçmişte de örneği görülen "tehlikeli bir viraja" doğru ilerlemektedir. DİSK, demokrasi dışı arayışlara karşıdır. Askerî çözümlerin ülkeyi nerelere getirdiğinin bilincindedir. Bugün yaşananların temelinde,12 Eylül zihniyetinin yattığı unutulmamalıdır. Açıkça, gerekçesi ne olursa olsun askerî müdahaleleri doğru bulmadığımızı ilan ediyoruz. Buradan çıkış yolu erken seçimdir, halka gitmektir.”

1 Mayıs bayram ilan etmek; ne DİSK’in gönülden bağlı olduğu Kemalist rejime, ne 27 Mayıs’ın “işçi dostu” darbecilerine, ne  açıktan destek verdikleri 12 Martçılara, ne yine “oy ver” dedikleri Ecevit’in CHP’sine, ne 91’den sonra hükümet ortağı olan sosyal demokrat SHP’ye, ne de Beşli Çete olarak hizmet ettikleri 28 Şubatçıların kabinelerine nasip oldu.

Yine bir cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi, sene 2007... Seçimlerden iki hafta önce 14 Nisan 2007 tarihinde,“Cumhuriyetine sahip çık” çağrısı altında mitinge katılanların asıl motivasyonu Çankaya Köşkü'ne eşi başörtülü bir siyasetçinin çıkmasını engellemekti.Üniversite hocalarının cübbeleri ile katıldığı, baroların destek verdiği, merkez medyanın Türkiye'nin çağdaş yüzleri laikliğe ve üniter devlete sahip çıkıyor manşetleri ile verdiği bu mitinglerde: “Ne ABD ne AB Tam Bağımsız Türkiye.” “Toprak vatandır, satılamaz”, “Kahrolsun ABD emperyalizmi”,“Kasımpaşa İmamı kaça sattın vatanı ? "Birleşin-Ya özgürlük ya vatan-Vatan yoksa namus da yok”, “Ne şeriat ne darbe tam bağımsız Türkiye...” diye  sloganların atıldığını unutmadık.

Talihin bir cilvesi, 2009’da muhafazakâr demokrat AK Parti yaptı bu devrimciliği. Yetmedi Taksim’i de iki yıl kutlamalara açtı.Gezi’nin tekrarlanmaması, şehir merkezlerinde miting yapılmaması gibi sebeplerle şimdi Taksim’i 1 Mayıs’a yasaklıyor aynı iktidar. Alternatif yerler, ücretsiz ulaşım hizmeti vadederek. Bu yüzden otoriter, totaliter, 12 Eylül’den bile kötü oluyor.Sol Türkiye’de Kemalizmi ve 27 Mayıs ve benzeri girişimleri reddederek büyüdü.   

1 Mayıslar ve Newrozlar,barış, demokrasi, özgürlük ve adalet için direniş günleridir.Bu nedenle; 1 Mayıs ve Newrozlardaki direniş ruhuyla alanlara çıkarak demokrasi taleplerimizi haykıralım..!

 

 

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri