İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 06-06-2016 05:22

Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi?


Ülkelerin gelişmişlik durumu ile üniversitelerin düzeyi arasında doğrudan bir ilişki vardır. Çünkü ülkeyi dönüştürecek ve geliştirecek olan bilginin ortamı ve muhiti üniversitelerdir.Türkiye’nin değiştiğini ve geliştiğini savunuyorsak, bunun ilk belirtilerinin üniversitelerde gözlemlenmesi beklenir. Üniversite deyince, özgün bilgi üreten, ekonomide motor güç konumuna geçen ve çoğu kuruma öncülük ederek onlarla paydaş projeler ortaya koyan dahası nitelikli öğrenci mezun eden kurumlar akla gelmektedir.Ancak ülkemizdeki üniversite sorunu sanki dramatik ve karmaşık bir durum aldı. Her ilde bir üniversite açma projesi, daha fazla bölüm ve çok öğrenci dolayısıyla mümkün olduğunca fazla diploma verme yarışına dönüştü.
İdeolojilerin birer aygıtı olan bu kurumlardan bilgi üretmesi ne kadar beklenebilinir?.. Esasında sözkonusu kalite sorunu, dünyanın problemidir.  
Ancak sanki işin başında akademisyenlerin niteliğinin sorgulanması gerekmektedir.  
Fakat bizdeki sorun, ihtişamlı bir dönem yaşanmadan bu sıradanlığın baş göstermesi; Daha tehlikeli boyutu ise, sözkonusu problemli hâlin kanıksanmasıdır. Bir vizyon oluşturamayan, malumat aktaran bir akedemisyen üniversiteyi ne kadar ileriye götürebilir? Dahası kendini yenilemeyen, gelişime açık olmayan bireyler, yarını inşa edebilir mi?
Anlatmaya çalıştığım sorunlu durumu belki üniversitelerdeki makam, mevki ve gösteriş tutkusu da açığa vurmaktadır. Çünkü olgunluğun, derinliğin ve gerçek anlamda bilgiye tutkunun göstergesi tevazudur. Lâkin bizim üniversitelerimizdeki yönetici kadroların odalarını gözlemlersek, hal-i pür melalimizi sanki ifşa etmektedir.Gösterişli masalar, heybetli koltuklar, çekince uyandıracak kürsüler, sadece bize has bir tür geri kalmışlık gösterisi izlenimi uyandırmaktadır. Gelişmiş ülkelere baktığımızda,sıradan görünmek büyüklük işaretidir. Daha doğrusu makam ve ünvan basit etiketlerdir; önemli olan etki gücü ve verimlilik derecesidir.Oysa bizdeki etiket ve gösteriş tutkusu, kendimizi büyütmek için paravanlar kullanmaktan başka birşey değildir.
Dahası var... Her ilde bir üniversite açılması, gizlenmiş ve bastırılmış yönecilik arzusunu yeniden canlandırdı. Oysa iyi akademisyenlerin yöneticiliğe teşne olmaması beklenir.Hakiki akademisyen kitaplardan çok gönlüyle öğretmelidir.Sokrates’in ifadesiyle kafa ve gönül ayrılığı da üniversitlerimizdeki bir başka sorundur. Batı dünyası, yüzyıl önce hem bilgiyi hem de insanı atomize etti. Fakat şimdilerde, disiplinler-arası çalışmalarla bütünlük arayışında. Biz ise mümkün olduğunca parçalama hevesindeyiz. Bu paramparçalılık durumu, üniversite gibi evrensel ve dünyalı olmalı iddiasının hayli gerisinde kalmaktadır.
Bizim zamanımızda,Üniversitelerdeki mücadele; Sağ -Sol siyasi hareket ve partilerin,Üniversite,Yurt,sendika,dernek ve mahalleleri ele geçirme olaylarına,ne yazıkki  1975-80 arasında aynı yolun yolçularının birbirleriyle ölümlere varan olsaylarına şahit olduk.. 80 Darbesi her iki tarafada yapması gerekenden fazlasını yaptı.*''68 ve 78 kuşağı olarak,Kendi hatalarımızla yüzleşmedik veya yüzleşmekte yavaş kaldık.Şurasıda bir gerçekki çoğunluk olarak; İdealize ettiğimiz “deneyim”lerin, hayal ettiğimiz sonuçlar yaratmadığını görebiliyoruz.Bu nedenlede; Bugün isimleri ve söylemleri nasıl olursa olsun,hiç biri gerçek sol değil.Derli toplu, köşeleri ve derinliği belirgin sistematik bir ideoloji ya da bir siyasal program üzerine  düşünülmüş bir siyasi programı olan bir “sol” dan söz etmek mümkün değil. Çünkü; 70’lerden farklı olarak,“Sosyalist/solcu” kavramı bir düşünsel/siyasal pratiği değil,kişisel tarihlerde edinilmiş bir kimlik duygusunu ifade eder oldu. Artık ne “proletarya diktatörlüğü” kavramına yüz veren vardı, ne de Çayanist “suni denge” öğretileriyle,  “kırlardan mı başlayalım, şehirlerden mi” tartışmalarıyla ya da “barışçı geçiş” teorileriyle ilgilenen kalmıştı…  Dönemimizi kutsayıcı değerlendirmeler yapanlarımız da oldu.Hala yapmaya devam edenlerimizde var'' 90 lı yıllardan sonra ise,adı var kendi yok,siyasi tesbitleri eskinin kopyası ve bizleri taklit etmeye çalışanlar trajediyi oynuyorlar.
Çünkü; Bazı üniversitelere gittiğinizde, daha içeri adımınızı atar atmaz hissediyorsunuz bunu. Duvarlardaki tek bir siyasi görüşün hakimiyetini yansıtan afiş, slogan ve bildiriler, size nasıl bir yere geldiğinizin ilk ipuçlarını veriyor.Üniversite doğası gereği her çeşit fikirden öğrencinin olduğu bir yer, ama bu çeşitliliğin hiçbir görünürlüğü yok. Egemen gruba aykırı düşünen öğrenciler biraz fazla dikkat çekecek etkinliklere kalkıştıklarında tartaklanıyorlar, dövülüyorlar.Hatta sopalı, bıçaklı kavgalarda hayatını kaybeden gençler bile oluyor.Her üniversiteye musallat olan bir ideolojik grup, binlerce, on binlerce öğrenci üzerinde terör estiriyor.Peki bu nasıl mümkün olabiliyor? Çünkü“örgütlü azınlıklar örgütsüz çoğunluğu yönetir” kuralı işliyor ve üniversite yönetimleri de bunu veri kabul ediyor.Yani; Anakronik bir şey yaşadığımız. Sanki 1980 öncesinde kalmış bir şiddetin hayaleti, büyük üniversitelerin kampüslerinde dolaşıyor. Kurtarılmış bölgeler, kendisi gibi olmayan genci acımasızca döven, hatta öldüren kesin inançlı sağ ve sol fanatikler ve bu kötülüğe karşı tek söz etmemekle kalmayıp, onlara çanak tutan, kendi öğrencilerini veya genç akademisyenleri hedef gösteren veya onlara sahip çıkmayan ahlâksız hocalar..
Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde böyle üniversiteler göremezsiniz. Çünkü üniversitede herkese ve her fikre yer vardır.Dine pozitif bakan fikirlere de, negatif bakan fikirlere de. Özgürlükçü fikirlere de, ayrılıkçı, bölücü, ırkçı fikirlere de. Akademik özgürlük açısından ülkenin toprak bütünlüğünden yana fikirlerle bunun tam tersini savunan fikirler aynı değerdedir. Akademik özgürlük ilkesi ikisini de aynı ölçüde korur.Ama akademik özgürlük bir şeyikorumaz: Fiziksel şiddeti.Farklı fikirlerin dile getirilebileceği atmosferi korumak için şiddete hiçbir şekilde tolerans göstermez.İster bir dünya görüşü ve yaşam biçimi adına, isterse de vatan, millet, halk, din, Türklük, Kürtlük, sosyalizm veya liberalizm adına bir öğrenci diğerine bir fiske vurmaya kalkmayı aklından bile geçirmemelidir. Üniversitenin sahiden üniversite olabilmesi için her tür fikrin dile getirilebilmesi ve bunun engellenmemesi şarttır. Bunu engelleyen, sağcı veya solcu, kendisi gibi olmayan öğrencilere şiddet uygulayan öğrenciye tolerans gösterilmemelidir.Her bir öğrenci veya öğretim üyesi, akademik personel veya kampüsteki bir konferansa katılan misafir, en kabul edilemez fikri dile getirse bile başına bir şey gelmeyeceğini bilmelidir.
Özgürlüğün klasik sınırını gösteren bir ifade vardır: “Ali’nin yumruğunu sallama özgürlüğü, Veli’nin burnunun başladığı noktada biter.”Bu sınırı ihlal edeni kampüste tutmak, üniversiteye içkin olan en temel değeri, akademik özgürlüğü ihlal anlamını taşır.Anneler babalar kılına zarar gelmemesi için üstüne titredikleri evlatlarını, fanatik zorbalar dövüp yaralasınlar, canına kast etsinler diye göndermiyor üniversiteye.Artık hukukun bu zorbalığa son vermesinin zamanı.Üniversitenin üniversite olabilmesi için.Siz hiç “Harvard Üniversitesi’nde kafama odunla vurdular” gibi bir söz duyabilir misiniz?.. Böyle tuhaf bir sözü herhangi bir hukuk devletindeki herhangi bir üniversitede duyabilir misiniz?..Ama ne yazkki,Türkiye’de bu oluyor. Üstelik de zorbalığa dair bir teamül oluşmuş ve bu kötülüğe neşter de vurulmuyor. Üniversitelerde orman kanunu işleten siyasi çetelere göz yumuluyor. Bundandır ki, yaşama hakkını bile tehdit eden insan hakları ihlallerinin ardı arkası kesilmiyor.
Üniversiteye gelen öğrenci şunu bilmelidir: En aykırı görülen fikri dahi dile getirsem, akademik özgürlük ilkesi beni korur ve kılıma zarar gelmez; ve ben de farklı fikri dile getiren öğrencinin kılına dokunursam kendimi kapının önünde bulurum.Üniversite öğrencinin şiddete uğramama hakkını ve can güvenliğini konuşacağımız yer olmamalı.Bunu sağlayamayan rektörün de orada durması hata.Artık hukukun bu zorbalığa son vermesi gerek.“Keşke sersemlerin alınyazısıdır” bir Toskana sözü. Keşkesiz bir yaşamda malesef  kolay değil.
Benim gibi 12 Eylül darbesi öncesinde üniversitede okumuş kimseler üniversitelerin nasıl radikal fraksiyonların yatağına dönüştüğünü, kimi üniversite/fakülte yöneticilerinin ve akademisyenlerin buna nasıl çanak tuttuğunu, destek verdiğini iyi hatırlar.Eskiden kendime, “niye bazı insanlar, kendi özgürlük alanlarını daraltmadığı halde başkalarının özgürlük alanını genişleten adımlara bu kadar sert bir biçimde karşı çıkarlar” diye sorar, işin içinden çıkamazdım...Öyle ya, kendi mutluluğu azalmayacak, fakat bu arada başkalarının mutluluğu çoğalacak... O zaman niye bu sertlik?
Ya da: Neden başkalarının mutluluğu çoğalırken, kendilerinden hiçbir şey gitmediği halde kendilerini mutsuz hissediyorlar?..Zamanla buldum bu sorunun cevabını: Karşılıklı korku... Başkalarının özgürlük alanının genişlemesinin zamanla kendi özgürlük alanını daraltacağına dair korku...
Bu korku da hiç kuşkusuz, “kutup”ların sadece kendi haklarıyla ve hukuklarıyla ilgili olmalarından, biribirlerinden hiçbir anlayış görmemelerinden kaynaklanıyor.
Bu deli gömleğinin bir anda ortadan kalkmasını bekleyemeyiz, bu romantizm olur. Fakat hiç değilse seküler ve dindar diye bölünmüş dünyaların içinde yer alsalar da  “kutup”ların ağırlıklı tavrının dışına çıkabilmişleri, çıkmaya çalışanları boğmamaya gayret edemez miyiz?
Unutmayalım ki, bu türden bağlantı kayışları da koparsa, “kültürler savaşı”nın önünde artık hiçbir engel kalmaz.Öğrencilerin öğrenme ve hocaların öğretme özgürlüğü mutlak teminat altında olmadığı bir yerden hayır çıkmaz!

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 30 14
  • 2 Beşiktaş 27 14
  • 3 Trabzonspor 26 14
  • 4 İstanbul Başakşehir 26 14
  • 5 Fenerbahçe 25 14
  • 6 Galatasaray 23 14
  • 7 Alanyaspor 22 14
  • 8 Yeni Malatyaspor 20 14
  • 9 Göztepe 20 14
  • 10 Denizlispor 18 14
  • 11 Gaziantep FK 17 14
  • 12 Çaykur Rizespor 17 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 14 14
  • 15 Kasımpaşa 12 14
  • 16 Antalyaspor 12 14
  • 17 MKE Ankaragücü 9 14
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA