İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 26-07-2016 07:50

ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR...

Dünyadaki bütün darbeleri ABD yaptırmamışsa bile çoğunda parmağının olduğu, Ortadoğu ve Latin Amerika’yı dizayn etmek için çok kanlı darbeler yaptırdığı sır değil. En son, binlerce insanın öldürüldüğü Mısır darbesine (Avrupa ile birlikte) darbe bile diyemediler ama silah ve para yardımı yağdırdılar.Kanaatimce temel hedef, Ortadoğu’da ülkeleri bölüp daha küçük devletçikler halinde yönetme stratejisine Türkiye’yi de dâhil etmek.FETÖ darbesi başarılı olsa sadece hoşnut olunmayan yönetimi devirip kenara çekilmeyecekti. Bir tür Scientology tarikatı gibi örgütlenmiş bu istihbarat şebekesi iktidara kalıcı olarak yerleşecek ve Türkiye haritası değişecekti.Bu noktada PKK’nın da projenin parçası olduğunu düşünüyorum. Hendek savaşlarıyla kurulmak istenen alan hâkimiyetinin anlamı buydu ve PKK, en azından 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde, şimdi FETÖ örgütünden aranan firari Ekrem Dumanlı’nın Diyarbakır Belediyesi’nde görüntülendiği günlerden beri FETÖ ile işbirliğine girdi.Buna ABD’nin Suriye’de PYD’yi müttefiki gördüğünü ısrarla vurgulamasını da ekleyelim.
Uludere ve 7 Şubat MİT krizinden başlayarak, Gezi kalkışması, 17-25 Aralık operasyonları, 6-8 Ekim katliamları, 7 Haziran seçimlerinde “%60’lık blok”, olmazsa “Grand Coalition’, ardından PKK’nın ‘devrimci halk savaşı’ ile her türlü yöntem denendi. Bir yandan da seküler ve sol kesimin, Batı basını ve kurumları eşliğinde “Türkiye IŞİD’i destekliyor” propagandası işledi.Hiçbiri tutmayınca 15 Temmuz hamlesi geldi. Bunun da işaretlerini Batı basınında açıktan vermeye başlamışlardı.
Yine bu konuda yapılan açıklamalara ve zamanlamayada değinmek gerek. Darbe girişimi NATO toplantısından bir hafta sonra oldu. Koskoca NATO, kendisine bağlı ikinci büyük ordudaki bu hareketlilikten hiç haberdar olmamış olamaz. Ama herhangi bir uyarıda bulunmadılar.Türkiye Rusya ile ilişkileri tam rayına sokmaya başlamıştı. ABD Dışişleri Bakanı Kerry darbeden bir gün önce Lavrov ile Moskova’da el sıkıştı. Sonradan Rusya’nın MİT’i ‘askeri hareketlilik’ konusunda bilgilendirdiği haberi geldi. Kerry darbeyle ilgili açıklamasını iki gün sonra Brüksel’den yaptı. ABD’nin ilk açıklaması ‘darbeye karşıyız’ değil, ‘barış ve istikrardan yanayız’ oldu. Darbe başarısız olduktan sonra ise ‘seçilmiş hükümeti destekliyoruz’a çevirdiler. Putin geçmiş olsun demek ve desteğini belirtmek için ilk gün ararken, Obama dört gün sonra, darbenin tamamen savuşturulduğu anlaşıldıktan sonra Erdoğan’ı aradı.
15 Temmuz günü, 27 Mayıs’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de ve 28 Şubat’ta yaptıklarını tekrardan yapmak isteyenler, namlularını halkın üzerilerine sürdüler. Fakat bu kez, toplum bir bütün olarak kendi aklını kullanma cesaretini gösterdi ve iradesini gasp edenlerin karşısında durdu. Siyasal iktidarın eski-yeni bütün mensupları, şapkalarını alıp gitmediler, asil bir şekilde halkın emanetine sahip çıktılar. Muhalefet partileri, darbecilere “gel, gel” yapmadılar,onların karşısında durdular.Anayasa Mahkemesi, demokrasi dışı yöntemleri reddetti. Sivil toplum örgütleri, demokrasiden yana saf tuttu. Ordunun ve emniyetin demokratik kurallara riayet eden güçleri, darbecileri saf dışı bırakmak için büyük bir mücadele verdiler.Ama özellikle medya ve halkın kendisi takdirlerin en büyüğünü hak ediyor. Özgürlüğün ancak özgürlük alanlarını ve özgürlü genişleterek muhafaza edilebileceği bir kez daha tecrübe edildiğinin sınavını başarıyla verdiler... Eskilerden çok daha aşağılık yöntemlere başvuran, halka helikopter ve savaş uçaklarından mermi yağdıran, Meclis’i yıkan, Cumhurbaşkanı’nın kaldığı yeri bombalayıp uçağını taciz eden cuntacılara karşı, ilk andan itibaren canını ortaya koydu. Bir kez daha kendisinin aşağılanmasına imkan tanımadı. Demokratik namusunun paspas edilmesine geçit vermedi. Tankların önüne yattı, silahlara bedenini siper etti.Kısaca;Silahsız kuvvetler silahlı kuvvetleri püskürttü.Demokrasi, darbeyi yendi! 
Kimse kusura bakmasın, darbeye karşı “Türkiye tek yürek” falan olmadı. Kuaförlü saçlarıyla “Cumhuriyet kadınları”, tiyatrocular, mankenler, afili isimler uydurup birleşen sol gruplar, yılların güya insan hakları aktivistleri filan yoktu sokakta. Aksine, evlerinde oturup bunun Erdoğan’ın mizanseni bir tiyatro olduğunu yayıyorlardı sosyal medyadan. Hatta ömrünü “TC ordusu darbecidir, Kürdistan’da işgalcidir” söylemiyle geçiren insan hakları aktivisti Eren Keskin, “mağdur olan” darbeci askerleri İHD’ye başvurmaya davet etti!..Gezi ayaklanmasında gördüğümüz profili ise tanklar sokağa inip halka ateş açarken ortada göremedik. Güya özgürlük için ve “otoriterleşmeye karşı” sokakları yakıp yıkan kitleden, otoriterliğin şahı tepemizde savaş jetlerini uçururken ses çıkmadı.Sol örgütler darbeye karşı sokağa çağrı yapmadı. Kılıçdaroğlu meclisteki olağanüstü toplantıda karşı çıktı ama darbenin püskürtülmesini  parlamenter demokrasinin zaferi ilan etti. CHP tabanını darbeye kitlesel bir karşı koyuşa çağırmadı. Demirtaş ve Yüksekdağ meclise bile gitmedi. Yerlerine konuşan İdris Baluken, yine yalan söyleyerek, darbe girişimini “hükümetin 7 Haziran sonrası Kürtlere karşı başlattığı savaşa” bağladı. En ufak olayda Kürtleri sokağa dökülmeye çağıran HDP, aynı Kürtlere “darbeye direnin” bile demedi.
Şimdi hepsi bir olmuş yok Erdoğan’ın mizanseni, yok tiyatro diyerek, çıplak elleriyle tankları durduran halkın direnişini itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Hasan Cemal gibiler de “askeri darbe durduruldu ama şimdi Erdoğan darbesi geliyor” yazıları döşenmeye başladı bile. Apaçık darbeye direnmedikleri gibi arsızca, yüzsüzce homurdanıp mızıldanmaktan başka bir işe yaramadılar.Oysa beğenmedikleri makarnacılar daha ilk anda,81 vilayette yüzbinlerle, sabahlara kadar sokaklara dökülüp onların da, demokrasinin de geleceğini kurtardı.  
Sağ Kemalistlerin de, “sol” Kemalistlerin de Stalinistlerle ortak özelliği halkı küçük görmektir, yönetilecek bir koyun sürüsü olarak görmektir, “toplumu değiştirmek gerekiyorsa, onu da biz yaparız” inancıdır. Buna bir de orta sınıfların “kaba saba” kitlelerden duyduğu korkuyu eklersek, kendini “sol” zanneden kesimlerin epey bir kısmında son iki üç gündür yaşanan hezeyanı anlamak mümkün olur.Sosyalizm ise, toplumun ancak büyük emekçi kitlelerin eylemi sonucu değişebileceği inancıdır. Büyük kitleler harekete geçtiği zaman bir sosyalist ancak heyecan duyabilir.Kitleler her zaman haklı mıdır? Sağcı olamaz mı? Gerici olamaz mı? Evet, olabilir. Bu sorular elbette sorulacaktır, elbette analizler yapılacaktır, taktikler, stratejiler geliştirilecektir.Ama önce heyecanla kitlelerin içinde,arasında olmak gerekir.Sosyalist bir örgüt önce tüm varlığıyla kitlenin bir parçası olur, hareketin, tartışmaların içinde yerini alır.Sonra? Sonra ne olacağını kimse önceden bilemez, belirleyemez. Hiçbir şeyin garantisi yoktur. Güçler dengesine bağlıdır; örgütlülük düzeyine bağlıdır; hatta tesadüfî gelişmelere bile bağlıdır.Ne olacağını önceden bilemeyiz. Ama şu kadarı kesin: Hareketin, kitlelerin dışında durup burun kıvıranlardan hiçbir nane olmayacaktır.Bu kitleyi küçük gören, desteklemeyen, içinde yer almayan hiçbir kişi veya örgüt sosyalist sıfatını hak etmez.
Taraf gazetesi eski yazarı ve şair Roni Margulies,10 gün önce Cemaat’in gazetesi Özgür Düşünce’den Hüseyin Keleş’e "Veli Küçük'ün serbest olduğu bir ülkede ben hiç rahat edemem...Veli Küçük'ün serbest olmasından asıl AKP'nin rahat etmemesi gerekiyor.Veli Küçük bir darbeci. Becerememiş bugüne kadar, ama bundan vazgeçtiği anlamına gelmez.... Mesela, bütün Ergenekoncular, bütün Balyozcular, bütün darbeciler şu anda serbest...Ellerini kollarını sallaya sallaya geziniyorlar. Ben sizi temin ederim ki, bir araya gelip hükümete karşı darbe planı yapıyorlardır. Yapabilirler mi, yapamazlar mı, bu başka mesele, ama planladıklarından kuşkum yok....Ben AK Parti tabanının aptal insanlardan oluştuğunu düşünmüyorum. AK Parti neden derin devletle anlaştı, neden darbecileri serbest bıraktı sorusunu ben kendime sorup cevap arıyorsam, AKP tabanı da bu soruları sorup cevap arıyor.Bunun izahatı yok..'' ifadelerini kullanmıştı.Roni’nin bu sözlerine kafayı takan darbe aklayıcısı sayısı çoktu. Bunların bazıları kendilerini solcu olarak adlandırıyor. Roni’yi hayal kurmakla suçluyorlardı. Ama aralarında en etkili olan Ertuğrul Özkök’tü. Özkök, Roni’yi suçlayarak şunları yazmıştı: “Susun artık, sizden beklediğimiz sadece biraz utanmanız” başlığıyla öne çıkan yazısında, Özkök, "Herkes onların gözünde darbeciydi. Bir tek onlar tertemiz, pirüpaktı. Hayır kardeşim, sizdiniz kötü olan. Bu kafa yolu açtı onca kumpasa, onca zulme. Susun artık. Artık sizden beklediğimiz sadece biraz utanmanız" diyordu. 

Darbe püskürtülmüş olabilir, ancak bu darbeyi planlayanları küçük görmemek gerekir. Oldukça planlı, örgütlü ve pek çok üst düzeyde komutanın içinde yer aldığı bir girişimdi.Genelkurmay Başkanını bile saatlerce rehin alabilecek, ülkenin hava kuvvetlerini neredeyse tamamıyla denetim altında tutabilen bir girişimin, çok ciddi bir örgütlenmeye sahip olduğu aşikâr. Ancak kimi teknik hatalar, bu belanın şimdilik atlatılmış olmasından büyük bir rol oynadı.Çoğumuz FETÖ’nün ordu hariç devletin her kurumunda örgütlenmiş olduğunu biliyorduk.Meğer, bırakın sızmayı, orduyu tamamen ele geçirmelerine ramak kalmış. Belki biraz daha sabretseler, tüm ülkeyi darbe yapmadan ele geçirebilirlerdi. Olayın vahametini anlayabilmek açısından,  Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın  emir subayı  Yarbay Levent Türkkan’ın şu sözlerine bakalım: “Benim şahsi kanaatim 1990’lı yıllardan bu yana sınavla okullardan gelen ve orduya alınan subayların yüzde 60-70’i cemaatçidir.Genelde kurmay subaylardır. Özel kalem müdürü, başdanışman, Cumhurbaşkanlığı Başyaveri, Muhafız Alay Komutanı kesin olarak cemaatçidir. Herkes abisine bağlıdır” (Milliyet, 21.07. 20016).
Ancak bu durumun ortaya çıkardığı daha vahim bir mesele var: Darbecilerin tesbit edilip devletten çıkartılması veya tasfiye edilmesi. İşte işin en zor tarafı da bu. Çünkü bu yapı oldukça kökleşmiş; artık, başta ordu olmak üzere devlet içinde derin köklere sahip. Zaten ordu içindeki her üç generalden birinin darbe şüphelisi olarak gözaltına alınmış olması da buna işaret ediyor.Şu anda TSK’da 1987-1991 yılları arasındaki Harp Okulu Mezunları tuğgeneral olarak görev yapıyor. Yani bu tuğgeneraller 1979-83 arasında askerî liselere girmiş olmalı.Yani en az 40 yıllık bir projeden bahsediyoruz.Tuğgeneral ve Tuğamirallerden büyük bir kısmının gözaltına alındığını haberlerden okuyoruz.Eğer darbe gerçekleştirilmiş olsaydı,bu isimlerin nerelerde görev alaçaklarını okuduğumuzda ise karşımıza başka bir gerçek daha çıkıyor.Son sekiz Genelkurmay Başkanı’nın Özel Kalem Müdürleri yani en yakınlarında, gölgeleri gibi olan çalışma arkadaşları FETÖ’cü ve 15 Temmuz darbe girişimi içinde yer almış.Yani bu kronolojiyi, 28 Şubat’ın Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’ya kadar da uzatmak mümkün....Kısaca Cemaat çok uzun yıllardır Genelkurmay karargahına hakim pozisyonlarda. 
Bana göre, işgalin bile bir meşruiyeti olabilir, ancak darbelerin meşruiyeti yoktur.Belli ki başta ordu olmak üzere,pek çok kurumda bir yeniden yapılanma ihtiyacı söz konusu. Devlet kurumlarındaki istihdamda, ülkenin çoğulcu yapısı esas alınmalı; tek renk, tek kimlik, tek mezhep tarzı ve özellikle de “cemaatçi” yapılanma anlayışından olabildiğince uzak durulmalı.Bir Kürt, bir Alevi, bir Hıristiyan vatandaşımız da orduda kendi kimliğiyle general olabilmeli ve güvenlik teşkilatlarında yer alabilmeli.Kısacası, devletteki istihdam “kimlik odaklı” değil,ehliyet, liyakat ve sadakat esaslı olmalıdır. 
 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA