İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 13-09-2016 08:31

Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken !

Evet, bugün bayram. Aynı zamanda bu ülkede insanların hayatını çalan 12 Eylül darbesinin de yıldönümü.
İnsanız işte; tomurcuk oluyor yeşeriyoruz, sallanıyoruz rüzgarda ve bir gün hafif bir darbede savuruluyoruz toprağa. İşte bu kadar kısa sürede hayata dair ortaya ne koyduğumuz önemli. Kötülük ve iyilikler birbirinin kardeşidir. Aynı pınardan beslenir. Bu Eylül ve bayram gününde bir iç hesaplaşma yolculuğuna çıkarken bunları düşündüm çokça…Neyse konumuza dönelim...

1947’de Güney ucu Kızıldeniz’e uzanan, Batı yüzü boylu boyunca Akdeniz’e bakan muhteşem ülke,bir zamanlar  bütünüyle Filistin’dir.Ve yine bu ülkede bir zamanlar,Müslüman Filistinliler,Yahudi halkı ve Hristiyanlar,barış içinde kardeşçe yaşamaktadır.Sonra 1967’de sadece Ramallah kalmıştır.Gerisi tamamen beyaza boyanmış ve İsrail’e aittir.2000’de ise işgal edilmemiş bir nokta bile yoktur, Filistinliler evlerinden çıkarılıp sürülmüş, sadece benek ya da leke şeklinde görülen bazı yeşil serpintilerde varlıklarını sürdürmektedir. Bu nedenle Mahmut Derviş’in “yağ ve bal akan” ülkesinden söz ettiği “Bir Filistin vardı/ Bir Filistin yine var” mısralarını doğrulamak için belge toplamak,sayfalar dolusu kitablar okumak,şiirlerde, şarkılarda, eski bir kimlikte, fotoğraflarda ve yaşlıların masal gibi anlattıkları anılarında ve çekilen filmlerde Filistin tarihini öğreninçe,konuya kayıtsız kalmanın insanım diyene yakışmadığını, sizlerde kabul edersiniz diye düşünerek bu yazıyı yazdım.. . 
Konumuza girmeden önçe,herkesin bildiği Atatürk havalimanına yapılan terör saldırısından bir detayı sizlerle paylaşmak istiyorum..Fethi Bayoudh, Tunus’ta askerî hastanenin pediatric kliniğinin başhekimi bir profesördü... Eşi de doktordu.Tunus’un varlıklı, tanınmış, seküler bir ailesiydiler.2012 yılında 22 yaşındaki oğulları Anoaur, yine bir doktor ailenin kızı olan kız arkadaşıyla birlikte burs kazanıp eğitim için İsviçre’ye gitti.Sonra da ortadan kayboldu. Bir sene sonra bir telefon geldi. Arayan Anoaur’du. İyi olduğunu, Suriye’de, sözde “İslam Devleti’nde olduğunu ailesine söyledi ve telefonu kapattı. İsviçre’den önce Musul’a oradan Suriye’ye gittikleri ortaya çıktı.
Fethi Bayoudh ve eşi oğlunu geri getirmek için bütün bağlantılarını kullandı, ona ulaşmaya ve onu geri dönmeye ikna etmeye çalıştı. Türkiye’deki Tunus Büyükelçiliği’ndeki arkadaşı Türkiye’deki mevkidaşlarıyla görüştüler. En sonunda Anoaur’un Suriye’de DAEŞ’le çatışan bir muhalif grubun eline esir düştüğü, hapiste olduğu ortaya çıktı.
Muhalif grup, Anoaur’u Türkiyeli yetkililere teslim edecekti. Görüşmeler sürüyordu. Fethi Bayoudh ve eşi çocuklarına kavuşmanın heyecanıyla buluşmadan haftalar önce İstanbul’a geldiler. 28 Haziran 2016 günü akşam saatlerinde uçakları Atatürk Havalimanı’na indi. Bavullarını alıp dışarı çıkmaya hazırlanırken karşılarına oğullarını kurtarmaya çalıştıkları DAEŞ militanları çıktı.
Saldırıda Profesör Bayoudh hayatını kaybetti, eşi hafif yaralarla kurtuldu.Bu trajik hikâyeden öğrenilecek çok şey varken, Atatürk Havalimanı katliamından sonra yapılan tartışmalardan geriye her şeyi komployla açıklayan bir ‘üst akıl yapmıştır’la, bu saldırıya bütün Müslümanları ortak etmeye çalışan standart bir İslamofobik refleksten başka bir şey kalmadı. Halbuki DAEŞ’ten, PKK’dan bahsederken hem uluslararası ilişkiler, hem sosyoloji  hem ilahiyat hem tarihe ihtiyacımız var.Çünkü;Tunuslu laik bir doktorun oğlunu ikna edip İsviçre’den Rakka’ya getiren nedenlerle,Üç Çeçen,Kırgız’ı İstanbul’da havaalanını basıp herkese ateş açarak kendilerini patlatmaya  götüren motivasyonu sadece anlamak da yetmeyecek, ona cevap vermek için İlahiyat tartışmalarına, sosyo-psikolojik arka plana dokunan projelere ihtiyacımız var. Ama bütün bunlardan önce Türkiye’de acilen ve en önce dürüstlüğe ihtiyacımız var. 
Terör, uzlaşının bildik yöntemlerini kullanmaksızın, yarattığı tedhiş ve yıldırma duygusuyla hedefine ulaşmak ister.Bu amaçla da toplumu infiale uğratacak, ümitsizliğe sürükleyecek ve gelecekten duyduğu emniyet hissini zedeleyecek eylemlerde bulunur.Günübirlik hayat tedhiş edilir, hayatın doğal ritmi ve akışkanlığı bozulur.İntihar saldırısında bulunan örgütler güya politik bir hedef gözetiyorlar ama aslında sokakta, maişet telaşındaki insanın direncini de kırmak istiyorlar.  
Bunların yanısıra; Terör örgütleri kapalı organizasyonlardır.Bu kapalı organizasyonlara ait olmak müntesiplerine seçilmişlik duygusu verir.Önçe; ‘Ben seçilmiş biriyim ve toplumun diğer kalan kısmından üstünüm’ diye düşünmeye başlar kişi. Önceden sıradan, kimsesiz, gariban  sayılan bir genç birdenbire sözüm ona çok soylu, sözüm ona çok yüce bir amaca hizmet ettiğini düşünen bir kimse haline gelir. Bu özellikle gençler açısından çok önemli bir süreç. Zaten varlığıyla ilgili, aidiyeti ile ilgili bir sürü sorular sormakta olan kişi birdenbire bir hücreye dahil olmakla varlığına çok büyük bir anlam kattığını düşünür. İkincisi, bu güya soylu dava için ölümünden sonra isminin yaşatılacağı, kendisinin ve ailesinin saygın şekilde anılacağı örgüt tarafından empoze edilir. Üçüncüsü, bu tür insanların bu görevlere hazırlanmadan evvel bir hücre eğitimine daha çok da birebir eğitime tabi tutulduğunu söyleyebiliriz. Bu birebir eğitimlerde kişi aslında kendisini feda etmekle davalarına çok mühim bir katkı sunacağına inandırılır. Yani bir ‘beyin yıkama’ işlemi gerçekleştirilir. Kendi varlığınızı grubun varlığına ve o sözüm ona soylu bir amaç uğruna feda etmeniz beklenir.Türkiye’de intihar bombacısı olup pek çok insanımızı katleden bir kişinin taziyesine milletvekilinin gitmesi, sonraki intihar bombacıları için bir kolaylaştırıcıdır. Eğer siz bir eylemi bir toplumda yüce bir eylem olarak tasvip eder ve alkışlarsanız diğer üyelerin  ölüme yürümesi de kolaylaşır.Önceki hayatında da çok yararlı işler yaptığını düşünen, kendine inanan, kendine güveni yüksek, sosyal bağları güçlü insanlar kolay kolay intihar bombacısı olmuyor. Yaşamak için bir nedeni olan kişi intihar etmez. Geçmiş hayatında ne aile ne de toplumla anlamlı bir ilişki kuramamış, türlü uyuşturucuların tezgahından geçmiş, kendisini hiçbir yere ve hiçbir inanca ait hissedemeyen kişinin kendine duyduğu özyıkımsal nefret, terör örgütleri tarafından kolaylıkla kullanılabiliyor.  
Konumuza dönersek; Hany Abu Assad,konumuza duyarlı insanlardan biri .Filistin’de doğup büyümüş, Hollanda’da uçak mühendisi olmuş. Çocuklukta amcası onu bir kovboy filmine götürdüğünde sinemanın arkasını dolaşıp atları arayacak kadar etkilenmiş sinemadan.kısaca; ''İşgal altında yaşarken kurallara uymazsanız hayatınızı sefil hale getirebilirler ama ruhunuzu hayallerinizi alamazlar,'' düşünçesine sahip olmuş biri.Filistin gerçekliğini anlatan çok önemli belgesellerin yanı sıra Sokağa Çıkma Yasağı, Rana’nın Düğünü gibi filmlere imza atması Filistinli bir yönetmenin filmlerini izlerken içinde doğan bir ateşle gerçekleşmiş. Sanat böyle bir şey, ferman dinlemeyen gönül gibi aşk işi.Sinemaya geçiş yaparak ruhumu uyandırdım diyor bir söyleşisinde.
Bu yüzdende,Filistin flimlerini izlerken,kendinizi o topraklarda,onlarla beraber yaşıyor sanıp,başka bir aleme dalıyorsunuz.Öyle bir yaşamın içerisinden,böylesine güzel flimleri dünya sinemasına kazandırmak her toplumun ve kişinin harcı değil...Yönetmen iki intihar bombacısının psikolojisine eğildiği Cenneti Beklerken (Paradise Now-2005) filmiyle sinema dünyasını sarsmış, Oskar ödülü almıştı.2014 yılındaki Ömer filmi ise; işgal altında bir ülkede doğup büyümek ve gündelik hayatı bile gözetim altında sürdürmek neye benzeyebilir sorusuna görsel dille açıklık getirmeye çalışıyor.Özellikle bu flimleri,ülkemizdede yaşanan son olayların nasıl planlanarak uygulandığına vurgu yapması açısından,özellikle izlenmeye çok değer..Bende;flimlerden kısaca bilgi vererek,İlgi ve duyarlılığınıza katkı yapmak istiyorum..(Flimlere Google üzerinden kavuşmak mümkün) 
ÖMER/OMAR : Film birbirlerinin çocukluk arkadaşı olan Ömer, Emced ve Tarık’ın direnmekle direnememek arasında gidip gelen başkaldırılarının bumerang gibi tekrar onları vurmasının hikayesi.Duvarın iki yanında farklı iki Ömer var. Bir tarafta fırıncılık yapan, ailesiyle kardeşleriyle olabildiğince normal bir hayat sürmeye çalışan genç adam, öte tarafta sevdiği kız için ölümü göze alan fedakar cefakar bir aşık, bir de direnişe bir ucundan katılan eylemci. Şehirlerin kasabaların tam ortasından aileleri komşuları ayırarak geçen apartheid duvarını bir ipe tırmanarak, ateş açılmayı ölmeyi göze alarak bir kız için geçmeye çalışması, adam boyu duvarı zayıf bir ipe tutunarak aşmak için ellerini kanatması kurgu değil gerçeğin ta kendisi sanki.  
Fırıncı Ömer, insan onuruna aykırı olabilecek ne varsa görmüş geçirmiş arkadaşlarıyla bir yandan ud çalıp şarkı söylüyor bir yandan da silah talimi yapıyorlar....Ömer sevdiği kızın (Nadya) ağabeyi Tarık’ın ısrarıyla bir askerin vurulması işine karışır, vuran Ebced’dir ama onu tutuklarlar. İşkencede arkadaşlarını ele vermesi istense de konuşmaz.Muhbirlerin cirit attığı yerde temkinlidir ya yine de kanmaktan kurtulamaz.Kayıt alınmıştır bile bir adam tarafından.Tayin edilen avukat da mizansenin parçası, bu itiraf cümlesiyle doksan yıl yatabileceğini söyleyerek Ömer’i muhbir olma yolunda köşeye sıkıştırır. İlk kandıran adam “hain için çıkış yolu yoktur” derken muhbir olmayı kabul etse de etmese de hayatının artık bittiğinin işaretini vermiştir bile. Ömer yine de olanları atlatabileceğini, bu zalim adamları kandırmasının mümkün olduğunu sanır ta ki yolun sonu görünene kadar.
İsrail emniyeti ; Ömer’in muhbir olduğu şayiasını çıkarmaktan geri durmayarak ailesi ve kız arkadaşından kopmasına yol açarlar. Nadya terk edince duvarı tırmanmaya çalışan Ömer’in düşmesi de anlamlı. Çünkü aşkla çıkılabilir ancak bu korkunç duvar, yoksa bu gücü bulamaz insan. Onu düştüğü yerden kaldıran ve tırmanması için destek veren yaşlı Arap sabırlı olmasını, güzel günlerin geleceğini söylerken bildiği bir şey var gibidir. Tarık öldürülür ve bunu Ömer’den bilen bir Filistinli grup peşine düşer,onlardan kurtulması için bu sefer polisten onları yakalatma teklifi. Ömer’in kuşatılması Filistin’in kuşatılmasıdır aslında.Ebced’in anlattığı maymun hikayesi filmin sonuna nokta koyaçaktır.''Afrika’da maymunları yakalamak için dar çukurlara kesme şeker konuluyor ve maymun şekeri almak için elini soktuğunda bir daha çıkaramıyor oradan. Bir nevi kapan.''
Güven telkin ettiği işkencecisi Rami’nin işittiği son söz ise: Afrika’da maymunlar nasıl yakalanıyor biliyor musun?
Cenneti Beklerken; Kais Nashif, Ashraf Barhom İki filistinli gencin radikal gruplar tarafından eğitilerek intihar bombacısı yapılması ve vakti geldiğinde bu bombayı patlatmaları sağlanacaktır. İki genç hedeflerine doğru giderken bir birlerini kaybedecek ve tek başlarına bu yola devam edeceklerdir ve yolda içinde bulundukları durumu sorgulamayı tercih edeceklerdir. 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA