YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM !


Bu makale 2016-10-31 08:22:48 eklenmiş ve 810 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz


İnsan yalnızlığı ile barışmalı.Yalnızlığın “çaresi” yok çünkü.Ne aşk,ne ana,ne baba,ne çocuk,ne Allah’la müşareket çabaları...Hepsi bir yere kadar...Özgür bir varlığa dönüşmek için, birey olmak zorundasınız. Anamızın rahmine düştüğümüz anda, herhalde, bir bütünlükten kopup..nevi şahsına münhasır bir ruh-can ve beden ediniyoruz.Bütünden bir damla gibi ayrılıp farklılaşıyoruz.İşte bunun adı yalnızlık,tır..Yalnızlık ile mücadele etmenin insanı ne kadar büyük bir boşluk duygusuna hapsettiğini fark eden kaç kişi vardır?..İsa haça gerildiğinde, ölüm ânının hemen öncesinde,gücün kendinden çekildiğini hisseder. Gelmiş ve gelecek tüm kötülüklerin yükünü sırtlanmıştır.Yani İsevilerin inancı bu en azından. O “load” (Yük) ânında,Allah gücünü,gözünü, gönlünü, ondan çeker,ilk defa. Çünkü Allah günahtan münezzehtir(arı duru,temiz)..İsa kıvranır o anda, “Eli,eli lama şabaktani!” “Baba baba, beni niye terk ettin!” diye feryat eder.
Babam yakışıklı ve çapkın bir herif olduğu için maaşallah BM gibiydi.Ama köyümüzün bir numaralı çapkını olan dedem 'hınız'(Mahlası) Hasan,ın etki ve kalanderliğinden cesaret alarak,anneme aşık oluyor...Annem yıllar sonra bana “O zamanlar bana babanla evleneceğimi söylerlerdi, hayatta inanmaz,hatta kızardım” diye olayı doğrulamıştır..Babam tüm ekonomik ve yalnızlık riskleri göze alarak onunla evlendi... Babamın demir yollarında işe girmesi,yaşam mücadelesindeki en büyük değişimidir.. Benim ilk yıllarda veliahtı olmamdaki avantajım,sonraki yıllarda azalmıya başlasada,(Babam bana baktığında,kendi geçmişinin tüm kayıplarının giderildiği yeni versiyonunu görüyordu.Sonradan; Önçe üç kız ,sonradan 3te erkek oldu) ilk zamanlarda tek erkek çocuk bendim ve bu nedenlede beni çok sevmesi,yetişmiş olduğu kültürün yansımasının sonuçuydu..Beni  evden gönderdiklerinde savaş başladı. (Çünkü;İlk okul,dan lise mezuniyetime kadar,yatılı bölge okullarında okudum) Bu ayrılık zamanla,önçe Aile sonrada devlet çekirdeğini ve bu çekirdeğin ortaya koyduğu hiyerarşiyi ve disiplini,anti-demokratik yasa ve kuralları kabul etmememe vesile olup,daha sonraları vermeye çalıştığım mücadelelerinde çekirdeğini oluşturmasının en büyük nedeni oldu. 
Hastalığında yanındaysak naz yapar,değilsek anneme; ''Çoçuklara söyleyipte rahatsız etme'' dediğini çok duymuşumdur.Kalb krizi geçirdiği zamanda aynı tavrı takınmış ve ''Ben birazdan dönerim,ortalığı velveleye verme''diyerek Annemi uyarmış.Yaşam kavgasını tüm güçlüklere rağmen başarıyla sonlandırdığı için,ölümden korkmaz,kaderde ne yazıldıysa o gelir diyerek,çoçuklarına güçlü olmalarını tavsiye ederdi.Telefonla,“Nasılsın babacığım” dediğimde, “iyiyim,” der,“bir sıkıntın var mı”, “hayır”,“bir emrin var mı”,“sağol ben iyiyim,sizler nasılsınız''derdi. Hastayım dediğini duymadım desem yalan olmaz.Göndermiş olduğu mektub ve kartlarında baba gibi değil,bir dost,tanış veya makama dilekçe yazar gibi'' Sayın İbrahim bey,veye Korkmaz''diye başlar,nasihat ve görüşlerini kibarça ilettikten sonra,''Yinede karar senindir,çünkü sen yalnışın farkına vardığında,kararını vererek doğruya yönelirsin bundan şüphem yok''der, görev ve makamına vurgu yapan son satırından sonra imzasını atardı.Kimse inanmak zorunda değil ama;Lise yıllarımdan beri şahsıma göndermiş olduğu tüm yazılarını hala saklarım.Babam benim (Çoçuklarınında) hem arkadaşım,hemde sırdaşım,hemde zor karar vereçeğim günlerimde rehberim olmuştur.  
12 Eylül darbesinde,evimizi basan görevlilere ne dediğini,nasıl davrandığını çok iyi biliyorum.Onları misafir perverçe  ağırlamış, kitablarımın bir kısmını yakıp,diğerlerinide toprağa gömerken,hem üzülüp,hemde çok kızdığını defalarça anlatmıştı..Diğer darbelerde de resminin altındaki 'Parti' isimlerini nasıl değiştirdiğini hatırladıkça gülümseyerek gözlerim doluyor..   
Babam hesaplı ve şeffaf bir adamdı.Onunla hep gururlandım, hep övündüm, hep hayran oldum.Gençliğimde çok şiddetli kavgalar ettiğimiz de oldu.Bir keresinde, ben herhalde on yedi on sekiz yaşlarındayken, gene bir gece büyük bir kavga patlamıştı aramızda.Sabaha karşı evi terkedip çıkmıştım.Babam, arkamdan koşup “dön” diyecek bir adam değildi.Bir keresinde sinirlendiğinde, “pijama lastiği gibi bu memleket,” demişti, “çekiyorsun uzuyor, bırakıyorsun eski haline dönüyor” onun ne dediğini defalarca yaşayarak gördük.
Babam,1997 yılının 31 Ekim,inde bizlerden ayrıldı...Ama öldüğünde,bir yanımız gitmişti.Şu an ise yaşam tüm güzelliği ve acımasızlığı ile devam ediyor..Maalesef dostlarımızı kaybedinçe arıyoruz.Ama nafile boşuna... 
Onsuz geçen ilk yıllarımı,büyük bir hüzünle,babamın öldüğü gerçeğini kavramaya çalışarak geçirdim..20.nçi yılına girdiğimiz bu günlerdede,hala aynı kavgayı kendimle veriyorum ve yokluğuna alışamadım.Çünkü ölürken yanında değildim ve evlatları olarak,bizlere hizmetimizi yaptırmadan veda etti.Cenazeye konumum gereği,en son gelenlerdendim.Hastahanenin gelişi güzel tasarlanmış olan morgundan nasıl yattığını görünçe donup kaldığımı hiç unutamam.Yüzüne baktığımda,huzurlu ve sakinçe sanki uyuyordu.Son zamanlarda zayıfladığı için parmaklarının üstündeki kılcal damarların kabarıp görünür olduğu elini öpmüş, kendimi tutmaya çalışmama rağmen küçük bir dal kırılır gibi bir ses çıkmıştı dudaklarımdan. Yanımda duran Hurşit Amçam; Çocukluğum boyunca bana anlattığı hikâyelerle “acıyı taşımayı” ve “güçlü olmayı” öğreten bir adamın başucunda ağlamayacağımı, beni babam için ağlarken kimsenin göremeyeceğini bilmiyordu.(Kendisine; bu günlerde vermiş olduğu yaşam mücadelesinde,geçmiş olsun dilek ve temennilerimi bir daha iletiyorum.O bir sülalenin yaşayan koça çınarıdır. Ve gölgesine ihtiyaçımız olduğunu asla unutmamalı.)
Evet sevgili baba; Her insanın, başkalarının bilmediği, görmediği gizli bir görüntüsü yansır kendi içine.Bu görüntü, çırpıntılı bir suya vuran gölge gibidir, kendi içimize eğildiğimizde kendimizi her an aynı biçimde görmeyiz, sürekli kıpırdayan duygularla oynaşan o sudaki aksimiz bize bazen zaaflarımızı, bazen gücümüzü, bazen eksikliğimizi, bazen fazlalığımızı gösterir.Sürekli değişen o çalkantılı gölgeyi alır, onu, herkese göstereceğimiz bir resim haline getirmeye uğraşırız. İçimizdeki kıpırtılı gölgeyi dışarıya, aklımızın fırça darbeleriyle değiştirip kıpırtısız bir tablo olarak yansıtırız.Sadece kendimizin gördüğü içimizdeki gölgeyle, dışarıya yansıttığımız, herkesin gördüğü resim arasındaki farklar, bizim sırrımızdır.Bu sır, hepimizi kuşkulu, kırılgan, endişeli yapar.Sürekli taşıdığımız bu kırılgan yaradan kurtulmak, dışarıya yansıttığımız resmin asıl kimliğimiz olduğuna hem kendimizi hem de başkalarını ikna etmek için uğraşmak, sanırım hayatımız boyunca hiç bitmeyen, tükenmeyen gizli ve tehlikeli maceramızdır.Başkalarını inandırmak belki daha kolaydır.Ama kendimizi inandırmak? Asıl zor olan odur.
Gördüğümüz gölgenin beğenmediğimiz kırılmalarının gerçek olmadığına, beğendiğimiz her kımıltısının ise gerçek olduğuna inanmamız için başka birinin yardımına muhtacızdır. Bizlere ise bu yardımı sen veriyordun.Bizi sevecek, bizi içimizdeki yansımanın, görmek istediğimiz tabloya uygun olduğuna inandıracak birine ihtiyaç duyduğumuzu bile bile, aramızdan zamansız ayrıldın..Dedikleri doğruysa,mekanın cennet ola.. 

Evet sevgili babaçığım; Kendini yenemeyen insan,hiçbir şeyi yenemez. Yaşam her zaman güçlü olmayı gerektirir.Tek başına ayakta kalmak zordur ama bir kez bunu başarabilirsen hiç kimse ve hiçbir şey seni yıkamıyaçaktır.Bu insanın kendisiyle barışık olması için çok önemli bir yoldur.Biz evlatların nasıl diye merak etme.İngiltere'nin ulusal şairi,oyun yazarı ve oyuncusu Shakespeare ''oğullar babalar öldükten sonra yükselir.'' der...Bunun ne kadar doğru olup-olmadığını,hiç şüphem yok sen biliyor ve bir kenara yazıyorsundur.. 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri