İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 03-01-2017 05:16

PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP..

PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve  HDP..
Fransız medyasının “saygınlık” mertebesine ulaşmış gazetesi olan Le Monde  “ PKK’nın kaybettiği savaş” başlıklı iki bölümlük bir yazı yayınladı. Röportajlar,Allan Kaval imzalı.. İlk bölüm, “Kobane ’de öğrendiğimiz her şeyi burada kullanıyoruz. Rojava’da kent savaşları yöntemleri hakkında eğitim almıştık.Tüneller, barikatlar, patlayıcı tuzakları, bunları burada uyguluyoruz” diye böbürlenen genç Khabat,a ait..ikinçisi ise,Kaval’ın PKK yöneticisi olduğunu söylediği ve Suruç’lu avukat Emin Baran,a ait.''O bir varoluş savaşıydı..Kobane daha önce hiç bilmediğimiz Kürtler arası bir birlik duygusuydu..Bugün artık o coşku ve umud sınırı terk etmiş..Sınırın Türkiye tarafında makinelerin 3 metreden yüksek beton blok duvarlar inşa ederek, Kürtlerin birliğini sadece fiziki değil sembolik olarak da çökerttiğini ..2 Eylülde duvara karşı Kobane Kürtleri gösteri yapmış ve göstericilerden ikisi Türk polisince öldürülmüş ama Türkiyeli Kürtlerden tepki bile gelmemiştir.. Bu tür bir cinayetin bir ayaklanmaya yol açması gerekirdi. Şimdi alıştık artık, Kobane ’den sonra her şey çok değişti...Suriye’deki başarılarının ardından yeni çatışma noktaları oluşturmak ve Türk topraklarındaki kontrolünü genişletmek isteyen Kürt hareketi kansız kaldı,zaferi Türkiye kazandı..Kürt çatışması Türkiye’de yeniden başlıyor.. Türkiye içinde birçok Kobane yaratmak istedik. Güçlü olduğumuz ilçelerde özyönetim ilan edip bazı mahalleleri kontrol altına aldık. Beklentimiz güvenlik güçlerinin provoke etmesiyle (…) Kobane’ de olduğu gibi tüm Kürtlerin ayaklanması ve bunun uluslararası alandaki tepkilerle desteklenmesiydi...Malesef halkın destek vermemesiyle,PKK’nın başlattığı şehir çatışmalarının tam bir bozgunla sonuçlandı.PKK yöneticilerinin gençleri motive etmek çabasıda işe yaramayıp,yalnız kaldılar.. ”değerlendirmesidir.. 
Le Monde,nin girişte de belirttiğim gibi,Türkiye ile ilgili ikinçi yazısı; Fransa’nın büyük düşünce kuruluşlarından Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü IFRI’de Türkiye/Orta Doğu programı sorumlusu Dorothée Schmidt’in görüşlerini içeren Marc Sémo imzalı “ Ankara Moskova’nın örtülü vasalı olmak üzere” başlığını taşıyan bir söyleşi aslında.Bir dönem kendini Erdoğan karşıtlığına adayan Dorothée,birçok konuda mesnetsiz ahkâm kesmeyi de sever.Bunu özellikle,Türk dış politikası hakkında çokbilmişlik taslayarak,yanlış şeyler de vurgular..Örneğin Türkiye’nin Daesh’e destek verdiği iddiasına bir ara sıkı sıkıya sarılmıştı. Fırat Kalkanı operasyonunu izah edebilmek için şimdi Türkiye’nin (Daesh’e destek) politikasını Batılı müttefiklerinin uyarısı üzerine “biraz değiştirdiğini” öne sürüyor ki bu doğru bir tespit değil elbette.
Bir kere, TSK’nın, içindeki ayıklanma nedeniyle, bu operasyonu yapma kapasitesi olmadığını söylüyor ki bu tesbitin yalnış olduğu gelişmelerle ortada..Çünkü;FETÖ mensuplarının ordu içinde yarattığı zafiyeti belki o kaynaklara fazla değer vermesinden ötürü hiç göz önüne almadığının kanıtıdır..Dolayısıyla da Türkiye’nin bu operasyonu zayıf olduğu bir dönemde “güçlü görünmek” için yaptığı görüşü sağlıklı değildir.Doğru olan;Fırat Kalkanı’nın Moskova ile bir uzlaşma sonucu başlatıldığıdır...Ama bu uzlaşmanın Ankara’yı Moskova’nın vasalı yaptığını, Rusya’ya bağımlı kıldığını söylemek çok abartılı bir görüş. Kendisinin de bir yerde belirttiği gibi, operasyon ABD ve Batılı müttefiklerimizin bir türlü kabul etmediği “güvenli bölge” oluşumunu sağlayacak ve daha da önemlisi, beyan ettiğimiz gibi, güney sınırlarımızda bir “terör koridoru” inşa edilmesini engelleyecek bir girişim olduğudur...
Dorothée ’nin doğru olan görüşleri; 1-“Suriyeli Kürtler”  bugün sıkıntıda. Bir kere Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ile kavgalılar. Sonra ellerindeki topraklar dışında başka hiçbir yerde de meşruiyet temeline sahip değiller.O bakımdan PYD’nin alelacele Rojava’da bir sahte devlet kurarak Paris dâhil Avrupa başkentlerinde “diplomatik” bürolar açmasını “arabayı öküzün önüne bağlamak” olarak nitelemesi..2-PYD’nin ABD ve Batılıların müttefiki olması nedeniyle Suriye içindeki konumunu zora sokmuş olması. Ilımlı muhalefet ve ÖSO ile öteden beri gergin olan ilişkileri bir yana, şimdi Esat rejimiyle de çatışmanın eşiğine kadar gelen ilişkiler..tesbitinde bulunmasıdır....3- Bu değerlendirmelerin sonuçunda,PYD’yi bir de Batılı müttefikleri satar mı?   
Dorothée kendisine yöneltilen bu son soruya da makul bir yanıt veriyor. Suriye’de herkesin gündeminin farklı olduğunu,PYD’nin geleceğinin,mülteci akımının önlenmesini önceleyen AB ile biran önce Daesh’e karşı zaferini ilan etme çabasındaki ABD için öncelik taşımadığını...İran’ın PJAK’la, Türkiye’nin PKK ile sorununa benzer bir sorunu bulunduğunu,bundan dolayıda,Suriye faturasını ödeyenlerden birinin de PYD olabileceğinin altını çizmesidir... 
Türkiye,ye döneçek olursak;
Selahattin Demirtaş ise, 26 Şubat 2015’te CNN TÜRK’te Ahmet Hakan’a, “..PKK'ye silah bıraktıracak olan AKP değil, biziz. Eğer biz barajı aşarsak, demokratik siyaset güç kazanırsa,PKK de buna göre adımlar atacaktır... Bizden daha Türkiyeli bir parti yoktur.Bizim yönetimimiz tek bir kimlikten oluşmuyor.Başörtülü de,Alevi de,solcu sosyalist de,kadınlar da,Süryani, Arap,Türk,Kürt de kendini temsil ediyor...Hiç kimse azınlık muamelesi görmemeli.” dedi..7 Haziran akşamı seçim sonuçları açıklandığında, baraj aşılmıştı ve muhtemel bir kaos değil, umut baskın çıkmıştı.7 Haziran akşamı Demirtaş’ın ilk sözleri 'AK Parti ile işbirliği yapmayacağız..''sonraları ise; ''Musul meselesinde başından beri yanlış aktörlerle iş tutmasaydınız, mezhepçilik yapmasaydınız, milliyetçilik, ırkçılık yapmasaydınız ve en önemlisi çözüm masasını devirmeseydiniz, Türkiye'de iç barışı sağlasaydınız, bir tarafınıza Ahrar uş-Şam'ı, bir tarafınıza Nusra'yı alacağınıza bu tarafınıza, çok açık söylüyorum PYD'yi, öbür tarafınıza PKK'yı alsaydınız" diye konuştu.
Bu açıklamaların yapıldığı günlerde,Ne var ki, henüz resmen bitmemiş ve kendilerinin de içerisinde yer aldığı bir 'çözüm süreci' devam ediyordu. O geceki psikolojik zafer ortamında söylenecekler elbette bunlar olmamalıydı. Sonunda;11 Temmuz'da KCK bir bildiri ile ateşkesi bitirdiğini açıkladı ve HDP PKK’nın yasal partisi değildir. Böyle bir çağrı yapamaz. Mevcut şartlarda Öcalan da yapamaz ..Bu tavırlar çözümsüzlükte ısrardır. Bunu hareketimizin kabul etmesi mümkün değildir” şeklinde tepki gösterdi, tavır koydu.KCK eşbaşkanları Bayık ve Hozat 11 Mart 2015’te, Öcalan serbest kalmadan PKK’nın silâh bırakma kararı almayacağını..KCK Eşbaşkanı Besé Hozat 15 Temmuz'da Özgür Gündem gazetesinde yayımlanan yazısında, “Yeni süreç devrimci halk savaşı sürecidir”Cemil Bayık,19 Temmuz'da halka silahlanma çağrısı yaptı ve hepimizin lanetlediği terör eylemleri başladı..Daha sonra ise,Özyönetimler, hendek savaşları ve yıkım başladı..
KCK Yürütme Konseyi adına yapılan yazılı açıklamada halk direnmeye davet ediliyordu: “HDP’lilere yönelik bu gözaltılar, halkın iradesini kırmaya yönelik bir saldırıdır. AKP iktidarına karşı olan ve Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen tüm demokrasi güçlerini ve ilerici insanlığı bu saldırılara karşı mücadeleye çağırıyoruz. Kürd halkı Amed başta olmak üzere tüm şehir ve kasabalarda bu saldırılara karşı ayağa kalkmalıdır. Gün, direnme günüdür. Gün, Kürdün varlığını ortadan kaldırmak isteyenlere karşı ayağa kalkma zamanıdır.”Ancak Kürtler ne buna ne de sonraki çağrılara müspet bir cevap verdi. Çağrılara yüz verilmedi, sokaklara ve meydanlara inilmedi. HDP, çok değil kısa bir süre öncesine kadar, yüzbinleri sahaya çıkarabiliyordu. Peki, ne oldu da coşkulu bir desteğe sahip bir siyasal hareketin talepleri karşılıksız kalmaya başladı?
7 Haziran’dan sonra beklenti, PKK’nin şiddeti terk edip siyasete yol açması ve HDP’nin şiddete izin vermeyecek siyasi ağırlık merkezine dönüşmesiydi. Alt milyon oy, 80 milletvekili ve önü açık % 13’lük oran böyle bir dönüşümü zorunlu kılıyordu. Demokratik siyaseti yükseltmek yerine -açık ara en büyük zararı Kürtlere veren- hendek ve barikatlara yönelmek halkta da ciddi bir kırılma yarattı. 
Bir zamanlar,Devlet,in her değişimi gözden kaçırdığında gidip duvara çarpmasının aynısını,şimdi PKK ve HDP yaşıyor. Son günlerde, HDP/PKK’lıların sık kullandığı bir kavram olan “Keklik soylu” yakıştırması özetle “kendi halkına ihanet eden” anlamında, .Esasen PKK, kurulduğu günden beri kendisine biat etmeyen her Kürdü bu tür sıfatlarla etiketliyor. ‘Hain’ anlamında kullandıkları ‘cahş’ da bu sıfatlardan biri. Her kim ki PKK’nın emri altına girmez, eylemlerine katılmaz, başka siyasi parti veya hareketlere meyleder veya PKK’ya en ufak bir eleştiri getirirse bu ve benzeri sıfatlarla yaftalanır, hedef gösterilir, çoğu zaman da ‘cezalandırılır’.Örneğin, korucular için her dönem kullanmışlardır. Öldürülüp bir direğe bağlandıktan sonra ağzına kâğıt para sıkıştırılmış korucu görüntüleri herkesin hafızasındadır.Kuruluştan beri gerçekleştirdikleri binlerce örgüt içi infaza gerekçe olarak da hep bu sıfatlar eşlik etmiştir.Bir asırdır ‘bağımsız Kürdistan’ mücadelesi veren Barzani ailesini bile, gözlerini kırpmadan hain ilan edenlere ne denmeli?..Yani PKK’nın rahatını kaçıracak en ufak eleştiri veya eylem hain ilan edilip hedef gösterilmeye yeterlidir. Cemil Bayık’ın 2015 Eylül ayında, Yeni Özgür Politika gazetesindeki yazısında kullandığı şu cümle de tipik örneklerden biri: “AKP içinde kendine Kürt diyen Orhan Miroğlu, Muhsin Kızılkaya,Galip Ensarioğlu gibi soysuzlar tarihin en büyük ihanetçisi olarak tarihteki yerlerini alacaktır”.
Aynı Demirtaş, 2014’te,Diyarbakır Belediyesi önünde, PKK’dan çocuklarını geri istemek için oturma eylemi yapan annelere “MİT’ten aldıkları ücret karşılığında eylem yapıyorlar” diyordu. Sonra belediye araçları gelip su püskürterek anneleri oradan kovaladı.2,5 yıldır neyi denedilerse sokağa çıkaramadıkları Kürtlere, artık ancak hakaret ve tehditle yaklaşabiliyorlar. Bugüne kadar Kürtlerin mağduriyetinden yola çıkıp, çocuğundan, evinden, haracından, oyundan, mitinglerde kitleselliğinden, örgüt gündeminin ihtiyaç duyduğu her an faydalandılar. Kürtler bazen isteyerek, bazen çaresizlikten, bazen de korkudan, onlar ne istediyse verdi. Milletvekili de yaptılar, belediye başkanı da. 40 yıl sırtlarında taşıdılar. Şimdi, 40 yıldır ilk defa, emirlerini tınlamıyorlar. Bu da PKK/HDP’yi acizleştiriyor, dolayısıyla halkına hakaret edecek kadar saldırganlaştırıyor.
Kamuoyu anketleri, bugün seçim olsa Halkın Demokrasi Partisi’nin (HDP), son seçimlerde aldığının biraz altında bir oyla barajın altında kalacağını gösteriyor. Anketler, HDP’nin oy oranını koruduğunu gösterseydi de, bu partinin Türkiye siyasetindeki etkisine dair söyleyeceklerimiz çok da farklı olmazdı, o da şu: Yüzde 13 oy aldığı 7 Haziran 2015 seçimlerinin öncesindeki ve sonrasındaki etkisiyle kıyaslandığında, HDP bugün yere çakılmış bir partidir.Peki, HDP için buradan çıkış var mıdır ve varsa bunun yolu nereden geçmektedir?...Yeniden yükselmenin yoluna gelince... Bunun için her şeyden önce HDP’lilerin, partilerinin hangi nedenle yere çakıldığı sorusuna doğru, yürekli bir cevap vermeleri, ardından da, bu hatanın bir daha tekrarlanmaması için neler yapılması gerektiği üzerinde uzun uzun çalışmaları gerekir.
PKK otuz yıllık mücadele tarihinde Afganistan’daki Taliban, Kolombiya’daki FARC, Suriye’deki IŞİD gibi yarı-konvansiyonel bir gerilla hareketine dönüşemedi. O yüzden ne kalıcı olarak alan tutabildi, ne uzun süre şehir işgal edebildi, ne de TSK’yı Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı illerden çıkarabildi. 1990-1992 yıllarında yarı-konvansiyonel gerilla hareketine dönüşmesine ramak kalmıştı. Ancak devletin özellikle 1994 yılında verdiği, daha sonraki yıllarda sürdürdüğü topyekûn mücadele, PKK’yi 1999 sınırlarına getirdi.Herkes çok iyi biliyorki;Kurmuş olduğunuz ''TAK' yapılanmasının,Anasıda,Babasıda belli.Boşuna üvey muamelesi yapmayın..
Noktayı koymadan önçe; Beşiktaş'ta PKK'nın şehit ettiği minibüs şoförü Velat Demiroğlu'nun memleketi Diyarbakır'da cenaze sırasında yas tutan akrabalarının söyledikleri aslında tüm durumu özetliyor. Gözyaşları içindeki akrabası, PKK'ya lanet okurken şu sözleri haykırıyor: "Bizi savunmasınlar, bizi öldürmesinler, biz Kürt’üz!.."
Kaynak: Al Jazeera, AA ve BBC Türkçe...

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA