İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 30-01-2017 05:07

BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA

Anayasal sürecimiz, 1808’de Sened-i İttifak ile başlatıp,3 Kasım 1839,1856,1908 2.Meşrutiyet,1909 Monarşi anayasası,1921 Teşkilat-ı Esasiye,1924 Anayasanın değişririlmesini,27 Mayıs 1960 -12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 yılında ordunun yaptığı askeri darbelerle,ülkemiz,kendisine layık olmayan Anayasaklarla yönetilmeye çalışıldığı dönemleri yaşadık..Yani; 1921 Anayasası, bir savaş ortamında yazıldı. Gayesi, savaşı yönetmekti. 1924 Anayasası, ulus-devleti ete kemiğe büründürdü. Onu kabul eden İkinci Meclis ise, Kurtuluş Savaşı’nı veren Birinci Meclis’in gayri-hukuki bir şekilde feshedilmesiyle oluşmuştu. 1961 ve 1982 Anayasaları ise, darbecilerin iradesini yansıttı. Darbeciler önce milletin egemenlik hakkını gasp ettiler, akabinde kendi hülyalarını “anayasa” diye kâğıda döktüler 
Bu günlerde ise; Başkanlık sistemini tartışmakla uğraşıyoruz..Yeni Anayasa mecliste kabul görmesine rağmen,İktidar referandumda karar kıldı.Nisan ayında yapılaçak referandumunda çıkaçak sonuç,her yönüyle tartışılıyor. Örneğin  Kılıçdaroğlu ; “Eğer siz 12 Eylül darbe hukukunu değiştirmezseniz hangi demokrasiden söz edeceksiniz?” diyor.Çok haklı.Ama CHP’nin çelişkisi şu ki, 12 Eylül darbe hukukunun en temel metnini, 1982 Anayasasını, en temel hükümleri bakımından savunuyor. Onları “kırmızıçizgi” ilan ediyor ve “ilk dört madde tartışma konusu olmaz” diyor.
Şunu açık biçimde ortaya koymak zorundayız: Hem ilk dört maddenin değişmesine karşı çıkıp, hem de yeni anayasa istemek aynı anda mümkün değildir.Yeni anayasadan kasıt, felsefesi ve temel ilkeleri itibarıyla eskisinden farklı olan, ondan anlamlı bir kopuşu ifade eden anayasadır; tarihi yeni olan veya az-çok tadilattan geçmiş hükümler içeren anayasa değil.Peki ilk dört madde neden yeni anayasaya engeldir?.. Buna karar vermek için bu maddelere yakından bakalım.
1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.
4- Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Birinci Madde: Bu madde üzerinde dört parti arasında bir ihtilaf yok.  
İkinci Madde: Sorun,faşist sistemleri çağrıştıran “milli dayanışma”cılığa ve çok daha önemlisi Atatürk milliyetçiliğine ve “Başlangıç” bölümüne atıf yapan kısmı.Yeni anayasa olacaksa,devletin vatandaşına ideoloji dayatmaktan çıkarılması şart.İdeolojinin ne olduğu önemli değil, “tarafsız devlet” ilkesine aykırı ve ayrımcı bir hüküm bu.“Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri”ne atıfla başlayan bu bölüm, mevcut alaturka laikliğin yasakçılığını tekrarlamayı da ihmal etmiyor. Dahası, hiçbir faaliyetin “Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği”ni de hükme bağlayarak, ifade özgürlüğü başta olmak üzere, tarafsız devlet ilkesinin tabutuna son çiviyi de çakıyor.
(Eski hali biraz daha kötüydü, “hiçbir düşünce ve mülahaza”nın Atatürk ilkeleri karşısında koruma göremeyeceğinden bahsediyordu. Avrupa Birliği sürecinde “düşünce”  yerine “faaliyet” koyularak yasak yumuşatılmaya çalışıldı ama bugünkü haliyle de ayrımcı bir hüküm ve devletin tarafsızlığına aykırı.Çünkü barışçı, sivil ve demokratik faaliyetlerin Atatürk ilke ve inkılapları karşısında koruma görmeyeceği bir demokrasi olmaz. Bunu bu haliyle Kılıçdaroğlu da savunamaz.)..İkinci maddeyle ilgili son bir not: CHP ve MHP, insan hakları ile devlet ilişkisini de farklı kuruyor. Bu iki parti 12 Eylül anayasasının sorunlu formülasyonunu savunarak “insan haklarına saygılı” derken, diğer iki parti (AKP-HDP)“insan haklarına dayalı” devletten söz ediyor.  
Üçüncü madde: En az sorunlu görünen madde bu. Çünkü ifade sorunlu bir zihniyetle kaleme alınmış olsa da (“devletin ülkesi ve milleti”) gibi bölünme isteyen yok. Başkentin Ankara olmasına itiraz edene rastlamadım. Bayrak ve İstiklal Marşı da tartışma gündeminde değil.Asıl sorun resmi dil.Maddede devletin “dili Türkçedir” deniyor. Herkes biliyor ki, devletin dili olmaz, insanların olur; devletin resmi dili veya dilleri olur.Bu maddede yapılması gereken, ikinci veya daha fazla resmi dil için kapıyı açmak ve bu maddeyi, BDP önerisinde olduğu gibi, kamuda anadilin kullanımına da imkan verecek şekilde kaleme almak.
Dördüncü madde: Sahiden yeni anayasa istiyorsanız, ideolojik dayatmanın anayasal temelini terk etmek zorundasınız.Hem Atatürk milliyetçiliğini veya onun ilke ve inkılaplarını resmi ideoloji yapıp hem de herkese eşit mesafede duran tarafsız devletten söz edemezsiniz.Eğer bir ideolojiye değişmezlik atfedip onu, karşısında hiçbir “faaliyetin” koruma göremeyeceği bir konuma yerleştirirseniz, devletin demokratik olma niteliğini anlamamışsınız veya kabul etmiyorsunuz demektir; devletin o “ilke ve inkılapları” paylaşmayan vatandaşlara ayrımcılık yapmasının anayasal temelini oluşturuyorsunuz demektir.
Peki yeni ve özgürlükçü bir anayasa nasıl olur?
1-Devlet hiçbir ideolojiyi resmileştirmez, vatandaşların ideolojik çeşitliliğini tanır. Farklı kimlik özelliklerine, farklı hayat tarzlarına ve dünya görüşlerine sahip vatandaşlar, o devletin anayasasına baktıklarında kendilerini dışlanmış hissetmezler.CHP ve MHP “ilk dört madde”nin değişmesini istemiyor, diğer iki parti istiyor. Bu maddelerin en temel özelliği, Atatürkçülüğü resmi ideoloji olarak belirlemesi ve “hiçbir faaliyetin onun karşısında koruma göremeyeceğini” ilan etmesi.
İkincisi, devleti birey haklarıyla sınırlandırır ve birey haklarını da evrensel anlam ve içeriğiyle kabul eder. Bunun anlamı şudur: Müslümanların din ve vicdan özgürlüğünü de, Kürtlerin anadilde eğitim hakkını da, azınlıkların sivil ve siyasi haklarını da “bize özgü”leştirmeden, “Türkiye’ye özgü koşullar”la kırpıp budamadan, neyse o olarak kabul eder.
Üçüncüsü, eşit vatandaşlığı garanti altına alır. Devlet vatandaşı tanımlamaz, anayasa eliyle “makbul vatandaş” oluşturmaya çalışmaz; vatandaşların haklarını garanti altına alır.
Bunun anlamı şudur: Devlet vatandaşlığı Türklükle tanımlamaz; her etnik kimlikten insanın, Türk’ün, Kürd’ün, Yahudi’nin kendisini eşit biçimde içinde bulacağı etnisiteler üstü bir vatandaşlığı temel alır.
Ak Parti ve BDP’nin (Bugünkü HDP’nin) vatandaşlık tanımı buna uygun. Ama CHP’nin anayasa önerisi vatandaşa Türk demeye devam ediyor. MHP önerisi de öyle.
“Anayasalara değişmez maddeler koymak, ölülerin dirilere hükmetmesidir” der Thomas Paine.
“Değişmez”hükümler koymak,en iyimser yaklaşımla,yanılmazlık taslamaktır. “Ben tüm zamanlar için geçerli ideal sosyo-politik formülü buldum” demektir.Atatürkçülük veya Kemalizm, ayrıcalıklı zümrenin çıkarlarını korumanın ve sürdürmenin ideolojisidir; esas olarak sosyal piramidin üst-orta ve üst tarafı tarafından sahiplenilir ve değiştirilmesi teklif dahi edilsin istenmez.Ama gün gelir, o toplum kendi anayasasını yapmak ister.Eski statükonun içinden konuşanlar, eski güçler dengesini yansıtan “değişmez” hükümleri korumak ister; yeni gelişen sosyal güçler de değiştirmek.
Şimdi bunları sırasıyla tekrar yazaçak olursam :
1. Devletin ideolojik tarafsızlığı
2. Anadilde eğitim
3. Din ve vicdan özgürlüğü
4. Eşit vatandaşlık
Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu, siyasi aktörlerin hiç birisinin karşısında duramadığı bir gerçek.12 Eylül Anayasasının mimarı olan kurumsal diziliş ve ideoloji çöktü. Siyaset üzerinde askeri bürokrasinin denetimini esas alan normlar dünyasının bir karşılığı yok artık. Değişen sadece siyasetin kurumsal merkezi de değil.Yasaklarla, güçlü tabularla kuşatılmış siyasi yaşantımız değişti. Türkiye her konunun tartışılabildiği; kimliklerin hak taleplerini güçlü biçimde ifade edebildiği bir yöne evrildi. Şurası bir gerçek ki, Başkanlık sistemi de olsa, -ya da olmasa- asıl olan anayasanın demokratik içeriğidir...   
Oysa eğer Kılıçdaroğlu çağrılara uysaydı, oluşan ortak akla CHP olarak katkıda bulunabilirdi. Cumhurbaşkanlığı sistemine kategorik olarak karşı olma pozisyonunu sürdürebilir, ancak etkili olmaya çalışabilirdi. Bu bir çelişki olmaz, halkın da takdirini kazanırdı. Lakin taktikleri gereği ne bunu yaptılar, ne de komisyonda tek bir değişiklik önergesi verdiler.CHP’li komisyon üyelerinin ve milletvekillerinin temel argümanı “Bu değişikliği geri çekin” oldu. Bunu üstü kapalı ve açık tehditlerle süslediler. Sistem üzerine eleştirileri geride kaldı. “Bunun zamanı mı?” diye söylenip durdular.
Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemini öngören anayasa değişikliği tartışmalarının diğer bir konusu ise,“Tek adamlık”..CHP-HDP bloğu aynı ağzı kullanıyor..  
Tarihsel ve siyasi tecrübesini “tek adam-milli şef-tek parti” üzerine oturtan CHP’yi şimdilik bir kenara bırakıp HDP’ye gelecek olursak, orada çok daha vahim bir gerçeklik karşımıza çıkar.Kandil ve Öcalan gerçekliği...
Kandil’deki yönetim modeli, kaskatı ve faşizan “ulu önder” eksenine oturtulmuş bir başkanlık modelidir.Öcalan tartışmasız tek adam.Ulu önder.
PKK anayasasına göre değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek milli şef. Kayd-ı hayat şartıyla, bir dediği iki edilmeyecek bir Führer.Kendisi hapiste olmasına rağmen bu böyle.Kandil’deki sistem ise başkanlık sistemi.PKK, başkanlık konseyi tarafından “ulu önder”in talimatları doğrultusunda yönetilen bir terör örgütü.HDP ise bu örgütün siyasi kanadı.Ve çelişkiye bakınız ki HDP tıpkı CHP ağzıyla “Başkanlık Sistemi”ne karşı çıkıyor...
Meclis’te AK Parti grubuna yönelik olarak, “Tek adam rejimi kurmak istiyorsunuz. Siz iradenizi saraya teslim ediyorsunuz!” diyor..  
Bir hükümet sisteminin demokratik sayılması için, illâ başkanlık sistemi veya illâ parlamenter sistem olması koşulu aranmaz. İster başkanlık sistemi, ister parlamenter sistem olsun, bir hükümetin demokratik olma koşul ve kriterleri aşağı yukarı birbirine benzer. Yani başkanlık sistemiyle yönetilen her devletin şeffaf ve demokratik bir yapıya sahip olduğunu ileri sürmek mümkün değildir.Şüphesiz aynı şey parlamenter sistemler için de geçerlidir.  Bağımsızlığını 1825 yılında kazanan Bolivya başkanlık sistemiyle idare ediliyor.Buna rağmen dünyada en çok askeri darbenin yaşandığı ülkelerin başında gelir.  
2017 Anayasa Referandumunda değişikliğe “evet” veya “hayır” diyecek iki kesimin iki farklı cephe şeklinde konumlanacağı, henüz Meclis aşamasında net olarak ortaya çıktı.Referandumda “evet” diyenler neye “evet” diyecek, “hayır”diyenler hangi temel gerekçelere dayalı bir kampanya sürdürecekler? Kürtlerin kimlik ve temel hakları mücadelesinde, özellikle 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra HDP’nin izlediği politika, tam anlamıyla bir iflas ve yıkımdı. Kemalist gergedanlar öncülüğündeki HDP, Kürdün 40 yıl boyunca tırnaklarıyla kazarak elde ettiği tüm kazanımları bir anda hendeklere gömerek bitirdi. Kürt halkı tarihinde ilk kez sivil ve demokratik mücadele yöntemiyle tüm haklarını elde edebileceği nitel bir sürece girmişken, yasadışı siyaset zeminine çekilerek tüm kazanımlarını yitirdi. 
Kürtler siyasette pragmatik davranmayı öğrenebilmelidir. Çünkü Kürt meselesinin çözümüne katkı sağlayan her hamle,Türkiye demokrasisinin standartlarını yükseltir, Türkün ve Kürdün ekmeğini büyütür.Eğer HDP 7 Haziran seçimlerinden sonra CHP’nin peşine takılmak gibi tarihi bir hatayı işlemeyip, AK Parti gibi barış sürecinde elini taşın altına sokmuş ve bu yolda çok önemli bir mesafe kat etmiş bir hareket ile yol almayı planlamış olsaydı, bugün Kürtlerin ve ülkenin durumu böyle mi olacaktı? Çözüm sürecinin mimarı ve başlatıcısı, “yeter ki kan dursun ben baldıran zehrini içmeye razıyım” dediğinde, senin de çıkıp onun elini güçlendirerek kendisini onurlandırman gerekirdi.  Oysa HDP, Kürt halkını her durumda “sözde vatandaş” gören İttihatçı-Kemalist akıl hocalarının peşine takılıp, doğrudan doğruya onun şahsını ve iktidarını hedef aldın. Böyle bariz bir hata yapılır mı?  
Kürt halkı,daha aklıselim sahibi olmak ve ferasetli düşünmek durumundadır.  Gönül isterdi ki en geniş kesimlerin uzlaşmasına dayalı, ancak en köklü sorunlarımıza da çözüm getirebilecek bir anayasa oluşturabilelim.Ancak bu olmadı.O halde kimi reformlar ve kademeli değişikliklerle daha iyisine ulaşmanın çabasını vermeliyiz.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA