İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 01-04-2017 19:41

Referandum ve Kürtler

Bu ülkede demokrasiyi tüm kurumlarıyla oturtmak ve içselleştirmek üç temel şartın yerine gelmesine bağlıdır:

 (a) Demokrasi kültürü;Vatandaşın özgür iradesiyle, bu ülkede iktidar olarak görmek istediği partiye, herhangi bir baskı altından kalmaksızın oy verebilmesi ve “azınlık”ları da dışlamayacak adil bir temsiliyete olanak sağlayan bir seçim sistemine sahip olmak gibi kriterlerdir..Son yıllarda demokrasi kültürü anlamında,kimi siyasi engellere ve yüksek seçim barajına rağmen önemli bir yol kat etmiş olmamız...Daha düne kadar “öteki” olarak kabul edilen muhafazakâr Müslümanların iktidara gelmesi ve Kürtlerin de sistem içinde az çok bir yer edinmiş olmaları, bu yoldaki ilerlemenin en somut kanıtlarını teşkil etmektedir.
(b) Askeri vesayet;Askeri vesayetin ortadan kalkması, bu ülkede hükümet olup aynı zamanda iktidar olabilmek anlamına geliyordu.Çok yakın zamana kadar Türkiye’de hükümet olmak ile iktidar olmanın iki farklı durum olduğunu hepimiz görüyor ve yaşıyorduk. Ancak özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, bu ülkede askeri vesayetin çok ciddi bir şekilde gerilediğini ve artık ülkenin tüm temel meselelerinde siyasi iradenin ağırlıklı olarak etkin olduğunu kabul etmek durumundayız.  Kuşkusuz Türkiye demokrasinin en büyük kazanımlarından biri askeri vesayetin gerilemesidir.
(c) Kürt sorunu; Kürt sorunu devam ettiği sürece, ben bu ülkede gerçek anlamda, Batı standartlarında bir demokrasinin inşa edilebileceğine inanmıyorum. Demokrasi kültürü ve askeri vesayet alanındaki kazanımları güvence altına almanın yegâne yolu Kürt meselesinin çözümünden geçmektedir.Kürt sorunu çözüldükten sonra, demokrasiyi pencereden de kovsak o yine bacadan girmeye çalışacaktır.
İster başkanlık ister parlamenter sistem olsun, Kürt meselesinin çözümünde daha elverişli olan hükümet sistemi, bu ülkeye daha çabuk demokrasi getirir. Şimdi parlamenter sistemi biliyoruz.550 kişilik bir meclisten 367 vekilin, 600 kişilik bir meclisten de 401 vekilin ele ele verip Kürt meselesini çözüme kavuşturması imkân dahilinde görünmüyor. Kendisine;sosyal demokrat bir parti olarak bilinen CHP’nin genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından AK Parti’yi “çözüm süreci” konusunda şöyle eleştirmişti: Oslo’da terör örgütüyle masaya kimler oturdu? Masaya oturulması talimatını kim verdi? Türkiye’yi seviyorsan önce bu sorulara cevap ver?” Ya da “İmralı’daki masaya kimler oturdu? Terör örgütü lideriyle başkanlık pazarlığını kimler yaptı? Adaya MİT müsteşarını kim gönderdi? Kısaca barış sürecinde;AK Parti’nin bütün çabalarına rağmen, meclis meselenin çözümünde ortak bir paydada buluşamadı. 
“Hayır” cephesinin destekçileri olarak ön planda yer alan ulusalcı, İttihatçı-Kemalist blok, başkanlık sisteminin Kürtler açısından daha baskıcı olacağını ileri sürmekte. Şimdi Kürtler, HDP’li vekillere mecliste bile sahip çıkmayan ve cezaevlerine gönderen CHP’ye güvenebilir mi? Kürtler çok iyi biliyor ki, Kürt meselesini inkâr, asimilasyon, zor ve şiddetle ile “çözmek” isteyen her iktidar CHP’nin tereddütsüz desteğini alacaktır. Barış sürecine bile tahammül edemeyen CHP, hangi gerekçelerle Kürtlerin de “hayır” cephesinde yer almasını isteyebilir?..Belli ki hayır” cephesinin ana dayanağı Kürt fobisi olacaktır. Buna karşılık HDP’li vekillerin ve belediye başkanlarının içerde olması, “hayır” cephesine önemli bir gerekçe sunacaktır.Kim bilir, belki de CHP, HDP’lilerin meclisten atılmasına evet derken, biraz da bunu hesapladı.  
Sonuç olarak Kürt meselesinin çözümünde başkanlık sisteminin çok daha avantajlı olduğunu kabul etmek durumundayız. Çünkü bu sistemde meselenin gerçek muhatabı meclis değil, doğrudan doğruya halkoyuyla seçilmiş olan başkan olacaktır. Kürtler bu gerçeği göz önünde bulundurarak ulusalcı, İttihatçı-Kemalist blokun peşine takılmadan Anayasa referandumunda başkanlık sistemine “evet” demelidir.
Sanki OHAL ve KHK’ler parlamenter sistemde yokmuş da, “evet” dediğimizde hep devam edeceklermiş. Sanki eksiksiz bir şekilde işleyen bir denetleme sistemine sahipmişiz de, “evet” dediğimizde yokolacakmış. Sanki parlamenter sistemde devlet memurlarının işten çıkarılması hiç yokmuş da, “evet” dediğimizde başlayacakmış. Sanki sendika, parti ve vakıfların kapatılmasına hiç tanıklık etmemişiz de,  “evet” dediğimizde bunlar da gündeme gelecekmiş.  Sanki seçilmiş bir belediye başkanının görevden alınması ve yerine kayyum atanması, parlamenter sistemde yokmuş da ancak başkanlıkla olabiliyormuş.
Sözün kısası, sanki özgürce örgütlenmenin, toplantı ve gösteri yapmanın, topluca hak aramanın  yegâne yolu parlamenter sistemmiş. Sanki devletin hiçbir neden göstermeden istediği gazeteye el koyması ve gazetecileri tutuklaması başkanlık sistemine özgü bir durummuş. Sanki ülkede şoven milliyetçiliğin ve ırkçılığın yükselerek yaygınlaşması ve iç barışın ebediyen son bulmasının tek nedeni de başkanlıkmış… Sanki CHP parlamenter sistemde HDP’li vekilleri cezaevine göndermemiş ve yurt dışına asker göndermeye de karşı çıkmış!
Neden Kürt sorunu her gün can alıyor, neden Alevi meselesi var? Hani biz laik bir ülkeydik! Haydi diyelim Kürt meselesi etnik bir sorun ve kökleri Osmanlı dönemine kadar uzanıyor;  peki o kadar güvendiğimiz laik sistem neden Alevi meselesini çözemedi? Neden AK Parti iktidarından önce, bu ülkede Hıristiyanların kiliselerini tamir etmelerine bile müsaade edilmedi?..Bana kalırsa “laik”liğimiz kâğıt üstünde idi.  Çünkü laiklik ve demokrasi birbirlerini tamamlayan olgulardır. Demokrasi olmadan laiklik olmaz.
M. Kemal Atatürk cumhuriyetin ilanını, laikliğin inşasını, şapka devrimini, harf inkılâbını Meclisin inisiyatifine bırakmış olsaydı, bunların hiç biri olur muydu? Bence olmazdı. Mustafa Kemal Kürtlere özerklik sözü vermişti. Eğer yerine getirmek isteseydi, kimse engelleyebilir miydi? Bütün bu işleri Mustafa Kemal’in tek başına yaptığını kabul ettiğimiz için, adlandırırken bile Kemalist devrimler veya Atatürk devrimleri diyoruz.CHP bütün dünya dillerinde “hayır” kampanyası başlatırken, Kürtçe diye bir dil aklına gelmez; buna karşılık Kürtçe bilmeyen bazı AK Partili gazeteci ve yazarlar sosyal medya üzerinde Kürtçe “erê/evet” kampanyası düzenler. Sizce CHP, bütün dünya dillerini hatırlarken Kürtçeyi mi unuttu?   Dünyanın bütün dillerini hatırlayacak, ancak bin yıldır kader birliği ettiğin Kürt halkının dilini unutacaksın. Kürtler Çanakkale’de ve bütün diğer savaş cephelerinde Türk kardeşleriyle birlikte ölüme gidecek, hattâ son Kıbrıs çıkartmasında bile “bizi de gönüllü olarak askere alın” diye askerlik şubeleri önünde kuyruklar oluşturacak, ama sen Kürtçedeki tek hecelik “na/hayır” kelimesine bile tahammül etmeyeceksin.
HDP’yi ulusalcı-İttihatçı-Kemalist blokun peşine takmakta ısrarcı olan kimi politikacılar (daha çok Kemalist gergedanlar), AK Parti ve MHP’nin başkanlık sistemi ittifakının “faşizmi” getireceğini ileri sürmekte. Şimdi 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasını hatırlayalım. Sayın Selahattin Demirtaş “ne içerde ne de dışarda AK Parti ile ittifak yapmayacaklarını” dile getirdikten sonra, bir CHP+HDP koalisyonundan söz etti. CHP’nin 132, HDP’nin 80 milletvekili çıkardığı seçimde, hükümet kurmak için 276 milletvekili gerekiyordu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, “MHP ve HDP ile bir koalisyon kurmalıyız” derken, CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye “başbakanlık” bile teklif etti (ama Bahçeli bu teklifi reddetti). Şimdi eğer HDP, CHP ve MHP ile bir koalisyon hükümetini kurmuş olsaydı bu “demokrasi”  sayılacaktı; oysa AK Parti’nin başkanlık sistemi için MHP ile ittifak etmesi “faşizm” mi olacak? 
10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ve MHP, Ekmeleddin İnsanoğlu ismi üzerinde anlaşmışlardı. Bu tür ittifaklar Türkiye siyasetine yabancı değil. Bugün de AK Parti, başkanlık sistemi için MHP ile anlaşmış bulunmakta.Kürtler şunu görebilmelidir: Kürt meselesinin çözümü açısından, parlamenter sisteme kıyasla başkanlık sistemi her açıdan daha iyidir, çünkü muhatap yaratmaktadır. Değil başkanlık sistemi; iddia ediyorum ki padişahlık sistemi bile, Kürt meselesinin çözümü açısından Türkiye’deki var olan parlamenter sistemden daha iyidir. AK Parti’nin barış sürecini buzdolabına koymasının kabaca üç nedeni var: (1) Parlamenter sistem ve meclis engeli; (2) PKK ve HDP’nin, doğrudan doğruya muhatabın iktidarını hedef alması; (3) taraflara güven veren bir arabuluculuk mekanizmasının yokluğu.
AK Parti’yi anayasa değişikliği konusunda MHP ile ittifak yapmaya zorlayan, hattâ mecbur bırakan, HDP’nin politikaları oldu. Henüz 7 Haziran 2015 seçim gecesinde,  HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kameraların önüne çıkarak “Biz AK Parti ile içeriden ya da dışarıdan koalisyon yapmayacağız” dedi. 7 Haziran seçimlerinde AK Parti 258, CHP 132, MHP 80, HDP 80 sandalye kazanmıştı. AK Parti tek başına iktidar olamadığı için, ya CHP ve/ya MHP ile koalisyon kuracak, ya da seçimlerin yenilenmesi politikasını gündeme alacaktı. Nitekim AK Parti ikinci seçeneğe yöneldi ve 1 Kasım seçimlerinde 317 milletvekili çıkartarak tekrar tek başına iktidar oldu.
Selahattin Demirtaş’ın “Biz AK Parti ile içeriden ya da dışarıdan koalisyon yapmayacağız” dediği 7 Haziran gecesi, Türkiye’de halen iktidar partisiyle, yani AK Parti ile yürütülen bir barış süreci devam etmekteydi ve henüz buzdolabına kaldırılmamıştı. Eğer HDP, barış sürecini binbir zorlukla devam ettiren ve sırf Kürt meselesini çözmeye kalkıyor diye CHP ile MHP tarafından iktidardan düşürülmek istenen AK Parti ile koalisyon kurmak istemiyorduysa, kiminle koalisyon kurabilirdi? Şüphesiz hiç kimseyle. Peki, CHP veya MHP, hiçbir zaman “biz iktidar olsak barış sürecini devam ettireceğiz” dedi mi? Hayır, demedi. HDP  “Biz AK Parti ile içeriden ya da dışarıdan koalisyon yapmayacağız “ dediğinde, iktidarını daha yeni kaybetmiş olan AK Parti, bundan böyle tek başına barış sürecine devam edebilir miydi? Bence çok zordu.  Peki, AK Parti buna rağmen barış sürecini hiç olmazsa legal boyutta HDP ile sürdürmedi mi?  Sürdürdü.  O halde “barış süreci” gibi ağır bir sorumluluk gerektiren bir konuda AK Parti HDP ile “işbirliği” yapacak; buna rağmen HDP barajı aşıp Meclise 80 vekil gönderdiğinde, AK Parti ile koalisyon kurmayı bile konuşmayacak -- bu, ne demektir?
Albert Einstein, “Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir” diyordu. Kemalistlerden Kürdün hayrına bir şeyler beklemek aptallıktır.
Şimdi Kürtler, tek hecelik bir Kürtçe kelimeye bile tahammül etmeyen CHP’ye mi, yoksa Mesut Barzani’yi karşılama töreninde Ankara ve İstanbul’da Kürdistan bayrağını göndere çeken AK Parti’ye mi güvensin?  26 Şubat 2017’de Başkan Barzani’yi karşılama töreninde Kürdistan bayrağını göndere çeken Türkiye’deki iktidar partisi, bir kez daha tüm dünyadaki 50 milyon Kürdün kalbine dokundu. Bu jestiyle Türkiye, bin yıllık Türk- Kürt kardeşliğini teyit ederken, asla bir İran, Irak veya Suriye olmayacağını da gösterdi.Kürtler 16 Nisan’da Başkanlık için “evet” dediklerinde,  Kürt sorunun çözümü yolunda önemli bir eşiği geride bırakacaklarını bilmelidirler.
 
 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA