İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 24-04-2017 05:12

Referandum yada “Pirus zaferi”

AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde, devlete vesayet eden bir sistem yürürlükteydi. Sivil siyaset üzerinde yükselen ve hükümete kim gelirse gelsin devleti yöneten bu Kemalist vesayet sisteminin orkestra şefi orduydu. Diğer asli enstrümanlar ise yüksek yargı, YÖK, üniversiteler ve cumhurbaşkanlığı gibi devlet içi vesayet kurumlarıydı. Sivil ayaktaki işbirlikçileri olarak, belirli sermaye gruplarını temsil eden medya ve Kemalist kurucu parti vardı. Bu iki ayağın tamamlayıcısı ve bu sistemi sürekli kılmaya hizmet eden vazgeçilmez unsur ise derin devletti.
Bu yapılanma otoriter bir rejimi ayakta tutabilmek uğruna suikastlar, cinayetler, tehditler, şantajlar, işkenceler, faili meçhuller, darbe hazırlıkları, sansasyonel katliamlar ve benzeri olaylara başvuruyordu. Bu eylemlerle topluma korku pompalıyor, farklı kesimleri birbirine düşman ediyor, kaotik bir belirsizlik iklimi yaratıyor, siyasileri ve hükümetleri kıskaca alıyordu.
Demokratik cephe, AK Parti’nin vesayet rejimiyle giriştiği mücadeleye destek verdi.Bu yönde yasal, anayasal, kurumsal ve idari çok sayıda yapısal demokratik reform teklifiyle çıktı toplumun karşısına. Ancak daha ziyade yasal ve idari düzeyde bazı reformlar ve değişiklikler yapabildi.
2000’li yıllar boyunca böyle bir rota izlendi. Komşularla sıfır sorun politikası yeni çizgi ürünüydü. Arap ayaklanmalarının desteklenmesi de öyle. İran’a karşı Birleşmiş Milletlerin yaptırım oylamasında da kendi yolumuzu izledik.
Kamulaştırma yasası değiştirildi. Merkez Bankası bağımsızlaştırıldı. Büyük özelleştirmeler gerçekleştirildi.Popülist ekonomi politikaları terk edildi.  Başta Avrupa, tüm dünyayla ticaret hacmimiz hızla arttı. Ortadoğu pazarına açıldık. 2008 krizi kapımızı çaldığında İMF’ye yüz vermedik. Buna rağmen faizler düştü; kur normal seyretti. Bütün bunlar olurken Batı dünyasıyla makul bir denge ve uyum içinde yürümeyi başardık. 
Suriye iç savaşı 2011 Nisan ayında başladığında, Erdoğan iktidarı; içeride 1) Gülen örgütü tarafından işgal edilmiş bir bürokrasi, 2) Oslo görüşmeleri nedeniyle ateşkes ilan etmiş olsa da bütün silahlı varlığıyla bölgede istikrarı tehdit eden bir PKK gerçeğiyle karşı karşıyaydı.
15 Temmuz kalkışmasının yakın siyasi tarihimizin önemli dönemeçlerinden biri olduğunu düşünenlerdenim. Önemli çünkü toplumdaki keskin kutuplaşmanın ve Batı medyasının ölçüyü kaçırmış yalan haberlerinin yarattığı anormalliğe karşın daha sekiz 8-9 ay önce sandıktan çıkmış hükümetin yeterli çoğunluğunun bulunduğu bir ortamda demokrasiye karşı askeri bir darbeye girişilmesi için iç dinamiklerden kaynaklanan en ufak bir bahane yoktu.Belli ki eskiden yaşadıklarımızdan farklı olarak bu defa doğrudan dışarıdan dayatılan bir darbe girişimiydi söz konusu olan.  Amerikan medyasıyla birlikte Erdoğan düşmanlığı üzerinden Türkiye’yi karalama kampanyasını çılgınca yürütmekte olan Batı Avrupa medyası da aynı perspektiften hareketle Türkiye’nin İslam Cumhuriyeti’ne dönüştüğü yalanını pompalıyor. Yetmiyor olmalı ki hedefine şimdi bir de, darbeyi başarısız kıldığı için herhalde, tümden İslamcı yaftası yapıştırdığı halkımızı da koymuş durumda.Sadece medyaları değil, siyasetçileri ile de, saldırıda bulunan, demokrasiye kasteden, suçlu olan sanki darbeciler değil de Türkiye’ymiş gibi açıklamalar yapan, gerçekleri ters yüz eden bazı Batı Avrupa ülkeleri var. Derin bir güven bunalımına yol açan bu durumda, AB üyesi olan bu dost ve müttefik bildiğimiz ülkelerle ilişkiler de artık eskisi gibi olmayacak elbette.
Bundan dolayıda;Türkiye tarihine her nereden bakılırsa bakılsın yeni bir döneme girilmiştir.Tabiri caizse, parlamenter sistem içinde bırakınız kuvvetler arasında yaşananları, kuvvetlerden biri olan yürütmede dahi sorunlu bir yapı olduğu iyice açığa çıkmıştır. “Artık mevcut sistem içinde daha fazla kalmak istemenin anlamsız olacağı bir zamandayız ki bunun ülke için zaman ve kaynak israfından öteye ülkenin gelişmesini engelleyen, krizlere gebe bir problem kaynağı olduğu ortadadır.”
"16 Nisan anayasa referandumunda “anlamlı bir evet” çıkmadığı, Matematiksel olarak “Evet”, moral olarak “hayır” ın kazandığı doğrudur. .Eğer “evet” ve “hayır” oyları arasındaki fark çok ciddi olsaydı, sanırım ülke çapındaki kutuplaşmayı derinleştirir ve bu durum demokrasiye daha çok zarar verebilirdi. Çünkü bizim demokrasi kültürümüzde, çoğulculuktan ziyade  çoğunlukçu öğe ağır basmaktadır. Yani güçlü olanın her bir şeye egemen olma anlayışı. Oysa önemli olan, farklılığa da yaşam olanağı tanıyan çoğulcu bir zihniyete sahip olmaktır.  Diğer bir deyimle, azınlıkta olan ve farklı olana tahammül, demokrat olmanın en önemli ölçütüdür.
Eğer HDP, neo-Kemalist çizgide ısrar etmeyip, Kürt halkının temel hak ve özgürlükleri ekseninde bir politika geliştirebilmiş olsaydı,  anayasa referandumu paketi pekâlâ AK Parti-HDP ittifakıyla da Meclisten geçebilirdi. Özellikle 7 Haziran 2015’ten bu yana HDP’de yaşanan eksen kayması, böyle bir ittifakı imkânsız kıldı. Çünkü HDP bu süreçten sonra Kürt meselesinin çözümünü ikinci plana itip, tüm gücü ve imkânlarıyla AK Partiyi zayıflatma ve iktidardan düşürme politikasını esas aldı.  
Bu Referandumda ise; Bir taraftan PKK ,YPG ,PYD,DHKP-C,Deaş ve Fetö'yle.. Diğer taraftan, Almanya'yı, Hollanda'yı, Fransa'yı, Belçika'yı, İsviçre'yi, Avusturya'yı, İngiltere'yi, Amerika'yı...Bununla da yetinmeyip CHP'yi, HDP'yi, Saadet'i, Vatan Partisi'ni, AK Parti içindeki AKP'lileri ve  daha nicelerini yenerek ,HDP'nin kalesi olan 14 ilde oylarını yüzde 200 artırak kazanmıştır... Türkiye için,hepimiz için yeni bir dönem başlıyor. Bu dönem kurucu bir dönemdir ve Kürtler bu kurucu dönemde ‘evet biz de varız’ demiş oldular. Yani,AK Parti artı Kürt ittifakı Türkiye’ye kazandıraçağını göstermiş oldu..Bu gelişmeleri görmemezlikten gelmek,Türkiye,ye kaybettirir..“Evet” blokunun Batı’daki büyük şehirlerde uğradığı oy kaybını Güneydoğu ve Doğu’daki Kürt oylarının telafi ettiğini görebilmeliyiz... Kürt problemine yönelik hiçbir somut çözüm önerisi olmayan CHP, HDP ile siyasî ittifak kurdu. Kürt hareketinden nefret eden ve Kürt meselesinde en küçük bir diyaloga bile açık olmayan seküler Türk milliyetçisi çevreler ile radikal Kürt çevreleri aynı istikamette oy kullandılar.
Batı Avrupa ülkeleri,kabul edilemez düşmanca davranışlarıyla art niyetlerini “Türkiye’nin başında Erdoğan’ı istemiyorlar anlamıyor musunuz” diyerek ortaya koyarak..Türkiye’nin evrensel demokrasi ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla hangi sistemle yönetileceği kararını verecek olanın Türkiye halkları olduğunu unuttular..Bizim temel ilkelerimizi,Yabancı ülkelerin temsilcileri ya da medyaları belirliyemez.Çünkü bu temel ilke tartışılırsa,Türkiye’nin bağımsız bir devlet olup olmadığını da tartışmak gerekir. 
Örneğin,AP üyesi Türkiye raportörü Bayan Kati Piri,referandum sonucunu, “Türkiye’deki bütün demokratlar için üzücü bir gün...iki taraf da kazandım diyor, endişeliyiz, demokratlar için üzücü bir hal,referandum sonucu… Otokratik tavrıyla hükümet toplumu kutuplaştırdı, ekonomiye zarar verdi. AB müzakereleri askıya alınabilir…’ ” diye niteleyebiliyor. Oysa referandumlardan şu veya bu yönde çıkan sonuçlar demokrasinin özünü oluşturuyor..  
BND destekli ‘Friedrich Naumann Vakfı’, mart ayından itibaren ‘3H’ (Hürriyet, Hukuk, Hoşgörü) mottosuyla 16 Nisan için ‘Hayır’ kampanyası yürüttü. “Neden hayır?” ve “Neden bu sefer kazanabiliriz?” konferansları düzenleyen Almanlar, bu konferanslarda açıkça ‘Hayır’ oyu verilmesi çağrısı yaptı. Alman vakıflar arasında FETÖ ile en yakın temastaki kurum olan Naumann Vakfı’nın Türkiye direktörü Hans Georg Fleck’in örgütle ilişkiyi halen sürdürdüğünüde çok iyi biliyoruz.. 
AGİT ise,ağzındaki baklayı ıslanmadan çıkardı: ‘Taraflar eşit koşulda yarışmadı zati bu referandum Avrupa Konseyi standardında değil, demokratik süreç için hukuki altyapı yetersizdir,’derken,İnönü’nün torunu sayın Bilgehan :‘Her türlü zorbalığa rağmen bu ülkenin yarısı cesur ve namuslu ya…’ buyurdu. 25 milyon seçmen korkak ve namussuz mu yani?…Yakışmıyor…Sayın Böke de ‘referandum sonucunu tanımıyoruz, gerekirse meclisten çekileceğiz’, buyurdu.
İngiltere sadece 500 bin oy farkıyla Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı aldı. Trump AK Parti'nin aldığından 2 milyon daha az oy almasına rağmen bugün ABD Başkanlığı koltuğunda oturuyor.Kimse onun meşruluğunu tartışmıyor.
CHP’nin başına geldiğinden beri seçim kazanmayı bir türlü beceremeyen Kılıçdaroğlu, bu kez de kaybeden oldu. Kıl payı kaybeddiğine inandığı bu yenilgiyi, CHP’li olmayan unsurların katkılarını yok sayıp kazanç hanesine yazarak koltuğuna oturmaya devam edecek gibi görünüyor.  
Benim referandumdan çıkardığım en önemli sonuçlardan biri: 2002’de çevreden merkeze gelmek, orta ve üst sınıfa yükselmek isteyen kesimlerin sesi olarak ortaya çıkan AK Parti açısından bu referandum sonuçları, partinin seçmen profilinin şehirlerden taşraya doğru kaydığının,orta sınıflarla ilişkisinin zayıflamaya başladığının,kendi 15 yılının eseri olan şehirli muhafazakâr kitleleri ikna etmekte zorlandığının ilk işaretleri. Daha önceki işaret 7 Haziran 2015 seçimlerinde verilmişti.AK Parti’yi yüzde 40’ların üzerine çıkarıp tek başına iktidar yapan, yeni sistemle yüzde 50’lerin üzerine çıkararak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk turda sonucu belirleyebilecek bir seçmen kitlesinin kafası biraz karışık ve parti aidiyeti zayıflamış görünüyor.
Kısacası; Ne hükûmetin, ne de AK Parti'nin rehavete kapılmak gibi bir lüksü yok. Zira, Türkiye'yi 2019 yılında en az bu referandum kadar önemli bir seçim bekliyor.
NOT;''Yetmez ama evet'' dememin nedenlerini açıklamaya yerim kalmadığı için yazamadığımdan dolayı okurlarımdan özür diliyorum..Merak ve arzu edenler ''Başkanlık sistemi ve yeni Anayasa''konulu yazımı okumalarını tavsiye ederim..

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 14 7
  • 2 Sivasspor 12 7
  • 3 Trabzonspor 12 7
  • 4 Konyaspor 12 7
  • 5 Fenerbahçe 11 7
  • 6 İstanbul Başakşehir 11 7
  • 7 Antalyaspor 11 7
  • 8 Gaziantep FK 11 7
  • 9 Yeni Malatyaspor 10 7
  • 10 Galatasaray 10 7
  • 11 Göztepe 9 7
  • 12 Beşiktaş 8 7
  • 13 Denizlispor 8 7
  • 14 Çaykur Rizespor 8 7
  • 15 MKE Ankaragücü 8 7
  • 16 Kasımpaşa 7 7
  • 17 Gençlerbirliği 3 7
  • 18 Kayserispor 3 7
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA