CHP’DEKİ GELİŞMELER ...


Bu makale 2017-05-15 05:11:11 eklenmiş ve 577 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

 

FETÖ sanki eski derin yapının ya da Gladyo'nun yeni versiyonu gibi çalışarak,Baykal'ı koltuğundan eden komplo kaseti siyaset pazarına sürmüş,bu sürüş kritik bir süreçte yapıldığı içinde direkt hükümetin zan altında kalma ihtimalini yükseltmişti.Bundan dolayıda hem Baykal devreden çıkartıldı, hem hükümet zan altında kaldı hem de CHP'nin başına daha kolay ilişki kurulabilecek ve yönlendirilecek bir isim ve ekip getirildi. 
Ekipin bir numaralısı Kılıçdaroğlu,27 Mart 2014'te hem de FETÖ'nün televizyonu Kanaltürk'te   "Ben gözlerimle gördüm, gözlüğünü takıp kaseti izliyor. Gözlerimle gördüm. Bir değil birden fazla kaset izliyor." Yani Kılıçdaroğlu, bu açıklamasıyla dönemin Başbakanı Erdoğan'ın Baykal kasetini izlediğini ve izlerken de kayıt edildiğini söylüyordu.Özetle; kaseti izlediğine göre yaptıran da oydu demeye getiriyordu.
Kılıçdaroğlu'na biraz da sitem ederek Baykal da TV ekranından : "Madem bu görüntüleri izlediğini söylüyorsun, çık nerede ve ne zaman izlediğini, Erdoğan'ın kayda alındığı bu görüntünün kimler tarafından sana getirildiğini açıkla." diye sormuştu..Ama ne yazık ki Kılıçdaroğlu buna açık bir cevap vermedi ve devlet sırrı muamelesi yapıp, "Ben onu açıklayamam..." dedi. Neden acaba? Böylelerini saklamak etik olmadığına göre,Ülkenin başbakanına tuzak kuran, gizli kaydeden birilerini neden korumuştu..? Halbuki CHP kulislerinde herkes o görüntüleri Kılıçdaroğlu'na getirenin bir polis olduğunu bilmesine rağmen. 
Sonuç olarak gelinen noktada ise;93'üncü yılını kutlayan CHP'yi, "yalan söyleyen siyasetçiler partisi"ne dönüştüren, omurgasız parti haline getiren gerçek CHP'lilere hayal kırıklığı yaşatan "devşirme" bir ekip yönetiyor. Bu ekipin hatalarına kısaca değineçek olursak...  
Kılıçdaroğlu’na göre; Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı. Bir partinin genel başkanı, salt partisini temsil ettiği için,  Cumhurbaşkanlığına aday olmamalı. Çünkü Cmumhurbaşkanlığı, halkın tamamına ait olduğundan, o makama tarafsız bir kimlik oturmalı. Kılıçdaroğlu, 2019’da kendisinin Cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağına dair ısrarlı suallere rağmen, net bir cevap vermekten imtina etti. Ancak aldığı tutum, bu konuda pek bir niyet taşımadığına yorumlandı.
Bence Türkiye, Kılıçdaroğlu’nun anlattığı noktayı geçti. “Taraflı Cumhurbaşkanı-Tarafsız Cumhurbaşkanı” tartışması da, “Parti genel başkanı Cumhurbaşkanı olabilir mi?” tartışması da geride kaldı. 2019’da Türkiye, ilk defa tecrübe edeceği bir sisteme adım atacak. Yeni sistemin merkezinde “yürütme” ve “lider” yer alacak. Dolayısıyla partilerin bu aşikâr duruma göre tavır almaları gerekecek. Hal böyle iken, halen “tarafsız Cumhurbaşkanı” argümanına saplanıp kalındığında gün ıskalanmış olur.
Baykal, bunu görüyor. Yeni sistem, tüm iktidarı Cumhurbaşkanına veriyor. Dolayısıyla iktidar olmayı hedefleyen bir partinin ve genel başkanın, Cumhurbaşkanlığı için kendini ortaya koyması ve risk alması gerektiğini belirtiyor. AKP’nin 2019 için adayının belli olduğunu ve partinin şimdiden iki yıl sonrası için çalışmalara başladığını, bu nedenle ana muhalefetin de gecikmeksizin yol haritasını çizmesini ve adayını belirlemesini istiyor.
Baykal’a göre, 2019’da Erdoğan’a karşı meydana çıkacak olan kişinin iki özelliği olmalı: Bir, kazanma iddiası taşımalı. İki, yürütmeye talip olmalı 
Birincisi, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na yaptığı çağrıydı. Baykal’a göre, Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığına aday olup olmayacağını açıkça ilan etmeliydi. Eğer adaysa, parti bütün gücüyle onun arkasında durmalı ve Cumhurbaşkanı seçilmesi için var gücüyle çalışmalıydı. Yok, eğer aday değilse, bu takdirde Kılıçdaroğlu çekilmeli ve vazifesini aday olacak bir şahsa devretmeliydi.İkincisi ise, hem muhalefeti derleyip toplayacak ve hem de AKP tabanından da oy alabilecek bir ismin adaylığı üzerinde mutabakata varılmasıydı. Baykal, bu çerçevede Abdullah Gül’ün adını zikretti.Önerinin, Baykal’ın yeni dönemin parametrelerini Kılıçdaroğlu’ndan çok daha iyi okuduğuna delalet ettiğini kabul edelim.
Bu öneriler ve tartışmaların arifesinde,partide kıbırdanmalar,CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar'ın basına yansıyan açıklamalarıyla alevlendi.Akşam gazetesine konuşarak,Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren ifadeler kullandı.Bu röportajın ardından Fikri Sağlar hakkında parti içinde disiplin süreci başlatıldı..Hakkında disiplin soruşturması açılması kararlaştırılan Sağlar ise geri adım atmayarak,''Ben uyarı görevimi yapıyorum. Biz seni atıyoruz dememeliler'' ifadesini..NTV canlı yayınında ise,''CHP'de insanlar dedikodu yapmazlar, emekleriyle mücadele ederler'' diyerek de parti merkezine göndermede bulunarak,hakkında başlatılan disiplin sürecinin amacının da kongrede aday olmaması olduğunu ima etti. 
CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce,TBMM'de basın toplantısı düzenleyip,partideki değişimin acil ihtiyaç olduğunu söyleyerek"Partimizi lütfen yormayın. Ülkemizi lütfen yormayın. Olağan kurultay diyerek 8 aya yayarak tartışmayı uzatmayın. Değişim taleplerini kapatmaya çalışmayın. Ben aday değilim, ama adayı ben belirlerim" demek, "Ben aday olursam seçimi kazanamam" demektir. Bu anlayış, yenilgi ruhunun içselleştirildiğini göstermektedir.Bu durum,yeni bir heyecana ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Burası adaylık açıklama yeri değil. Onlar sonraki işler. Ben hiç iddialarından vazgeçmiş birine benziyor muyum?..16 Nisan’a kadar çok iyi bir çalışma yürüttük ama o günden sonra böyle olmadı.AKP kanunsuz bir başvuru yaptı. YSK tamamen kanunsuz bir karar verdi. CHP yönetimi de ne yazık ki üzerine düşeni yapamadı. 30’u 35 yapmak yetmiyor. Artık 50+1 gerekiyor.CHP kendini bu yeni düzene göre yeniden düzenlemelidir. Yapılması gereken bellidir.Derhal seçimli olağanüstü kurultay yapılmalıdır... CHP Genel Başkanı istediği zaman istediği kişiyi genel başkan yardımcısı yapıyorsa, Cumhurbaşkanı'na "İstediğin valiyi istediğin zaman görevden alıyorsun" diyemeyiz. Delegelerden korkmamalıyız...Kurultay isteyenleri disipline gönderirim demek yerine, birlikte kahve içmeye ihtiyacımız vardır. Kavga lüksümüz yok....Kendi üyesinin eleştirilerine katlanamayanlar, büyük uzlaşmayı nasıl kuracaklar. 2019'da yapılacak seçimlerde milliyetçilerle, Kürtlerle, bizim dışımızda oluşumlarla nasıl bir araya gelecekler. Kendi arkadaşlarına katlanamayanlar bunu millete nasıl anlatacaklar. "Ben aday değilim, ama adayı ben belirlerim" demek, "Ben aday olursam seçimi kazanamam" demektir. Bu anlayış, yenilgi ruhunun içselleştirildiğini göstermektedir'' diyerek açıklamada bulundu..."CHP’nin cumhurbaşkanı adayı CHP’li mi olmalı?" sorusunaysa İnce'nin yanıtı şu oldu: "Bunu Sayın Genel Başkan belirleyemez. Bunu ben veya 14 milletvekili de belirleyemez. Bunu PM ve MYK da belirleyemez, belirlememelidir. Buna partinin en üst makamı olan Kurultay karar vermelidir."
Partideki görevlerinden istifa eden,Böke'nin açıklamasında ise şu ifadeler yer aldı: "Demokrasinin yaşatılabilmesi için Mecliste verilen mücadelenin rejim değişikliğinin yeni koşullarına göre yeniden tarif edilmesinin yanı sıra, Meclis dışında meşru, demokratik anayasal hakların kullanımını savunmak, desteklemek ve bu hakların kullanımına ortak olmak CHP'nin görevinin bir parçası olmalıdır...Bu görevin gerekleri partinin karar organlarına ısrarla dile getirilmiş olmasına rağmen, atılması gereken adımlar 16 Nisan gecesinden başlayarak gereken siyasi kararlılık ve netlikle atılmamıştır". 
GÜRSEL Tekin ise,herzamanki gibi kendine yakışanı dile getirerek; “Hükümet ne zaman sıkışsa CHP’de bir gedik açılıyor, yaşananlar hükümetin tuzağıdır.” Hükümet eliyle anında karışabilen ve anında gedik açılabilen bir partiden kime ne yarar gelir ki?..Kısaca;CHP’nin içine düştüğü acizlik deryasını başka hiç kimse bu kadar güzel ifade edemezdi.Geldikleri noktada ise,sıra kimde dersiniz?..
Kemalist ideoloji,nin içine düştüğü durumu bir fıkra ile bitirelim..
"Nietzsche, 'tanrı öldü' demiş hocam, ne dersin bu hususta?” diye sorulunca, Oflu Hoca, “Ne edelum uşağum, ölenle ölünmez; Allah rahmet eylesun…” cevabını vermiş.

 

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri