Irak'ın Geleceği ve Kürtler


Bu makale 2017-10-20 05:17:51 eklenmiş ve 283 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz


   1919 ile 1921 yılları arasında,Kürt Lawrence’ı olarak bilinen İngiliz istihbaratçı Edward William Charles Noel;Kürtlere bir devlet en azından güçlü bir muhtariyet verilmesi siyasetini savunarak,bu fikrini Sevr anlaşmasına,Kürtler muhtariyet olarak girdirmeyi başarmış bir siyasetçidir... Bu başarısının,İngiliz siyasetinin bir tezi olması ise 1920’deki Kahire Konferansı’yla oldu.Konferanstaki heyetin başında savaş bakanı Winston Churchill vardı. Ama İngilizlerinMusul, Bağdat ve Basra Yüksek Komiseri Sir Percy Cox bu fikre başından beri muhalif kaldı. Kendi elleriyle kurdukları Irak’ı yöneten Arapları küstürmemek ve İstiklal Harbi’yle güçlenen Türkleri karşılarına almamak gerekçeleri zamanla ağır basınca, Cox’un dediği oldu. Kürtler de İngilizlerin verdiği sözü tutmayacağını anlayınca Türkiye’den destek alarak, Mahmud Berzenci liderliğinde İngilizlere karşı isyan başlattı. İsyan İngiliz uçaklarının bombalamasıyla bastırıldı.
1932’ de Kürtler bir kez daha İngilizlere isyan etti. Yine İngilizlerin ağır uçak bombardımanıyla binlerce Kürt hayatını kaybetti. Daha sonra Mahabad Cumhuriyeti ile Barzani ve Kürtler, yanlarında Sovyetleri buldular.1946’da ilk Kürt Cumhuriyeti’ni yıkan İran ordusunu Amerikalı subaylar yönetmekteydi. Sovyetlere kaçan Barzani ve adamlarına orada rahat verilmedi.Orta Asya’da sürgün hayatı yaşadı.1959’da Irak’ta Sovyetlere yakın darbeyle tekrar döndü.1961’de tekrar isyan başladı.Sonra Amerika’nın desteklediği Saddam rejimiyle anlaştılar.O anlaşma da bozulunca ve Saddam Sovyetlerle de yakınlaşınca Sovyet desteğini de kaybettiler. Ardından Amerika ve bölgedeki müttefiki İran’la işbirliği yapmaya çalıştılar.
Ama 1975’de Irak ve İran Kürtler konusunda anlaşınca Mustafa Barzani yenildi.2008’de ABD Başkan Yardımcısı olan Biden,Irak’a sürpriz bir ziyaret yaparak, Bağdat’ta Irak Başbakanı Haydar El-Abadi, Erbil’de ise IKYB Başkanı Mesud Barzani ile görüştü. Biden,Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’nde askerlere ve diplomatlara karşı yaptığı konuşmada: “Bugün barışı sağlamaya çalıştığımız tüm yerleri düşünün.Sizi gönderdiğimiz tüm yerleri! Bunlar tarihte suni sınırlar çizdiğimiz, birbirinden tamamen ayrı etnik, dini, kültürel gruplardan suni devletler yarattığımız ‘Bunu alın, birlikte yaşayın’ dediğimiz yerler.”diyerek ABD,nin;1970’lerde beri Irak’ın iç ve dış politikasının şekillenmesinde birincil derecede etkili bir aktör olduğunu,Irak’ın birliğinden kolay vazgeçmiyeçeklerini,zira buraya kendince çok büyük yatırımlarda bulunduklarını ve kontrol dışı bir belirsizlik ortamında mevcut ve olası menfaatlerinin berhava olmasına rıza göstermiyeçeklerini söyledi..
Peki Irak’ın bu duruma düşmesinin tek sebebi, yolsuzluklar ve kötü yönetimmi?. Değil ; *Petrol fiyatlarındaki düşüşler, IŞİD’e karşı mücadele ve iç göçler,Irak ekonomisini olumsuz yönden etkileyen diğer faktörlerin başında geliyor.  Öte yandan, petrol gelirlerinde düşüşe yol açan sadece düşük fiyatlar değil; *Ülkedeki önemli petrol boru hatları ve altyapının ciddi anlamda hasar almış, kimi yerlerde işlemez duruma gelmiş olması da bu açıdan önemli bir faktör.*Bütün bunlar iç üretimde düşüşe yol açarken,petrol ihracatını da kısıtlamakta.Bundan dolayıda,petrol zengini Irak’ın günlük ham petrol üretimi,halen 4.5 milyon varili bulmuyor.. *Ülkede yıllardan beri bir türlü etkin ve yetkin bir hükümetin kurulamayışı.Irak devlet bürokrasisi sadece kâğıt üzerinde mevcut ve neredeyse çökmüş durumda.(bkz. “Reforming Baghdad”, Foreign Affairs, 19 Nisan 2016). *Bu arada 21 milyonluk Irak nüfusunun 7 milyonunun devletten maaş aldığını ve çalışabilecek genç nüfusun yüzde 30’unun işsiz olduğunu da belirtelim.*Nakit paraya sıkışan her hükümet gibi Irak da çareyi IMF kapılarında arıyor. IMF Irak’a 1.2 milyar dolar kısa vâdeli borç sağlarken,önümüzdeki üç yıl içinde ve bir stand-by antlaşması çerçevesinde 15 milyar dolar daha vereceğini söyledi. Acaba bu para verimli mi kullanılacak, yoksa sistem(sizlik) bu kredileri  de mi yutup yok edecek?
IKYB Başkanı Mesud Barzani, kısa bir süre önce Guardian'a verdiği beyanatta mühim noktalara temas etti. Uluslararası camianın da Irak'ın ve özellikle de Suriye'nin yeniden birleştirilemeyeceğini kabul eder bir noktaya geldiğini söyleyen Barzani, Ortadoğu'daki sınırları belirleyen 1916 tarihli Sykes- Picot Anlaşması'nın da hükmünü yitirdiğini belirtti.Çünkü: Barzani'ye göre,''dinsel ve mezhepsel bölünmelerin yaşandığı coğrafyada toplumları korumak için yeni bir anlaşma yapılmalı. Bu anlaşmanın türünü, mekanizmalarını ve statüsünü tayin ederken de yüz yıl önceki yanlışlıklara düşülmemeli. Yani “bölgede zorunlu beraber yaşama”da ısrar edilmemeli ve bu mantıksız formülden uzak durularak...Refarandum kararımıza saygı gösterilerek sonuçları kabul edilmelidir'' ... 
gelinen noktada
 İddiaya göre;; Celal Talabani'nin oğlu Pavel Talabani, emrindeki  peşmergelere, "Kerkük'ten çekilin" talimatı verdi.Kerkük'e saldıran Irak birliklerinin ve İran'ın Şii milislerinin önü açıldı.Bu belli ki uzun süren bir hazırlığın sahneye konmasıydı.Bir İran hamlesi sayılan Irak'ın Kerkük harekatı, Kürtlerin ve Kerkük'teki Sünni toplulukların aleyhine bir gelişme olarak yorumlanıyor.Türkiye'nin İran'la oluşturduğu ittifak bölgeyi bilenlere göre en çok Tahran'ın elini güçlendirdi.İran, Türkiye ve Irak çemberine alınan Barzani'nin, Bağdat tarafından vurulması kolaylaştı. İlk hedef de Kerkük oldu. Irak ordusu, İran'ın örgütlediği Haşdi Şabi milislerinin öncülüğünde Kerkük'ü kuşatmaya başladı.Şehrin büyük çoğunluğunu oluşturan (Kürt/Türkmen/Arap) Sünniler yeni bir katliam korkusuyla şehri terk etmeye başladı.
Suudi Arabistan, Ürdün tetikte; Bölgede İran egemenliğinin güçlenmesinden endişelenen Suudi Arabistan ve Ürdün ise Barzani'ye destek vermeye hazırlanıyor. Onlara Mısır'ın katılması da bekleniyor...Güçlendiği gözlenen "Şii yayı"na karşı bir denge peşinde oldukları söylenebilir.ABD-PKK, Rusya-Barzani; İran'ın bölgede güçlenmesini istemeyen ABD'nin, uzun zamandır PYD'yi ve de PKK'yı bölgede önemli bir silahlı güç olarak değerlendirdiği biliniyor.Kerkük'ün, İran'lı milislerin eline geçme riskine karşı PKK'nın devreye girmesinden söz ediliyor. ABD, hesaplarını, PKK üzerinden kurmuş gibi görünüyor.Rusya'nın; Barzani'nin köşeye sıkıştırılmasını, Kürtlerin dışlanmasını tercih edeceği, söylenemez. Irak Kürdistanı'nın 1 milyar dolarlık borcunu ödeyen, ayrıca 1.5 milyarlık proje desteği veren Rusya'nın; Barzani'yi hedef alan bu hamleye evet demesi mümkün görünmüyor.
Sonuç olarak; Musul’u bir günde kaybedip ancak üç yılda geri alan Irak (bir bakıma İran) ordusu,Kerkük’ü birkaç dakikada geri alarak dünya askeri savaşlar tarihinde yeni bir “zafer”e imza attı. Şüphesiz bu askeri başarı veya teslimatta Süleymaniye’deki Talabanigillerin emeği yabana atılamaz. Ayrıca Irak Cumhurbaşkanı Fuat Mahsum’un ve Goran hareketinin de bu çorbada tuzu var.  Fakat hiç şüphesiz bu başarının asıl mimarı, İran’ın Ortadoğu’daki kılıcı Kasım Süleymani’dir. 
Peki Barzani neden durup dururken, hazır Kerkük de fiilen Kürtlerin elinde iken,bağımsızlık referandumunu gerçekleştirdi? Çünkü;Irak ve ABD’nin işaret ettiği 2014 öncesi sınırlara çekilmek, ileriki süreçte uluslararası toplum vicdana geldiğinde,anayasasının 140. maddesinin uygulanması açısından küçük de olsa bir şans demektir.Ancak Irak ile savaşa tutuşup yenilmek,her şeyi kaybetmek anlamına gelirdi.Açıkçası Kürtlerin kendi aralarındaki iç çekişme ve KYB’den bir kesiminin İran’la anlaşması,Kerkük’ün çatışmasız bir şekilde Haşdi Şabi’ye bırakılması için yeterli oldu.

Yani kısaca veya bence;Dünya petrollerinin yüzde 6’sı üzerine oturan Kerkük meselesi burada bitmez 
 
 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri