İbrahim Korkmaz
İbrahim Korkmaz
Giriş Tarihi : 27-11-2017 10:25

Erdoğan Tarzı Siyaset

Erdoğan bugün demokratik siyaset ve sohbet alanının merkez figürü.Bütün yollar, öfke nöbetleri, delirme seansları ona çıkıyor.Ölmesi için beddualar edilip,ne kadar kaba, sefil, gözü dönmüş, görgüsüz,otokrat, despot, diktatör, faşist olduğunu ispatlamak için teori üzerine teoriler düzenleniyor. Ağzı olan herkes analiz başında;amatör veya profesyonel,iddialı veya iddiasız sosyolog, psikolog, siyasi analist, köşe yazarı, yorumcu ve entelektüel her gün yeni bir gayretle birbirinden “şık” yeni bir sıfat,tanım buluyor ona.Evet, önümüzdeki tablonun çarpıcı özelliklerinden ilki bu: Bir türlü sonu gelmiyor ve gelecek gibi de görünmüyor.  

İkincisi, lanetleme türü başlangıçta tipik Kemalist, modernist, sosyalist zihniyet ve önyargılardan kaynaklanan genel olarak dinden ve İslam’dan haz etmeme hali şeklinde, açık ve sert ya da rafine ve utangaç bir İslamofobi şeklinde tezahür ediyordu.Zaman içinde din ve AK parti algısı bile normalleşti (tabii ki bir dereceye kadar),artık dinci,gerici,şeriatçı,Humeyni gibi lanet terimleri büyük ölçüde tedavülden kalkarak,yerlerini, sosyolojik, psikolojik,politik analiz adı altında,bütün sınırların aşıldığı,asgari hakkaniyet ölçülerinin bile umursanmadığı, konjonktüre uygun bin bir türlü hakaret, küfür ve aşağılama aldı....

Bütün bunları yorumluyaçak olursak; AK Parti ve Erdoğan’ın iktidara geldiklerinde bir şeriat düzeni kurmaları gerekiyordu.Ama onlar (AK Parti ve Erdoğan) Avrupa Birliği çıpasına da bağlanarak demokratik bir düzen kurmaya giriştiler.Hakim blok için ilk ve büyük şok buydu.Bu girişim kısa sürede, 80 yıldır cumhuriyet diye yutturulan rejimin bir Apertheid rejimi olduğunu tevil götürmez bir şekilde flaş etti.Evet bu rejim çağdaş,modern, laik, batılı olmayı kafasına koymuş, azınlık beyaz sınıfın, muhafazakar, gerici, dindar, bir türlü batılı olmak istemeyen Müslüman ve çoğunluk bir siyah sınıfa tahakküm ettiği, birincilerin ikincileri adam yerine koymadığı, her sarsıntıda yeni bir darbe, katliam ve şiddet rutiniyle yeniden tahkim edilen ve hiç sonu gelmeyecekmiş gibi görünen bir Apertheid rejimiydi.Beyazlar; ayrıcalıklıydı,itibarlıydı,rakipsizdi, kültürün, sanatın, akademinin, siyasetin, medyanın,devletin,bürokrasinin, ekonominin,vb.,tüm köşe başlarını tutmuştu ve bütün bunları sadece beyaz oldukları için doğal ve ebedi bir hak olarak görüyordu.İşte rejimin bu yapısı ortaya çıkmış,siyahlar uyanmıştı ve bu laik beyaz hakim blok için tam bir kabustu .Dahası, AK Parti ve Erdoğan’ın siyahları siyasete, kamu alanına ve iktidara taşımak için yaptığı her hamle, onları adam yerine koyan, temel hak ve hürriyetlerle buluşturan ve giderek ülkenin beyazlarına eşit yurttaşlar haline getiren her girişimi, beyaz seküler cemaat için bir iktidar, itibar ve ayrıcalık kaybıydı. Rejim demokratikleştikçe, demokratik siyaset alanı genişledikçe eski Apertheid dönemindeki siyasi, kültürel, iktisadi, vb...,bütün ayrıcalıklarını bir bir kaybettiklerini ve daha da kaybedeceklerini dehşet içinde gördüler.“Haklı olarak”, tuttukları köşe başlarından ellerine ne geçerse AK Parti ve Erdoğan’ın üstüne fırlatmaya başladılar. (Örneğin Gezi’nin müteharrik gücü, muhafazakâr siyahlarla eşit hale gelmek istemeyen bu modern, soylu beyazların sınıf içgüdüsüydü.)

Öyleyse sorumuzu bir kere daha tekrarlayalım: Niçin özellikle, hınçla, döne döne, ölümüne Erdoğan?..Önce elimizdekilere bakalım.Erdoğan bizden biri, biz,yani halktan biri (Mahcupyan, babama benziyor diyordu).ve öyle davranıyor, öyle siyaset yapıyor.Diyeceğim şudur ki Tayyip Erdoğan, halihazırda olmuş olduğu haliyle, yani dindar bir ailede büyümüş, imam hatip okumuş, uzun süre futbol oynamış, ticaretle ve siyasetle uğraşmış, içinde Allah korkusu olan, kul hakkı yemekten imtina eden ve öte dünyada burada yaptıklarından ve yapmadıklarından sorguya çekileceğine inanan bir Müslüman olarak, beyazlara tahsis edilmiş yüksek siyaset alanında sokağı, sokaktaki vatandaşı, siyahları temsil ediyor.

“One minute” vakasında tüm dünyanın ve Peres’in yüzüne İsrail devletinin bir cinayet örgütü olduğunu çarparken, pek dikkat çekmeyen, belki de olayın büyüklüğü nedeniyle gölgede kalmış bir şey var: Erdoğan konuşmasına tuhaf bir şekilde “benden yaşlısın” (“Sayın Peres benden yaşlısın”) diye başlar. Kontrolünü kaybeder gibi olduğu bu kriz anında siyah sınıfın İslam ve Anadolu geleneğiyle yazılmış genetiği (“büyüklere saygı, küçüklere sevgi”) dökülüverir ortaya, Erdoğan o dur. Bir gecekonduya misafir olduğunda, yolunu kesen bir ihtiyarın elini öpmeye davrandığında, bir şehidin anne babasıyla birlikte ağladığında, camide kuran okuduğunda, bir arkadaşının tabutunu omuzladığında gördüğümüz aynı bizim Erdoğan.

O nedenle şoförlerle,bakkallarla,muhtarlarla,tamircilerle,oto lastikçileriyle, vb...,ayrım gözetmeden,en küçük bir yüksünme,küçümseme,tepeden bakma olmadan, onları oldukları haliyle kabul ederek, göz hizasında, yani onlardan biri, onların eşiti, onların bir kardeşi olarak (“bu kardeşiniz”) sohbet edebilmektedir. O nedenle bir şehit babası rahatça Erdoğan’ın yüzünü avuçlarının içine alarak acı içinde gözlerine bakabilmekte, “Vatan sağolsun, sen dik dur, üzülme”) diyebilmektedir.

Böylece eski Apertheid döneminde ne söz ne de siyaset alanında yer bulamayan en alttakilere, “baldırı çıplaklara”, “göbeğini kaşıyanlara”, sokaktaki halka alan açıyor, onları halihazırda olmuş oldukları gibi meydana çıkmaya, siyasete, fikirlerini, taleplerini ortaya koymaya,eteklerindeki taşları dökmeye iştahlandırıyor.Cumhuriyet tarihinin en kalabalık mitinglerini yapıyor.Olmadı,halkı Cumhurbaşkanlığı Külliyesine taşıyor,kimi zaman sesi bitinceye kadar anlatıyor anlatıyor.Yani Erdoğan yüksek siyaset katında sokaktaki vatandaşı temsil etmekle kalmıyor,konuşarak,danışarak, kamuoyu yoklamaları yaparak, tartışarak onları bizzat söz ve siyaset katına çıkarıyor. Cumhuriyetin en kutsal, salavatla bile yaklaşılmaz, en yüksek mekanlarında bakkallar,muhtarlar,vb...,cirit atıyor…  

Elitizm sadece, modern toplumda birtakım insanların çeşitli gerekçelerle (eğitim, kültür, milliyet, para, cinsiyet, etnisite, vb.) kendilerini doğal olarak ötekilerin üstünde görmesi, köklü bir kibir veya büyüklenme hali değildir. Benim oyumla çobanın oyu bir olabilir mi diyen bir manken veya profesöre, Türk halkının %60’ının mı yoksa %70’inin mi aptal olduğunu tartışan yazarlara belki de açık sözlülüklerinden dolayı, bizi uyandırdıkları için teşekkür etmeliyiz. Ama asıl korkulması gereken, reddederken bile derinden derine ve rafine bir şekilde bu tür bir eşitsizliği doğal hale getiren elitizm virüsüdür.Batıda son yıllarda büyük tartışmalara, yeni yasa arayışlarına yol açan ayrımcılık, ötekileştirme, dışlama, İslamofobi gibi sorunların bu virüsten beslendiğini ve bu virüsü beslediğini geçerken belirtelim.Erdoğan’ın kendine has siyaset tarzıyla deldiği, sarstığı şey tam da bu yaygın, her yerde, köklü, örtük, görünmez elitizmdir.Bunlardan dolayıda,Erdoğan yürüttüğü anti-elitist,halka dayalı,eşitlikçi,özgürlükçü politikanın en büyük ödülünü 15 Temmuzda aldı.   

Metal yorgunluğu söylemine gelinçe; Erdoğan'ın partiye katılması parti tabanında sinerji yaratsa da, gelen anketler ve parti yönetimince hazırlanan raporlarda, 'teşkilatlarda ve belediyelerde gerekli karşılığı görmediği' sonucuna varıldı.İşte Erdoğan bu nedenle ilk kez yaz aylarında, parti örgütlerinde "metal yorgunluğu" olduğundan yakındı ve yorgun arkadaşlarını değiştireceğini açıkladı.Ancak bu durumun kimi teşkilatlarda tepkilere de neden olduğu ifade edildi.Kimi yorumcuların tahmininin aksine, Erdoğan "değişim" kararlılığından geri adım atmadı.Kabinede dar kapsamlı revizyonun ardından 22 il başkanı istifa ettirildi. 'Risk alarak kazanma' stratejisi izleyen Erdoğan, kendi hedefine ulaşmak için çok farklı kesimlerle "ittifak" yapmasıyla tanınıyor.İktidarın ilk yıllarında Fethullah Gülen Cemaati ile ittifak yapan AKP, daha sonra çözüm süreci ile Kürt siyasi hareketi ile belli düzeyde ilişki kurdu.15 Temmuz darbe girişiminin ardından yeni ittifakı, parlamentodaki 3. muhalefet partisi MHP ile kurdu. 

Siyasetle uğraşan herkes çok iyi bilirki;"Batı,''AK Parti bir sessiz devrim gerçekleştirdi'' diyordu..Bunun içinde Erdoğan partisinin tanımlarken devrimci kavramını da kullanarak ; "Açık söylemek lazım AK Parti, devrimci bir partidir. Batı ne diyordu, 'AK Parti bir sessiz devrim gerçekleştirdi' diyordu. Türkiye'nin en etkili değişimleri AK Parti dönemlerinde yaşanmıştır. Hak ve özgürlükler konusunda atılamayan adımlar, bizim dönemimizde atılmıştır. Devrimciyiz diyenlere söylüyorum, AK Parti'nin attığı adımları AK Parti'den önce hanginiz attınız? Siyasi partilere yaşam hakkı vermediniz. Bizi bile kapatmaya yeltendiniz...'' diyerek değerlendirmelerde bulundu ve yine hepimizin bildiği ''Bu yılsonuna kadar bir defa il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız kesinlikle tamamını güncelleyeceğiz. Yeniden gözden geçireceğiz. Ortada bir metal yorgunluğu var.(Metal Yorgunluğu, Sürekli olarak çalışan veya belirli bir yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanma özelliğini kaybetmesi olarak açıklanır. Örnek olarak; Bir tel sürekli olarak aynı noktadan aşağı yukarı eğilir ise tel büküldüğü noktandan ısınır ve bir süre sonra kopar. Kopma metal yorgunluğunun son noktasıdır.) Onun için çok daha dinamik, çok daha gayretkeş ekiplerle 2019'a hazırlanmamız gerekiyor" dedi...

Bundan sonra ne olacak?

Teşkilat ve belediye başkanları operasyonunun tamamlamasının ardından, "2019 başkanlık seçiminin ilk raundu" niteliğindeki Mart 2019'da yapılacak yerel seçimler için harekete geçilecek.Bunun için de "Yerel seçimlerde nasıl kazanılır?" hamlesi için çalışma yapılması bekleniyor.

 

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
İbrahim Korkmaz

İbrahim Korkmaz

DİĞER YAZILARI Fırat'ın doğusunda ‘büyük oyun'u bozmak ve Yeni bir çözüm süreci için zemin uygun mu? 21-12-2018 20:21 Sarı Yelekli,lerin İsyanı Hor Görülmeye.... 10-12-2018 21:46 '' Aleviler Kemalizm ve sosyalizm içinde asimile oldular'' 03-12-2018 22:46 İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu... 22-11-2018 19:41 Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’ 01-11-2018 11:20 Suudi Arabistan'ın kirli dosyalarında,Cemal Kaşıkçı ne ilk ne son... 11-10-2018 21:09 Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor? 02-10-2018 19:06 Soçi'nin anlamı ve İdlib.. 24-09-2018 21:41 Dünya 1930’lara geri mi dönüyor? 13-09-2018 11:59 Dünyanın ortak sorunu çocuk istismarı.. 25-07-2018 21:36 CHP,nin izlemesi gereken yol... 13-07-2018 20:45 24 Haziran sonrası,Dış - İç basından yorumlar.. 03-07-2018 21:10 Yurt dışında yasayan vatandaşların oy kullanma serüveni... 21-06-2018 21:47 Siyaset ve Türkiye,nin geleçeğine dair... 10-06-2018 19:44 HDP neden dışarıda bırakıldı? 27-05-2018 20:33 24 Haziran kimin için “İYİ”? 13-05-2018 14:06 Suriye sahasında,Global Güçlerin Sınavı... 01-05-2018 17:04 Avrupa’nın ikiyüzlülüğü..... 01-04-2018 22:42 Erdoğan'a karşı Yobazlar... 18-03-2018 21:16 8 Mart ve Kadınlar.. 07-03-2018 19:48 PYD/PKK'nın Esed rejimi ile bitmeyen çıkar ilişkisi ve HDP,nin Kongresi... 23-02-2018 20:03 CHP ve İçindeki İdeolojik Tartışmalar.. 12-02-2018 18:46 Afrin,den Sonra... 03-02-2018 21:31 Afrini,e "Zeytin Dalı Harekatı"Operasyonu ve Türkiye'yi ne bekliyor? 23-01-2018 19:38 HDP,nin Geleçeği....ve Dağa çıkışlar neden düştü? 12-01-2018 18:15 Meral Akşener tarzı siyaset 27-12-2017 21:45 FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR.. 15-12-2017 07:53 Erdoğan Tarzı Siyaset 27-11-2017 10:25 Bahçeli Tarzı Siyaset 15-11-2017 05:42 Türkiye nasıl ayrıştı ve kutuplaştı ? 02-11-2017 05:11 Irak'ın Geleceği ve Kürtler 20-10-2017 05:17 AVRUPA'DA IRKÇILIK,YABANCI DÜŞMANLIĞI,''SOROS'' ve GELECEK... 10-10-2017 05:09 Avrupa birliğini bekleyen tehlike ve Almanya... 28-09-2017 05:37 Gandhi ve bizimkisi... 09-08-2017 05:35 Suriyelilerin çilesi ve .... 25-07-2017 05:37 Kurye Berberoğlu ve "Adalet"kim için ? 11-07-2017 05:43 Neden Solu tartışacak kadar demokrat olamıyoruz ? 28-06-2017 05:44 Aslında Hepimiz Bir Parça Milliyetçiyiz 14-06-2017 13:21 AK PARTİ NE YAPMAK İSTİYOR ? 31-05-2017 05:15 CHP’DEKİ GELİŞMELER ... 15-05-2017 05:11 16 Nisan’ın kaderi.. 04-05-2017 05:15 Referandum yada “Pirus zaferi” 24-04-2017 05:12 REFERANDUM'UN BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ.. ÇÜNKÜ; 12-04-2017 05:40 Referandum ve Kürtler 01-04-2017 19:41 8 MART ve KADINLARIMIZ... 06-03-2017 16:08 ''AYDIN''LARIN TEK YANLI TERCİHLERİ ile ''OHAL ve KHK'' LER.. 24-02-2017 12:39 2016'da Türk dış politikası ve Ekonomi karnesi.. 13-02-2017 05:14 BAŞKANLIK SİSTEMİ ve YENİ ANAYASA 30-01-2017 05:07 FETÖ ve YANDAŞLARININ UTANMAZLIĞI... 16-01-2017 05:50 PKK ve PYD/YPG’nin yenilgisi ve HDP.. 03-01-2017 05:16 FIRAT KALKANI OPERASYONU ve SON GELİŞMELER 23-12-2016 05:11 Laiklerin demokrasiyle imtihanı ve Birlikte yaşamın kuralları.. 12-12-2016 05:26 25 Kasım ve Kadınlar.. 28-11-2016 05:44 Leila(Leyla) ve Diğer Kadınlar.. 14-11-2016 08:11 YALNIZLIK ÜZERINE ve BABAM ! 31-10-2016 08:22 İNSAN OLMANIN ZORLUKLARI.. 17-10-2016 05:15 BATININ AK PARTİ KARŞITLIĞI NEDENDİR? 26-09-2016 05:21 Filistinli Ömer ve Cenneti Beklerken ! 13-09-2016 08:31 15 Temmuz; ''SOL'um diyenlerin,cenaze törenidir.. 29-08-2016 10:07 Gülen hareketi neden ABD’yi mesken seçti ? 09-08-2016 08:23 ONUR GECESİ ve SONRASINA DAİR... 26-07-2016 07:50 Türkiye neden başaramıyor? 13-07-2016 06:40 ABD'NİN DIŞ POLİTİKASI ve AVRUPA.. 29-06-2016 05:35 Tuz kokarsa ne Olur ? veya; Kendini kandırmanın ..... 17-06-2016 08:35 Üniversiteler gelişmeden Türkiye değişir mi? 06-06-2016 05:22 Fikirler-Demokrasi ve Özgürlükler ..... 24-05-2016 05:12 Refiklerin darbesi veya Bu sistemle buraya kadar 13-05-2016 07:11 Demokrasi taksimde gösteri yapma özğürlüğündenmi ibaret ? 02-05-2016 06:17 İslam Zirvesi ve Terör saldırıları.. 1 22-04-2016 06:45 Çözüm için hazırlarmış! Kiminle müzakere edecekler? 12-04-2016 05:52 TÜRKİYE'NİN RUH İKİZLERİ 01-04-2016 13:30 SOSYALİST SOL ve KÜRT MESELESİ,NE BAKIŞI ÜZERİNE 20-03-2016 11:03 8 MART ve KADINLAR 08-03-2016 06:03 Türkiyelileşme dediğin Böyle olur... 26-02-2016 06:13 GEÇ KALMIŞ BİR YAZI ; ''YETMEZ AMA EVET' 15-02-2016 06:09 BASIN-GAZETECILIK ve BEN 04-02-2016 06:09 TÜRKİYE; GERÇEK SOLUNU ARIYOR ! 25-01-2016 06:05 AYDIN OLMAK... 15-01-2016 06:12 Demirtaş'ın Hayalleri Hendeklere Gömüldü. 05-01-2016 06:21 PKK/HDP'NİN ''TÜRKİYELİLEŞMEK'' SEVDASI BURAYA KADARMIŞ! 21-12-2015 06:05 Faili malum cinayetlerine Tahir Elçi,de .... 11-12-2015 09:34 ÇEKİRGE BİR SIÇRAR,İKİ SIÇRAR,ÜÇÜNÇÜ,DE ''ONE MİNUTE'' 30-11-2015 06:03 GANDİ KİM? Kılıçdaroğlu ...? 20-11-2015 06:08 ''OSMANLI TOKATI''NIN BÖYLESİ,AKIL VERİRMİ ? 10-11-2015 05:56 1 KASIM ve SONRASI 29-10-2015 10:17 ANKARA KATLİAMI ve ''OLAĞAN ŞÜPHELİLER'' 19-10-2015 05:05 Tarihin vakti çok,ama bizim...!! 07-10-2015 05:18 KCK SÖZLEŞMESİ yada NiYE CiZRE ? 25-09-2015 09:10 TARİHTE ZORUN ROLÜ ve EZİLENLERİN BAŞKALDIRISI... 14-09-2015 05:12 “Tanrım bu son çılgınlık olsun” 02-09-2015 07:30 Kandil Ateşle Oynuyor 19-08-2015 12:32 BARIŞIN YOLU,AK PARTİ KARŞITLIĞINDAN MI GEÇİYOR? 04-08-2015 05:16 Amaç ''İnsanlığın umudu Rojava Devrimi” değil, Türkiye’yi Suriyelileştirmektir!.. 24-07-2015 06:47 Oyunu görmek yetmez, bozacak irade gerek 14-07-2015 05:11 AK PARTİ'NİN KAYBI,MUHALEFETİN BAŞARISINDAN DEĞİL,KENDİ SUÇUDUR! 03-07-2015 06:09 Türkiyelileşmek Sevdası, Emanet Oylar Ve HDP’nin Sancısı 21-06-2015 17:49 8 HAZİRAN'DAKİ TÜRKİYE... 10-06-2015 08:17 7 HAZİRAN GEÇESİ GERİYE KALAN ''KUM BİRİKİMİ'' Nİ ,KİM(KİMLER) KALDIRAÇAK ? 29-05-2015 05:01 AK Parti; 7 Haziran Sonrası ''Yeni Türkiye''yi Kurabileçekmi? 18-05-2015 05:20 CHP'İNİN SEÇİM VAATLERİ ya da HAZİRAN SINAVI.... 04-05-2015 19:03 7 HAZİRAN YOLUNDAKİ HDP... 23-04-2015 17:50 AK PARTİ'Yİ İKTİDARDAN ALMAYA,BU YÖNTEMLER ÇARE DEĞİLDİR!.. 13-04-2015 05:00 Birlikte yaşamak demokratikleşmeye bağlıdır.. 30-03-2015 04:59 CHP’de Kürt Olmak.. 18-03-2015 12:58 DÜNYA'DA VE BİZDE KADIN HAKLARI.. 06-03-2015 06:08 HAZİRAN SEÇİMİNDE AKP-HDP NE YAPMALI.. 27-02-2015 06:29 AVRUPA'DA GÖÇMEN EMEKÇİLERİ BEKLEYEN SORUNLAR.. 16-02-2015 06:03 KOMŞUDA SİRTAKİ,BİZDE BİR ADIM İLERİ,İKİ ADIM GERİ... 04-02-2015 11:57 EMPERYALİZM'İN YENİ MAŞASI PEGİDA (x) 22-01-2015 06:03 ARSIZ'IN YÜZÜNE TÜKÜRMÜŞLER ... 10-01-2015 13:27 Özgür olmayan basın 28-12-2014 13:41 Sayın Yusuf Çöplü; 17-12-2014 06:08 ''ÇÜNKÜ SEVİYORUM!'' 05-12-2014 06:25 ALEVİ KİMLİĞİ; ÇÖZÜMÜNDE GEÇ KALINMIŞ BİR SORUNUMUZDUR.. 22-11-2014 14:24 ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR ? 12-11-2014 06:05 BİRLİKTE YAŞAMA İRADESİ NASIL OLUR ! 31-10-2014 06:32 PKK ÜÇGENİNDE (KANDİL-KCK-HDP) ÖCALAN'IN STATÜSÜ 19-10-2014 11:49 KANAYAN YARA ORTA DOĞU! ve TÜRKİYE BEKLENTİLERİ ÜZERİNE.. 07-10-2014 07:02 CHP,NİN 6 OK SEVDASI ve SOLCULUĞU.... 23-09-2014 18:54 TATİLDEN NOTLAR.. 14-09-2014 06:12 İNSAN OLMAK 25-08-2014 06:06 İYİKİ KÜRTLER VARMIŞ!. 05-08-2014 20:31 Değişmeyen parti değişimi savunamaz 21-07-2014 05:39 Ne kadar demokratız? 07-07-2014 19:53 ''ÇATI ADAY'' I ve BAZI SORUNLARA DAİR.. 27-06-2014 05:22 AK PARTİ MİSYONUNU ÇANKAYA,DA NE BEKLİYOR?.. 12-06-2014 12:51 SATIN ALINAMIYAN YETENEK... 11-06-2014 18:01 SOMA FACİASI'ndan dersler çıkarabileçek miyiz? 22-05-2014 16:39 CHP'nin ÇIKMAZI ve BEKLEYEN SORUNLAR.. 05-05-2014 21:31 Yerel Seçimlerde, Pazarcık-Gölbaşı-Besni Kavşağı 22-04-2014 18:34 Seçim Sonuçlarının Kısa Analizi 14-04-2014 07:45 Her Seçim’ den Sonra..... 07-04-2014 18:09
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA