e-sgk hizlipro Ataköy Escort şirinevler escort tiro escort bayan güvenli bahis güvenilir bahis araba oyunları hd filmler izle bodrum escort bodrum escort bayan

FARKLI YAŞAM TARZI ve AHLAK,LA İLKESİ OLMAYANLAR..


Bu makale 2017-12-15 07:53:04 eklenmiş ve 639 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

Farklı yaşam tarzı deyip geçemeyiz. Çünkü barış, güvenlik ve güvenli yaşam, bir zincirin birbirine bağlı halkalarıdır. Bir halkanın kopması, er veya geç diğer bütün halkaları etkiler.Şöyle düşünelim: Trenimizin lokomotifine bağlı çeşitli vagonlar var.Kimi vagonlarda Sünni Müslümanlar,kiminde Şiiler, kimisinde Hıristiyanlar, kimisinde Türkler, kimisinde Kürtler ve diğer etnik unsurlarımız oturuyor. Hattâ bazı kompartımanlarda bütün bu unsurlar bir arada seyahat etmekte. Ancak etnik veya dinî kimliği ne olursun olsun, bu farklı unsurların benimsemiş olduğu çeşitli yaşam tarzları var. Kimisi muhafazakâr, kimi liberal, kimi demokrat,  kimi dindar, kimi aşırı dinci, kimi laik bir yaşamdan yana.Hepimizin en temel özelliğimiz insan ve yurttaş olmamız. Şimdi bu unsurlardan herhangi birine yapılmış bir saldırı, ister istemez bizleri de etkiler. Sadece birey olarak bizleri etkilemekle kalmaz; ülkeyi de etkiler, turizmi ve ekonomiyi de etkiler.  
Elbette birilerinin din şemsiyesi altında bu barbarlığı meşru göstermesinin de bir gerekçesi olamaz.Bir kere bilinçli bir dindar, herkesin dinine,inancına ve yaşam tarzına saygı duymanın ne demek olduğunu bilir.Ancak meseleye dinci bir bakış açısıyla yaklaşanlar,herkese kendi yaşam tarzlarını dayatır; farklılığı asla bir zenginlik olarak kabul etmezler.Bunun içinde;Dindar hoşgörülü ve merhametli,dinci tahammülsüz ve dayatıcıdır.Dindarın referansı vicdanıdır, dincinin referansı ideolojisidir.Dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanı(Şuan Emekli ) Sayın Mehmet Görmez’in, “Bu insanlık dışı katliamın bir pazarda veya bir mabette yapılmasıyla eğlence yerinde yapılmasının herhangi bir farkı yoktur” sözü, son derece yerinde bir değerlendirmedir.
Son dönemde toplum içinde yaşama ahlakından ve becerisinden yoksun ‘ahlakçılar’ türedi. Belki de bu ‘ahlakçılar’ hep vardı, teknoloji sayesinde her insan aynı zamanda bir haber kaynağı olduğu için daha görünür oldular. Pendik’te, minibüste şort giydiği için üniversite öğrencisini önce sözle taciz eden sonra da tokatlayan Ercan Kızılateş ahlak zabıtalığına soyundu. Delikanlı ya; yarı cüssesine sahip birini tokatla terbiye ederek ne kadar ahlaklı olduğunu cümle aleme gösterdi!..Toplu taşıma aracında ‘Ramazan’ günü şortla binen genç kızı, tokatla terbiye etmeye kalkan Ercan’ın babası da oğluyla gurur duymuş olacak ki suçu üniversite öğrencisine attı. Oğlunun ne kadar ‘ahlaklı’ olduğunu gururla anlatan babaya göre şort giyen kızın annesi ve babası kızına terbiye vermemiş.“Nasıl izin veriyorlar öyle giyinmesine” diyor baba Halil Kızılateş. Hem oğlu oruçluymuş o gün… Oruç tutmanın sadece aç ve susuz kalmak olmadığını, nefsi terbiye etmek olduğunu öğretmemiş belli ki. Öğretmediği gibi, şort giyen kızın ailesine de ahlak dersi vermeye kalkıyor!
Vergi kaçırmak suçundan 3 yıl 9 ay kesinleşmiş hapis cezası alan ve bunun dışında dolandırıcılık gibi birçok suçtan poliste kaydı olan ‘ahlaklı’ bir evlat yetiştiren baba oğluyla ne kadar gurur duysa azdır. Öyle ya literatürde, “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” gibi sözümüz bile var. Oğlu da ‘domuz’ olmamak için vergi kaçırmış çok mu? Bunun karşılığında minibüse şort giyip binen kıza,dayak atarak ‘sosyal ahlakçılık’görevini yerine getiriyor. Fena mı?...Dikkat ettim bu ‘ahlakçıların’ ortak özelliği çok çabuk tahrik oluyorlar. Kadın kot giydi, kısa giydi, uzun giydi, bol giydi, tahrik oluyorlar. Sürekli bir tahrik olma hali var. Aslına bakacak olursak kadının ne giydiğinin pek bir önemi yok, kadın olmaları başlıca tahrik nedeni. Beyin sadece bu şekilde çalışıyor belli ki…Böyle kafa yapısına sahip olan beyinsizlerin; “inek koruma fedaisi”Hindulardan farkı nedir? Onlar sığır eti yiyor diye Müslümanları linç etme,bıçaklayıp öldürme hakkını kendilerinde görüyor. Bunlarda  kendi (İslâmî?) inanışlarına göre dekolte giyindi diye kadınları ezme,yumruklama, bıçaklama hakkını kendilerinde görüyor.İki grup da başkasının özgürlüğünün başladığı yerde kendi özgürlüklerinin bittiğini algılamıyor.Başkasının kamusal alanda dilediği gibi varolma hakkını, kendi varoluşuna bir tecavüz sayıyor ve bunu kestirmeden cezalandırma yetkisini kendinde vehmediyor.
Böylesi durumlarda,bizlerin hiçmi kabahati yoktur?.. Bu yaz tatilinde Ankara,ya uğradım..Metroda kızılaya gidiyorum..“Sizin babanız yaşındayım, utanmıyor musunuz ?” diye bir ses duyunca herkes gibi o yöne baktım.İki metre önümde orta yaşlı bir adam, önünde oturan üç genç kıza fırça atıyordu. Kızlardan biri özü dileyerek adama yer vermek istedi, adam gösterilen yere oturma yerine sesini daha da yükselterek gençlere fırça atmaya devam etti: “Oturmanıza dikkat etmiyorsunuz, ayak ayak  üstüne atılarak oturulmaz.Saygısızsınız. Şimdiki gençler hep böyle… Sizde değil size terbiye veren ailenizde kabahat…” deyince, o ana kadar herkes gibi tartışmayı sessizce izleyen ben, dayanamayıp patladım. “ Sana ne! Sen mi vereceksin onların terbiyesini” diye bağırdım. Adamın gençlere hakaretini dinleyen vagondakiler dolmuş olacaklar ki, “ Sana ne, yaptığın çok ayıp” diye adama yüklenmeye başladılar. Adam gösterilen tepki üzerine eveleyip gevelemeye başladı.İnsanların tepkisi üzerine gençlerden biri,“ Hiçbir şey yapmadığımız halde, bize hakaret ettin. Yaşına hürmeten sustuk, güvenliği çağırıp senden şikayetçi olacağız…” deyinçe,yüksek perdeden hakaret eden adam durakta,gitti bir anda ....
Hep düşünmüşümdür; Ahlaklı kişi ile ahlakçı kişi arasındaki fark son zamanlarda birbirine karıştırılır oldu.Çürüme ve bozulma ahlaksız kişiler yüzünden olmaz. Çürüme ve bozulma ahlakçı kişiler yüzünden olur.Ne demek istiyorum? Tarih boyunca katiller, hırsızlar,hainler olmuştur.İlk katil ilk Peygamber'in oğlu.Yazar Fatma Barbarosoğlu, “Çürümeyi hızlandıran süreç, kişinin bütün iyilikleri kendisi için pay edip başkalarının başına gelen belaya sevinmesi ile başlar.'' diyor..  Toplumları çürümeye götürende,kişilerin kendisini bir yana kendi dışındakileri öteki yana koymasıyla başlarmış.
Bu içinde yaşadığı ahlaksızlıktan kaynaklanan çürümüşlükten olmasın.
 
 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri