Erdoğan'a karşı Yobazlar...


Bu makale 2018-03-18 21:16:03 eklenmiş ve 918 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

11 insanın hayatlarını kaybettikleri uçak kazası üzerine yayınlanan ve büyük tepkiye neden olan iğrenç nefret mesajlarına bazı komu kuruluşları tepki gösterdi..Toplumu endişelendiren durum ise,sadece uçak kazası üzerine trollerin yayınladıkları rezil ve sefil yorumlardan ibaret değildi... Kendilerini herkesten fazla dine bağlı kişilermiş gibi gösterip, sözde fetva benzeri saçma sapan görüşleri açıklamaları ve bunlara karşı kendilerini laikçi olarak gören kesimlerin laf yetiştirmeleri de,çığırından çıkmış durumdaydı. "Asansörde halvet olmak" benzeri saçmaların yansımaları bitmemişken, son olarak bunlardan birinin "Tek eşi olan erkekliğini test ettirsin.Tek kadınla doyan erkek sapıktır"şeklinde seslendirdiği hezeyan da internette dolaşmıya başladı..
Allah ile küfrü,İslam ile hakareti, inanç ile iğrençliği yan yana getirenlerin yazdıklarını okudukça,paramparça olmuş bir cesede,kâğıda kaleme gelmez galiz küfürlerle saldıran kişilerin sapık olduklarını kabullenmemek, akla zarar verdiği gibi,sapığın önde gidenidir! Bir ölüye dahi böylesi bir şehvetle saldıran birinin,yarın canlı bir kadına kuytu bir köşede tecavüz etmesi ve onu katletmesi kuvvetle muhtemeldir.Ve bu aynı zamanda cinayettir!.. Çocuklarının acısıyla kavrulan aileleri bir kez daha öldürmektir.İnsanı, insanlığı öldürmektir.Bu suçların bir karşılığı olmalı...ve kendilerine insanlık,edep,adap ve ahlak bilgisi sil baştan anlatılmalı...İşin ilginç olan diğer bir yanı ise; Bazı yazarların, 11 kadın hakkında yapılan iğrenç yorumların faturasını bütün bir muhafazakâr kesime kesmeye çalışıyor olmasıdır...Neredeyse tamamı lafı döndürüp dolaştırıp, "Kendine dindar diyen,Müslüman diyen insanların insanlığı da bu kadar işte birader" demeye getiriyor...Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın merhum annesi Tenzile Erdoğan'a koro hâlinde yakası açılmamış küfürler edilirken sizin insanlığınız neredeydi?..  
Nurettin Yıldız denen kişi; gerek ‘Asansörde halvet’, gerekse kadınların dövülmesi konusunda medyaya yansıyan görüşleri,utanç veriçi...''Yatak ve yorgan şehveti gıdıklayan türde olmamalıdır.Yatakta her boş dakika şehvete kayar,yorganınız cinsel dürtüleri gıdıklayabilir...Bir kadınla erkek kapalı bir asansöre birlikte binmemelidir.Şeffaf asansör olursa sorun yok...Dövmek nedir deyince fıkıha bakacaksınız. Mesela bir erkeğe kadını dövebilirsin diyor.Sonra ne diyor Hadis-i Şerif’te? Yüzüne vurmayacaksın diyor, boyundan yukarısına vurmak yasak, göğüs kısmına vuramıyorsun, beline vuramıyorsun.Cetvelden uzun bir sopayla vuramıyorsun,elini yumruk yaparak vuramıyorsun,avucunun içiyle vuramıyorsun.İşkence yapma, acıtmak için değil deşarj olmak için vurdurtuyor Allah.''Erkeğin deşarj olması için kadının dövülebileceğini adeta ballandıra ballandıra anlatıyor ve bunun da İslam adına yapılması gerektiğini söylüyor.Kadın ve cinsellik üzerine saatlerce konuşuyor ama vaazlarının hemen hiçbirinde hak-hukuk,adalet, insan hakları,kadın ve çocuk hakları,insanların özgürlükleri konusunda tek cümlelik bile bir nasihatte bulunmuyor....Bu konuşmalara neresinden bakarsak bakalım, bunlar İslam açısından sorunlu ifadelerdir ve bu marazi yaklaşım,Müslümanların kanayan yarasıdır ve maalesef günümüz İslam dünyasında görsel bir dindarlık algısı hakim olduğunu gösteriyor.
Bu gelişmelere karşı,geçtiğimiz hafta Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Dünya Kadınlar Günü Programı’nda yaptığı konuşmada İslam’ın güncellenmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın,“Siz İslam’ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız” ifadeleri  Türkiye’deki din anlayışı konusunda ciddi bir tartışma başlattı ve Cumhurbaşkanı bir gün sonraki konuşmasında, bu ifadelerin dinin aslına yönelik olmadığını vurgulamak için “Dinde reform aramak haddimiz değil” diyerek sözlerine netlik kazandırdı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Nurettin Yıldız’a “Meczubun biri çıkıp kadınlara kocalarından dayak yedikleri için şükretmeleri gerektiğini söyleyebiliyor. Bunu diyanet adına yapabiliyor. Ne ara bu kadar sapık türedi” diye tepki göstermişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,Geçen gün Dünya Kadınlar Günü Programı'nda,din adına ortaya çıkarak kadınlar hakkında İslam'da yeri olmayan içtihatta bulunduklarını söylediği kişileri "marjinaller" olarak nitelendirerek, Son dönemde Nurettin Yıldız gibi ilahiyatçıların, kadınlara yönelik sözlerine sert tepki göstermiş ve çok sert eleştirdiği,kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti kınayan,bunun kültürümüzde bir yeri olmadığını söyleyip "İslam'ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar.Siz İslam'ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız. Bazılarının dikkat çekmek için kavramları eğip, bükerek söyledikleri sözlerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur..Beni birçok hocaefendi tefe koyacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın" değerlendirmesinin akabinde,''Kadınlar dayak yiyorlarsa şükretsinler" diyen Sosyal Doku Vakfı Başkanı ve İlahiyatçı Nurettin Yıldız bu kez dikkat çeken bir ziyaretle gündeme geldi.Yıldız'ı "Ehli Sünnet dışı" ilan Cübbeli Ahmet,İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım ve gazeteci Nevzat Çiçek,in ziyaret etmesi,sosyal medyada, Erdoğan'a karşı birleşiyorlar mı yorumlarının yapılmasının kapısını araladı..   
Timeturk yazarlarından olan hemşerimiz Nevzat Çiçek, 1977 yılında Adıyaman’ın Gerger ilçesinde dünyaya gelmiş..Kazakistan Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü, konservatuar ve kamu yönetimi bölümlerini yarıda bırakan Çiçek,üniversite eğitimine Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü’ nü bitirerek tamamlamıştır.Daha sonra Kanal D,Habertürk,TRT’ de görev almıştır.Nokta Dergisi’Bugün,Taraf,Sabah Gazetesi ve Özgün Duruş Gazetesi’nde genel yayın yönetmeni olarak çalışan Nevzat Çiçek, Suriye, Irak,Kazakistan,Sudan ve Pakistan ve gittiği birçok coğrafyada bulunan İslami cemaatler,tarikatlar ve medreseler hakkında incelemeler yapmış, Ayrıca Mısır, Kenya, Patani, Kenya, Somali, Tunus, Küba, Sudan, Bangladeş, Keşmir, Pakistan, İran, Irak, Kazakistan ve Suriye başta olmak üzere birçok yardım organizasyonunda önemli görevler alarak,organizasyonlara dair raporlar hazırlamış ve çok sayıda kurum ve kuruluşa da danışmanlık yapmasının son durağı,''Geçen günlerde hocalar biraraya geldi...Hem kendi aralarındaki sorunları konuştular hemde dargın olanlar barıştı..Herkes kendisine göre bundan sonra yapması gerekenleri masaya yatırdı..Neden bunlar yaşanıyor sorusuna cevap arandı..Ben de ortak istek üzerine moderatörlük yaptım'' açıklamasıdır....Beyefendi,sanki tartışma proğramı yönetiyor...Bende onların bir parçasıyım demekten utandığına(utanmadığına) göre...bari kendisine yakışanı yapsaydı..
Gazeteçi yazar Mehmet Ocaktan; ''Biliyorum, demokrasi ve özgürlük kelimelerini görünce bazıları fena halde tedirgin oluyorlar. Ama özgürlük ortamı olmadan derinlikli ilmi çalışmalar ve tartışmalar yapılamaz ki... Düşünün ki, Kur’an ve Sünnet ilmine vakıf bilim insanları daha ağızlarını açar açmaz ‘zındıklık’ ithamıyla karşı karşıya kalıyorlar. Maalesef, Cumhuriyet’in başından itibaren tamamen devletin kontrolü altında gelişen din anlayışı, farklı seslere ve yaklaşımlara kapalıdır. Böylesine kapalı devre işleyen bir dini yapıda ancak ‘Yatak-yorgancı’ zihniyete mensup hastalıklı din pazarlamacıları hayat bulabilir. Dolayısıyla, öncelikle bu hastalıklı zihniyetten kurtulmak gerekiyor.. Açıkça belirmek gerekiyor ki, asırlar içinde menkıbe ve hurafelere dayalı bilgilerle oluşan geleneksel İslam kültürüyle yüzleşmeden, sadece eski bilgileri tekrar ederek gidişattaki olumsuzluklara çözüm üretmek de, modern dünyaya İslam’ın mesajını iletmek de mümkün değildir.'' diyor..
Kısaca ;Dini-ahlaki alanda konuşan ilahiyatçı figürlerin seviyesizliklerine bakaçak olursak,İslam’ın izzetini, şerefini kirletmek için adeta ortalığa dökülmüş durumdalar.Bunun için,öncelikle,halihazırda İslam ülkelerindeki insan hakları ihlallerini ortadan kaldırmadan, kadınların, kızların ve çocukların haklarını koruma altına alan evrensel normlarda bir adalet sistemi inşa etmeden içine düştüğümüz bu bataklıktan kurtulamadığımız gibi,eğer insanlara dinin ruhuyla bağdaşmayan menkıbelerle örülü fanteziler dünyasını İslam diye sunmaya kalkarsanız,sadece Türkiye,yi değil, dünyayıda güldürürsünüz...  

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri