24 Haziran kimin için “İYİ”?


Bu makale 2018-05-13 14:06:18 eklenmiş ve 670 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

24 Haziran’da halkın önüne konulacak olan sandığın iki önemli ve yeni özelliği var. Birincisi, partilerin seçim öncesinde ittifak yapabilmeleridir. İkincisi de yasama ve yürütme organlarının ayrı seçilecek olmasıdır.Her iki özellik de belirleyici bir nitelik taşıyor.Partilerin alternatiflerini çoğaltıyor ve onlara geniş bir alan açıyor.İmkânları iyi değerlendirebilenlere avantajlar sağlıyor. AK Parti ve MHP, bu düzenin mimarları olarak,seçimlerin çok öncesinde oyunlarını kurarak,ortaklık oluşturup,Cumhurbaşkanı adayı olarak da Erdoğan’ın etrafında kenetlendiler.Buna karşılık muhalefet partileri ise,fikir jimnastiği düzeyinde kalarak,seçim tarihi netleşinceye kadar somut bir hamle yapmadılar ve ne zaman ki iktidar bloku seçim tarihini netleştirdi,muhalefet de kıpırdanmaya başlayıp,Meclis için güçlerini birleştirmeyi başarsalarda,Cumhurbaşkanlığı adayı için aynı beceriyi gösteremediler...
şimdiden tahmin etmek zor ama kesin olan bir şey var ki baraj sorunu olmadığı için çok sayıda partinin Meclis’te temsilinin yolu açılacaktır. Başkanlık sisteminde böyle bir kompozisyonun olması da demokrasi için isabetlidir.Daha çok görüşün, daha fazla siyasi fikrin temsil imkanı bulması, sözlerini yansıtabilme zeminine sahip olması şu anda herkesin şikayetçi olduğu toplumsal ve siyasal gerilimin telafisi için gereklidir. Cumhurbaşkanı’nın sahip olduğu geniş yetkiler de dikkate alındığında parlamentonun çok sesliliği sistemin sıhhati açısından destekleyici bir unsur olacaktır.
Yani bu durum; Cumhurbaşkanı adayının “devlet adamı” olmasının yanında “siyasetçi” vasfını da taşımasını gerektiriyor. Bir kimse iyi bir “akademisyen” olabilir.“Düşünür” kimliği ile toplumda saygı uyandırabilir. “Bürokrat” olarak yıllarını devlette tüketebilir. Lakin tüm bunlar, yeni sistemde onu cumhurbaşkanlığına çıkarmaya yetmez. Siyasetçi olmayan, arkasında siyasi bir geçmiş bulundurmayan birinin, halktan destek görmesi çok zor.Şöyle de diyebiliriz: Sadece kendi çekirdek seçmenini memnun edecek bir söylem ve programla seçimlere giren bir partinin Türkiye’de iktidar olma şansı yoktur. AK Parti’nin 2002 seçimlerindeki şaşırtıcı başarısı,bu gerçeği idrak etmesinin ve onun gereğini yerine getirmesinin bir sonucuydu.
Gelinen noktada ise,beş cumhurbaşkanı adayı var: Erdoğan,İnce, Demirtaş, Akşener,Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek.Bu adaylara bakıldığında;Ne Akşener’in ne de CHP’nin göstereceği bir adayın Erdoğan karşısında bir şansı olamaz. Dolayısıyla İYİ Parti, aslında en büyük “iyi”liği Erdoğan’a yaptı.Akşener sayesinde 24 Haziran Erdoğan için çok daha rahat geçecek.Çünkü;İktidarları ayakta tutan hep kendi doğruları değildir. Muhalefetin yanlışları da iktidarları hayatta tutar.Siyaset üretemeyen ve potansiyeli ile ihtirası arasındaki uçurumu göremeyen bir muhalefet, her zaman iktidarların en büyük yardımcısı olur.Erdoğan ise bu açıdan çok şanslı!..16 yıllık iktidarı sırasında AK Parti, güçlü bir iktidar olmasına rağmen, muhalefete göre her zaman daha liberal, özgürlükçü, statüko karşıtı bir dil kullandı ve 2002’den beri toplumsal tabanını genişlettiği görülüyor.Bugün AK Parti -üç aşağı beş yukarı- toplumun yarısının desteğini arkasında bulduğu gibi,16 yılı aşkın bir süredir ülkeyi yönetiyor ve yaptıkları yapacaklarını teminatıdır,kuralı gereği büyük avantaja sahip ve bugün Türkiye demokraside mükemmel olmasa da iyiyi tanımış bir ülke ve dünya pazarında diplomatik ve ekonomik itibarı yaşamış,toplumsal kalite ve seviyeyi tatmış bir ülke durumundadır..Erdoğan’ın avantaj ve dezavantajı da işte bu gerçekte saklıdır..
Kılıçdaroğlu ise,CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını,26 Nisan’da partisinin Meclis grubu toplantısında ve 30 Nisan’da da bir grup gazeteciye şöyle tarif etti:  “Başarı hikâyesi olacak.Herkesi kucaklayacak.Ekonomi bilecek. Polemikçi olmayacak…Seçilecek kişi, Türkiye’yi yönetecek. Ekonomide, eğitimde,dış politikada,demokraside,toplumsal barışta geldiğimiz nokta belli.Türkiye’nin 5 temel sorununu çözecek güçlü ve bilge bir iradeye ihtiyacımız var. Adayımızın illa CHP üyesi olma gibi bir belirlemeye ihtiyacımız yok. Bana göre partili cumhurbaşkanı olmamalı…” demişti.. Kampanyasını Hacı Bayram Camii ve Birinci Meclis’ten başlatması, diğer adayların demokratik haklarına sahip çıkması, mizahı kullanması, Kürt meselesini çözmekten,( Türkiye'de 40 yıldır bir çatışma ortamı olduğunu hatırlatarak "Bunu bir,samimiyetle İki, parlamentoda..Üç, yalan söylemeyerek,Dört, cesur adımlarla çözeceğiz" diyen,Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu’nun tarif ettiği adaya uyuyor mu?...Dershaneciliği ve 16 yıllık muhalefet milletvekilliği dışında bir başarı hikâyesi ...Bir yerde bir hizmeti....Belediyelerde,kamu görevinde bir idareciliği var mı? diye sorsalar,cevabının ne olaçağını doğrusu,herkes gibi bende merak ediyorum..Çünkü tek yeteneği ;CHP içinde onun kadar polemikçi ve onun gibi bir demagoji ustası daha bulmanın mümkün olmadığıdır..Ama, Kılıçdaroğlu,CHP adayının seçim kazanamayacağını anladı, “Gel bakalım Muharrem…Boyunun ölçüsünü al da gör..Artık milletvekili de olamazsın..” diye düşünerek,onu ekarte etmek istemişse ayrı mesele.   
Akşener,e gelinçe; Genel siyaset tarzını,gazetemizde yayınlanan yazıda anlatmaya çalışmıştım..Eklemem gereken; Akşener ve kurmayları, muhalefet blokunun HDP’yi taşıyamayacağı, HDP’den gelecek söylemlerin kendilerini zor durumda bırakacağını ileri sürüp,birlikteliğin karşısında durmaları ile,onlara göre iyice yıpranan ve bağımsız şahsiyeti tartışmalı hale gelen MHP’nin geniş devlet şeması içindeki veya kıyısındaki yerine talip olmak için bu kadar uğraştıklarıdır..Yani; “İyi” Parti, bir kandırmaca, tuzak, bir Truva Atı mı yoksa müstakbel parlamenter demokrasinin esas partilerinden biri olmaya mı aday?.. Bu partiyle ilgili temel soru hâlihazırda bu.
HDP,yi geleçek yazıya bıkarak,yazımızı Erdoğan,nın"Seçim kampanyasında CHP'nin başındaki zata mı yoksa öne sürdüğü garibana mı bakacağız? Onu bilemiyoruz. Ortada bir aslı bir de kuklası var. Hacivat Karagöz oyunlarındaki gibi. Şimdi biz sopanın ucundaki figürle mi uğraşacağız. Sopayı tutanla mı uğraşacağız?” belirlemesiyle bitirelim...
 

 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri