e-sgk hizlipro Ataköy Escort şirinevler escort tiro escort bayan güvenli bahis güvenilir bahis araba oyunları hd filmler izle bodrum escort bodrum escort bayan

HDP neden dışarıda bırakıldı?


Bu makale 2018-05-27 20:33:04 eklenmiş ve 868 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

Tüm partilerin,HDP’yi cumhurbaşkanlığı için oluşturulan birlikteliklerinde dışarıda bıraktıkları doğru,ancak bu tavırlar dışlanma olmayıp“siyasal mesafe”dir.Dışlanmış olsaydı seçimlere girişi topyekûn yasaklanırdı. Meclisteki varlığı tamamen bitirilirdi. Bugün üyeleri, yöneticileri, vekilleri, belediye başkanları tutuklu itirazı yapılıyorsa,o zaman güvenlik bürokrasisinin karşımıza çıkarttığı şu sorgulamanın muhasebesini hep birlikte yapalım..Yani ;Kendisini Kürtlerin iradesi olarak lanse eden bir siyasi hareket,Türkiye siyasetinin merkezî işbirliklerinde yer bulamıyorsa, bunun nedenlerini merkezî kodlarda değil,Kürt siyasi hareketinin davranış kodlarında aranmalıdır...
HDP,nin; "PKK'yı temsil de etmiyoruz,siyasi kanadı da değiliz.." demesi, gerçeklerin üstünü örtemez..Örneğin,PKK'ya yakın Almanya'daki Mezopotamya Yayınevi'nin çıkardığı kitapta, partinin üst düzey yöneticileriyle Abdullah Öcalan arasındaki şu diyaloga yer verilmiş: Öcalan "Kim belirledi bu adayları?" diye soruyor. HDP'li İdris Baluken de durumu kurtarmak için "Seçim komisyonunun çalışmalarıyla belirlendi" karşılığını veriyor.Öcalan ısrarla "Kimdir bu seçim komisyonu? Kandil tarafından mı belirlendi, yoksa siz mi belirlediniz?" sorusuna cevap arıyor. Bunun üzerine görüşme heyetinde yer alan HDP'li Sırrı Süreyya Önder de "Kandil belirledi" itirafında bulunuyor.Aldığı cevaba inanamayan Öcalan "Tamamıyla mı onlar belirledi? Parti meclisinde belirlenmedi mi bu komisyon?" sorusu ile HDP'lileri köşeye sıkıştırıyor. İkinci itiraf da Pervin Buldan'dan "Hayır, Parti Meclisi'nde ya da MYK'da belirlenmedi" sözleriyle geliyor.Toplantı Öcalan'ın "Sizde hiç mi onur yok" yakınışıyla bitiyor.Yani HDP,şiddetle arasına mesafe koyup,çözüm sürecinin bozulmasına yüksek perdeden itiraz edemediği gibi,şiddeti Türkiye’nin gündeminden çıkartacak vaatler manzumesi oluşturup,bir barış manifestosu hazırlayıp, şiddet özeleştirisi veremediyse,yukardaki konuşmalar bunların nedenini açıklamış olmuyormu?..Kısaca,HDP’nin dışarıda bırakılması ile Kürtler dışlanmıyor; sadece şiddet ve şiddeti üreten siyasal kültür izole ediliyor.
Ne yazık ki buna rağmen,HDP bir Türkiye partisi, kendisinin Kürt ve Kürdistan partisi olmadığını söylüyor.Türkiye halklarının partisi kabul ediyor,ya da kendini öyle tanımlıyor.Böyle olduğu zaman da,Türkiye’de tek başına ya da paylaşımla iktidar olmak için mücadele ve çalışma yürütüyor demektir.Böyle olunçada,Kürt ve Kürdistan Davasını açıkça savunan kişiler, çevreler, kurumlar, siyasi partiler arasında gerçekleşecek bir ittifaktı oluşturmak mümkün olabilirmi?..Bana göre hayır..Yapılan araştırmalara göre; 7 Kürt partisinin((HAK-PAR, PAK, PDK-BAKUR, TKDP, PSK, Azadi Hareketi, ÖSP) onayıyla yapılan birlik toplantısında alınan karar ; HDP ve HÜDA-PAR şemsiyesi altında seçime katılınmayacağı açıkça ifade edildi. Çünkü; Onlara göre,''bir partinin Kürtlerden ağırlıkla oy alması da onu Kürdistan partisi yapmaz. Eğer böyle olursa bugüne dek Kürtlerden oy alan Türk partilerinin hepsi de Kürdistan partisi olurdu. Oysa Türk partileri hiçbir zaman böyle saçma bir görüşü ileri sürmemişlerdir.Bir partiyi Kürdistan partisi yapacak argüman, partinin kendisini Kürdistan partisi olarak tanımlaması..olmazsa olmaz” şarttır ve bu partilerin hiç biri seçimlere katılma hakkına sahip değiller.Bu bağlamda HDP ile ittifak etmelerinden söz edilemez.Bu durumda 5 Partinin HDP ilişkisini, siyaset bilimi, sosyolojik anlamda “ittifak”, güç birliği gibi kavramlarla tanımlamak olanaklı değil. Sadece 5 Partinin HDP’ye eklemlenmesi, iltihakı olarak tanımlanabilir.
Sonuç olarak; RAWEST,yeni kurulan ve merkezi Diyarbakır’da bulunan bir araştırma kuruluşu. Diyarbakır’da seçimler sürecinin başlamasıyla birlikte,RAWEST’in yapmış olduğu araştırmada “ilginç” olarak nitelenebilecek bir netice ortaya çıktı; Bugüne kadarki araştırmalarda “Bölgenin en önemli sorunu nedir?” sorusuna genellikle “Kürt sorunu” cevabı verilirken,bu araştırmada katılımcıların % 57’si, bölgenin en önemli sorununun “işsizlik” olduğunu belirtmiş. Kürt meselesini en önemli sorun olarak kodlayanların oranı ise % 21 olmuş.1 Kasım 2015’de yapılan genel seçimlerde, araştırma yapılan 13 ilde AK Parti % 38, HDP ise % 55 oy almıştı. RAWEST’in verilerine göre,AKP,1 Kasım’daki seviyesini (% 39)  koruyor.HDP’de ise % 8’lik bir düşüş eğilimi var..Neden derseniz,çünkü; PKK’nin hendek, barikat ve şehir savaşı stratejisi bu dalgayı tersine çevirerek,HDP ile seçmeni arasında bir mesafe oluşturmuştu.Görünen o ki, bu mesafe varlığını koruyor ve HDP, yetkililerinin de ifade ettiği üzere,''HDP'' barajın sınırlarında dolaşıyor. Benim yapmaya çalıştığım ise,araştırmalarımın bir değerlendirilmesi.. ''Görünen köy kılavuz istemez''derler..Hep birlikte göreçeğiz...
 

 
 
 
 

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri