e-sgk hizlipro Ataköy Escort şirinevler escort tiro escort bayan güvenli bahis güvenilir bahis araba oyunları hd filmler izle bodrum escort bodrum escort bayan

Erdoğan “Nazi artığı” dediği Almanya ve Hollanda ile neden yakınlaşıyor?


Bu makale 2018-10-02 19:06:35 eklenmiş ve 788 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

Hollanda ve Almanya'nın Türk hükümet üyelerine siyasi propaganda izni vermemesi ile başlayan gerilim,Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın her iki ülkeyi de"Nazi artığı ve faşistlikle"suçlayan açıklamaları üzerine krize dönüşmüştü. Yaklaşık bir yıldır devam eden sıkıntılı diplomatik süreç, geçen haftadan itibaren iyileşme yolunda önemli bir ivme kazanarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 28 Eylül Cuma günü Berlin'e yaptığı ziyaret ile,iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası oldu ve Mart 2017'den bu yana kriz içinde bulunan Türkiye - Hollanda ilişkileri de,Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli'ninde,resmen göreve başlaması ile yumuşama eğilimine girdi..Bu konuda,Leiden Üniversitesi Türkoloji bölümü öğretim üyesi Petra de Bruijn'a göre,''Türkiye ile Almanya ve Hollanda arasındaki soğukluk uzun süre devam edemezdi.Çünkü, tarafların birbirleriyle çok güçlü karşılıklı çıkarları var.Uluslararası politikanın işleyişi bu şekilde.Zaman geçti ve sorun unutuldu.İki taraf da gururundan ödün vermeden ilişkilerini geliştirebilir" demişti.
De Bruijn'in işaret ettiği "güçlü çıkarlar" özellikle ekonomik alanda ön plana çıkıyor.Hem Almanya hem de Hollanda ile yaşanan kriz,bu ülkelerle var olan güçlü ticari ilişkileri gölgeleyemedi.Almanya ile Türkiye arasında 2017'deki ticaret hacmi 37 milyar euro. Bunun yanısıra, Almanya'da yaşayan 3,5 milyon Türkiye kökenli göçmen, bu ülke nüfusunun yüzde 4'ünü oluşturuyor.Hollanda ise,Türkiye'de ikinci sıradaki girişimci ülke olan İngiltere'nin iki katı yatırım oranına sahip.Ticaret hacmi,20 milyar Euro'nun üzerinde.Almanya ile ilişkimizi normalleştiren sebeplere ABD,yide kataçak olursak; Almanya'da 35 bin Amerikan askeri bulunuyor.Ayrıca ABD ordusunun Avrupa'daki komuta merkezi EUCOM da burada yer alıyor. Dahası,ABD'nin Ortadoğu ve Afrika'daki drone'larının talimatlarını bölgeye geçen Ramstein askeri üssü de Almanya'da.Yani Hitler'i bitiren güç,Almanya üzerindeki hegemonisini pek çok açıdan sürdürüyor.İlki Trump'ın 'ticaret savaşları'ndan iki ülkenin de ortak rahatsızlığı ve birlikte mücadele kararı. İkincisi,1.2 milyon mülteciyle Avrupa'da en çok sığınmacı kabul eden Almanya'nın yeni bir dalgayı kaldıramayacak olması ve İdlib'in gösterdiği üzere Türkiye'nin Suriye'deki inisiyatifine muhtaç olmaları. Üçüncüsü ise Rusya'dan enerji alan ve Kuzey Akım-2'de yer alan Almanya'ya ABD'nin artan baskısı.Hem NATO hem BM Zirvesi'nde Trump'ın Almanya'yı bu sebepten ötürü âdeta azarlayan sözlerini hatırlamak,benzer pozisyonda bulunan Türkiye ile yakınlaşmayı beraberinde getirdi.
Almanya’nın muhalif politikacıları, Almanya’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onuruna verilen devlet yemeğine katılmayacaklarını açıkladılar.“Protesto edeceğiz” dediler.Bir tek Cem Özdemir hariç...Şöyle bir açıklama yaptı Cem Özdemir: “Ben protesto etmeyeceğim.Gideceğim o yemeğe.Erdoğan orada beni görecek.Bana tahammül etmek zorunda kalacak”diye açıklama yaptı.. Ne olacak?..Şöyle bir şey oldu: Bütün konuklar gibi Cem Özdemir de geldi Erdoğan’ın huzuruna...Başını hafifçe eğerek elini uzattı.Ardından bir şeyler söyledi. 20 saniyelik bu süreç içinde Erdoğan, bunun yüzüne bile bakmadı ve hiç tınmadı. En sonunda...Cem Özdemircik, çok acıklı bir edayla ezik bir şekilde uzayıp gitmek zorunda kaldı.
Basın toplantısında ise,Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Binlerce PKK terör örgütü mensubu Almanya'da bulunuyor.FETÖ'ye (Fethullahçı Terör Örgütü) gelince yine,yüzlerce mensubu buralarda bulunuyor. Burada gerek istihbarat teşkilatımızın gerek Alman istihbaratının müşterek çalışmalarıyla,birbirimize olan özgüvenle,nerede kimi yakalıyorsak, teslim etmemiz işimizi kolaylaştıracaktır.PKK'yı terör örgütü kabul eden bir Almanya'nın bunu yapmaktan daha kolay bir şeyi olamaz" dedi..Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'ya yaptığı üç günlük devlet ziyaretini bugün(29 Eylül) tamamladı.Erdoğan, Türkiye'ye dönmeden önce Almanya'daki temasları kapsamında son olarak Köln'de inşa edilen caminin resmi açılış törenine katıldı.Erdoğan,açılış töreninde yaptığı konuşmada Almanya'yı eleştirerek; "Maalesef stratejik ortaklarımız hala bize delil diyor.Türk yargısı bunlarla ilgili karar verdi. Sizin kararlarınız geçerli,bizimki geçerli değil.Hangi delili arıyorsunuz? Bu nasıl bir anlayıştır? Ülkemizi kana bulayan katillerin burada ellerini kollarını sallayarak gezmelerine müsaade edilmemeli" dedi.
Almanya Başbakanı Angela Merkel ise,Fethullah Gülen Yapılanması'nı "FETÖ organizasyonu”diye tanımlayarak,''terör örgütü" olarak tanımlayacak noktada henüz olmadıklarını belirterek, bunun için daha fazla bilgi ve kanıya ihtiyaç duyduklarını söyledi..

Yeri gelmişken medyasını vurgularsak,Alman demokrasisinin "dördüncü gücü" falan değil;birinci gücü desek abartı olmaz. Politikacıların manşetlerden korka korka karar aldığı bu ülkede, Cumhurbaşkanı Steinmeier ve Şansölye Merkel'in, Erdoğan'ı "devlet ziyareti"ne davet edip en üst düzeyde ağırlaması önemli bir meydan okumaydı. Medya çıldırmış gibiydi. Erdoğan'a "Hoş gelmedin" manşetleri, Hitler ile özdeşlik kuran sözler, Alman devlet medyasından Erdoğan'a gelen Can Dündar ve Enver Altaylı soruları, ekranlarda sadece PKK yanlılarına yer verilmesi bu kudurmuş öfkenin göstergeleriydi.Almanya'nın eleştirdiği hiçbir politikasından taviz vermeden davet edilen Erdoğan ise bunun keyfini sürdü ve sanırım kişisel tarihinin de en "cool", en soğukkanlı tavırlarından birini sergiledi. Can Dündar sorusuna sakince yanıt verdi, Cem Özdemir'in kendince yapmaya çalıştığı eleştirilere sabit bir yüzle karşılık verip sonraki misafirin elini sıktı. Devlet adamlığı nasıl olurmuş, bir kez daha gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya ziyareti,açılışını yaptığı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'ne (DİTİB) ait Merkez Caminin açılışıyla bitti..Avrupa'nın en büyük camileri arasında yer alıyor.Eski bir fabrika deposunun yerine inşa edilen caminin temeli 2009 yılında atıldı ve 2010 yılında kaba inşaatı tamamlandı. 2012'den bu yana ibadete olan açık cami,uzun bir yenilenme geçirdi ve resmi açılışı,Cumartesi günü,Erdoğan tarafından gerçekleştirildi. Camide,aynı anda 1200'den fazla kişi ibadet edebiliyor.DİTİB,Alman yasalarına göre kurulmuş bir vakıf olmasına karşın görevlileri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından atanıyor ve Türkiye'de devlet memuru kadrosundan istihdam ediliyor.
Kaynak; BBC Türkçe-DUVAR Gazetesi ve Alman basını..

Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri