vibratör
vibratör
izmir sex shop
izmir sex shop
sex shop
saç bakım
jartiyer takımı
sex shop
işitme cihazı
e-sgk hizlipro Ataköy Escort şirinevler escort tiro escort bayan güvenli bahis güvenilir bahis araba oyunları hd filmler izle bodrum escort bodrum escort bayan

İslâmcı Siyaset ve Deizm Konusu...


Bu makale 2018-11-22 19:41:28 eklenmiş ve 830 kez görüntülenmiştir.
İbrahim Korkmaz

Deizm’in tarihçesini araştıraçak olursak,Dante ile Boccaccio’nun eserlerini verdiği, “hümanist” düşünce tarzının temellerinin atıldığı, Rönesans’ın hazırlandığı on üçüncü yüzyılda, Batı dünyası, doğayla ve varlıkla yeni bir biçimde ilgilenmesiyle başlar..Bu ilgilenmede İbn Sina gibi Müslüman âlimlerin de payı vardı.Örneğin; Copernicus,ölümünden bir yıl önce,merkezde dünyanın değil,güneşin bulunduğunu ileri sürdüğü kitabını yayımladı.Tycho Brahe güneşin tutulacağı günü önceden bildirdi. Demek bilim de kendine özgü “mucize”ler yaratabiliyordu! Bilimin yolu açılmıştı; buluşlar birbirini izledi.Batı felsefesinin Ortaçağ skolastisizmi sonrası özgürleşme sürecinin erken kurucularından Hobbes Tanrı’nın evreni yarattığını ve kurallarını,yasalarını koyduğunu söyler.Bir kere koyduktan sonra kendisinin de bunları değiştiremeyeceğini ekler.Bu görüş,Avrupa’da,17.yüzyılın başlarında doğa bilimleriyle uğraşan çevrelerde büyük ölçüde benimsenmiş ve böylece Deizm’in yolu açılmıştır...  
Deizm evrenin bir yaratıcısı olduğunu varsayar.Ancak Yaradan,yaratmış ve olduğu gibi bırakmıştır; işleyişine karışmaz,biz insanların ne yaptığımızla da ilgisi yoktur.Böyle bir “yaratıcı” İslâmiyet”in, Kuran-ı Kerim’in bize anlattığı Allah’a hiçbir şekilde uymaz,benzemez.İslâm’ın Allah’ı,Ortadoğu kökenli tektanrıcı dinlerin hepsinde olduğu gibi,yaratılan evrenle ve insanlarla her an ilgilidir.Her şeyi bilir.Allah’ı böyle tanıyan bir Diyanet İşleri mensubunun – ya da herhangi bir Müslüman’ın– Deizm düşüncesine yakınlık duymayacağı bellidir.Ama Deizm’i reddetmek başka,Deizm’in bir “sapıklık” olduğunu söylemek başka.İşin içine “Sapıklık” gibi kelimeler kattığınızda,değer yargısı vermeye başlıyorsunuz.“Deizm’e inanan da ‘sapık’tır” demiş, en azından bunu ima etmiş oluyorsunuz.O zaman bu bir “entelektüel” diyalog,tartışma,alışveriş v.b.olmaktan çıkıyor,başka bir şeye dönüşerek bu,“benim inancım dışında bir şeye inanmak sapıklıktır” demenin başka türlüsü demek olmaz mı?...Örneğin,Hıristiyan inancı da İslâm’a uymaz; ne İslâm’a ne de Deizm’e.O da bir sapıklık mıdır?
Ya da isterseniz Deist olduğu bilinen Deistler’e bakalım. Sanırım bunların en başında değilse de ön sıralarında Voltaire gelir. Deizm bir “sapıklık” olduğuna göre,dünyanın en ünlü düşünürlerinden biri,kendi yaşadığı yüzyılın belki bir numaralı aydını olan Voltaire’in bir “sapık” olduğunu düşünmüş müydünüz?...Herhalde düşünmemiştiniz.O Newton ki “uzay fiziği” ortaya çıkana kadar bütün dünya fizik hakkında bilmesi gereken her şeyi Newton’un kurduğu formüllerle öğrendi. Deizm’in sapıklık olduğunu bildiren Diyanet İşleri Başkanı herhalde okullu olduğu zamanlarda fizik dersi de görmüş olmalıdır.Yerçekimi ya da kütleçekimi, hız, ivme v.b. ile ilgili formülleri öğrenmiş,bunlarla “problemler” çözmüş de olabilir.Peki o zamanda Newton bir Deist’ti,“sapık” mıydı?..
Jean-Jacques Rosseau durmadan düşünen ve durmadan fikir değiştiren bir adamdı.Bu arayışlarında zaman zaman Deizm’de durmuştur.Demek ki o sıralarda “Sapık” oluyordu, sonra gene Katolik ya da Protestan, bildik bir dine dönünce normalleşiyordu – ama, dur bakalım, bir Hıristiyan inancına dönünce “normal”leşir mi, yoksa sapıklığın bir biçiminden bir başka biçimine mi geçer? Bunu, fetvayı veren Diyanet işleri Başkanı’na sorup iyice öğrenmeliyiz.Örneğin Benjamin Franklin’in böyle “normale dönüş” zamanları da olmuyordu.Sürekli Deist, yani,sürekli sapıktı.Onu da,bütün dünya ve biz, çok akıllı bir adam diye bellemiştik; Paratoner falan,hiç önemi yok meğer sapıkmış..Tom Paine deistti ama onun “hayırsız” bir adam olduğu zaten her halinden belliydi.Amerika’nın Thomes Jefferson’unda akıllı adam olduğunu söyleyenler var ama bize ne? Bir kere Deist,yani “sapık”!
Dünya düşünce tarihinde böyle adam çok.Çok da, bize ne?...Biz Diyanet İşleri’ne bakarız, onu dinleriz.Diyanet İşleri Başkanı,Deist olanın Peygamber’e inanmayacağını söylüyerek, Deizm’in bir “sapıklık” olduğunu ilân etmiş. Bununla kalmamış, kendisi bunu böylece ilân ettiğine göre artık bu sorunun ülkede bir sorun olmaktan çıktığını da eklemiş.“Sapık” olmanın bir ölçütü de bu.Saydığım şu adamlar,Deist olmasalar da,Hazreti Muhammed’in Peygamber olduğu inancıyla yaşamayacaklardı – demek çok fark etmiyor.Öte yandan bunların sonuç olarak biçimsel şeyler olduğunu söyleyen ve İslâm’ın manevi derinliklerine dikkat çekmek isteyenler olmuştur ve hâlâ vardır.Bu çağda,kendi zihnindeki Allah anlayışını bağdaştıramayan insanlar olması da son derece doğal bir olgudur.Ama böyle bir fetvaya itiraz etmek için Deist olmaya da gerek yoktur.Ben;Tartışılan konu ne olursa olsun,tartışmanın kendisinin sağlıklı olduğunu düşünürüm.İslâmcı bir partinin epey bir yıldır iktidarda olması Türkiye’de İslâmî düşüncenin konumunda da bazı değişiklikler yarattı. Bunların şimdiye kadar pek geçerli olmayan, tartışma konuları olduğunu da söyleyebiliriz.Bunlar yalnız inananları değil, inanmayanları da ilgilendiren konular ve inananlarla inanmayanların birbirlerine düşman olmadan tartışmaları da mümkün olmalı.Bunun yolu, “Deizm sapıklıktır” türünden tavır almalarla açılmaz elbette.
Türkiye toplumunda en köklü ve en yaygın ideoloji (en genel anlamında, bütün “zihnî formasyonlar” anlamında kullanıyorum) dindir.Osmanlı tarihi boyunca başka bir “fikriyat” oluşmadı.Bu çok şaşırtıcı değil; ama Cumhuriyet tarihi boyunca da durum pek değişmedi. Belki bir şeyler “oluştu” ama “olgunlaşmadı”. Yeni devlet, “yeni sadakatlar”ı yerine yerleştirmekle meşguldü: “padişah” yok “reisicumhur” var, “ümmet” yok “millet” var v.b. “En hakiki mürşit ilimdir, fendir.” Yani, örtük anlam, “din değildir.”  İyi, ancak düşünce, A yerine B karşısında “hazırol”a geçmekle değişmez.Değişmesi gereken “hazırola geçme”alışkanlığıdır.Bilimsel düşünce “eleştirel düşünce”dir. Ama Cumhuriyet düşünceyi eleştirelleştirmekten çok kendi dogmalarını egemen kılmakla uğraştı.En önemlisi, bütün “laiklik” vurgusuna rağmen, seküler bir ahlâk (etik) yaratamadı. Bu durumda insanlar (devletin izin verdiği alanlarda) sorunlarını İslâm’dan aldıkları nosyonlar içinde anlamaya ve çözmeye devam ettiler.Dolayısıyla Türkiye’nin bu Cumhuriyet döneminde dinin rolü paradokslarla dolu olmasına rağmen, hâlâ egemendir; ama aynı zamanda da itilip kakılmıştır.
Türkiye AKP’nin tek başına iktidar olduğu 2002’den beri bu ikinci önermenin yörüngesine girdi.Bu süreçte İslâm muhalefetten iktidara geçmiş oldu.Ama kötü giden her şey düzelmedi.AKP’nin iktidar süresinin başlarında görece iyi giden işler,örneğin ekonomi,ikinci döneme geçildiğinde bozulmaya yüz tuttu. Bu süreç, ilerledikçe,Şerif Mardin’in “Volk İslâm” dediği karışımı yaratmıştır.Dini “zühd” olarak kavrayanlarla tasavvuf ehli arasındaki gerilim İslâm tarihinin bütün aşamalarında hissedilmiştir.Bu gerilim Türkiye’nin Osmanlı geçmişinde de hep varolmuştur.Cumhuriyet döneminde dergâhlar,tekkeler kapatılınca,yarı gizli olarak çalışmaya devam eden pirler,şeyhler v.b. de öncelikle ibadete,kurallara yönelmiş,düşünceyi ve kültürü derinleştirmekten uzak durmuşlardır.Bunda, Cumhuriyet’in (ya da onu kapsayacak şekilde bütün Batılılaşma hareketinin) şöyle bir payı olmuştur: ülkenin her anlamda selâmete çıkmasının yolunun Batılı gibi düşünmeyi öğrenmekten geçtiği kabul edilince (tabii, son derece heterojen olan Batı düşüncesi”nin neresini kabul edeceğimiz belli olmaksızın) dinî düşünce marjinalize olmuş/edilmiştir.  
Böyle sorunlar, bugünün ortamında, siyaset kavgasının yarattığı sisli ortamda açık seçik görülemiyor. Ama ortalığın durulacağı bir zaman da herhalde gelecek.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Döviz Kurları
Gazete Gölbaşı - Gölbaşı Haber Ajansı
Basın ve Yayın Haber Siteleri
© Copyright 2013 Gazete Gölbaşı. Tüm hakları saklıdır. Bu site GAP Gazeteciler Birliği ve KOMMANGENE Gazeteciler Cemiyeti Üyesidir.
Gölbaşı Siyaset
Gölbaşı'nda Siyaset
İsi Mutlu
AK Parti Mitingi
Belediye, Kaymakamlık, Valilik Bültenleri
Gölbaşı Spor
Muay Thai
Gölbaşıspor
Gölbaşı Eğitim
Çanakkale Zaferi
E-sgk
Gölbaşı Sağlık
Gölbaşı Asayiş
Milli Sporcu
Gölbaşı Vefat
Asayiş
Gölbaşı Devlet Hastanesi
Gölbaşı Asayiş Bültenleri

seks shop   sex shop   sex toys   erotik seks shop   gay sex shop   gay sex shop   strapon nedir   kızılay sex shop   vibratör   izmir sex shop   antalya sex shop   ankara sex shop   istanbul sex shop   istanbul sex shop   seks shop   sex shop   sex shop   sex shop   seks shop istanbul   sex shop   iç giyim   saç bakım   işitme cihazı   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otelleri   sinop otel fiyatları   sinop otel tavsiye   فرمتجر الجنس   فروشگاه جنسی   فروشگاه جنسی   هزاز   вибратор   секс-шоп   متجر الجنس اسطنبول